Abur Cubur ile Beslenmek Depresyon Riskini Arttırıyor

Abur Cubur ile Beslenmek Depresyon Riskini Arttırıyor

Depresyona girdiğimiz için mi abur cubur yeriz, yoksa abur cubur yediğimiz için mi depresyona gireriz? Hepimiz için cevap farklı olsa da hızlı ve yoğun çalışma temposu, kısıtlı zaman ve işlere yetişme kaygısı bizi hazır ve kolay ulaşılabilir gıdalar tüketmeye teşvik eder. Hayatı yakalamaya çalışırken sağlıklı besinlerden verdiğimiz tavizler ruhsal durumumuzu nasıl etkiler?

Yemek yediğimizde sadece besin tüketmiş olmayız, aynı zamanda bağışıklık sistemimizi geçici bir inflamasyon yanıtı üretmek için tetikleriz. İnflamasyon, vücudun  strese karşı korunmasını sağlayan, enfeksiyona ve hasarlara verdiği doğal bir yanıttır. Bu da her yeme eyleminin, bağışıklık sistemi üzerinde bir dereceye kadar fizyolojik stres kazandırdığı anlamına gelir. Böylece gün boyunca yediğimiz aperatifler, vücudumuzu sıklıkla daimi bir inflamasyon durumu içinde tutabilir. Oluşan daimi inflamasyon ise, vücudumuzu devamlı uyararak ve inflamasyon belirteçleri sitokinler adı verilen kimyasal moleküllerin sürekli salınmasına neden olur.

İnflamasyon Nedir?

Bildiğimiz anlamda inflamasyon bağışıklık sistemimiz tarafından geliştirilen kısa süreli koruyucu hücum durumu anlamına geliyorken  “postprandial inflamasyon” olarak bilinen yemek sonrası oluşan inflamasyon, modern yaşam tarzlarımızla daha da şiddetlenir. Bu durumun gelişmesine kalorice yoğun yemekler, sık yeme alışkanlığı, aşırı fruktoz ve yağlı yiyeceklerin -özellikle doymuş yağ- neden olduğu bilinmektedir.

Peki, konu inflamasyon ve depresyon ilişkisine geldiğinde durum nasıl gelişiyor? Depresyondaki bireyler, depresyonda olmayan bireylerle karşılaştırıldığında inflamasyonu teşvik eden bu sitokin düzeylerinin artmış olduğu görüldü. Bu çok önemli bir gelişme. Bununla birlikte Manchester Metropolitan Üniversitesi’nden araştırmacılar bu ilişkiye açıklık getiriyor.

Abur Cubur Tüketmek Beyin Sağlığı İçin İyi Olmayabilir

Araştırmacılara göre abur cubur dediğimiz fast food, börek çörek ve işlenmiş etlerden oluşan beslenme tarzı depresyon riskinizi artırıyor. Manchester Metropolitan Üniversitesi Biyolojik Bilimler Araştırma Merkezi’nde yayınlanan bir makale kolesterol, doymuş yağlar ve karbonhidratlar gibi inflamasyonu teşvik ettiği bilinen yiyecekler içeren bir beslenme şeklinin, depresyon gelişimini % 40’a çıkarttığı ortaya koyuyor.

Araştırmacılar, depresyon ve inflamasyon tetikleyici beslenme arasındaki bağlantıya odaklanan mevcut 11 çalışmadan elde edilen verileri analiz etti. Bunlar arasında ABD, Avustralya, Avrupa ve Orta Doğu bölgelerini kapsayan, çeşitli yaş (16-72 yaş), cinsiyet ve etnik kökenlerden oluşan 100.000’den fazla katılımcı yer aldı. Tüm çalışmalar, katılımcılardaki depresyon ve ya depresif belirtiler  (özgözlem, tıbbi tanı ve / veya antidepresan kullanımı üzerinden) varlığında beslenme tarzlarının içeriği ile ilgili detaylı bir ankette kaydedildi. Her katılımcı besinsel inflamasyon indeksine göre skorlandı.

Abur Cubur Yiyecekler Baş Düşmanınız Olabilir

Çalışmanın bir kısmında veriler hemen değerlendirilirken diğer kısmında katılımcılar 13 yıla kadar izlendi. Sonunda tüm çalışmalar, inflamasyona yol açan besinlerle beslenen katılımcıların ortalama depresyon veya depresif belirtilere sahip olma olasılıklarının 1,4 kat daha fazla olduğunu gösterdi. Sonuçlar yaş veya cinsiyet gözetmeksizin  hem kısa hem de uzun takip dönemlerinde de tutarlıydı. Araştırmacılar böylece enfeksiyonu teşvik ettiği bilinen abur cubur yiyecekler ve artan depresyon riski arasındaki bağlantıyı doğruladılar. Depresyon belirtileriyle savaşmak için Akdeniz diyetine geçmesi gerektiğini bildirdiler.

Manchester Metropolitan Üniversitesi Biyolojik Bilimler Araştırma Merkezi’nden Dr. Steven Bradburn şunları ekliyor: “Bu sonuçlar depresyon ve temelinde inflamasyon yapıcı bileşeni olan Alzheimer hastalığı gibi hastalıkların tedavisi için muazzam klinik potansiyele sahip. Yediklerimizi değiştirmek, genellikle yan etkileri olan farmakolojik tedavilere daha ucuz bir seçenek olabilir. Bu çalışma, depresyon belirtilerinde yararlı iyileşmeler gösteren beslenme girişimlerine yönelik ilk klinik araştırma olup aynı alandaki son gelişmeler üzerine kurulmuştur. Ancak, bulgularımız nedensellikten ziyade bir ilişki temelini vurguluyor. İnflamasyon ile ilişkili olarak depresyon tedavisinde beslenme düzenleyici modellerin etkinliğini doğrulamak için daha fazla çalışmaya ihtiyaç var.”

Buradan yola çıkarak inflamasyonu önleyen lif, vitamin (özellikle A, C, D) ve doymamış yağ içeren besinlerle beslenmek depresyon tedavisi olarak uygulanabilir. Özellikle zeytinyağı, domates, yeşil sebzeler ve yağlı balıklardan oluşan Akdeniz tarzı beslenme depresif belirtilerin azalmasına yardımcı olabilir.

Akdeniz mutfağından zengin ülkemizde işimiz nispeten daha kolaylaşmış gözüküyor.

Hazırlayan: İzel Cemre Akşahin

Kaynaklar

https://neurosciencenews.com/junk-food-depression-10365/
https://neurosciencenews.com/snacking-inflammation-10372/
https://www.clinicalnutritionjournal.com/article/S0261-5614(18)32540-8/pdf


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.