Adrenalin Hormonu Nedir, Hangi Görevleri Vardır?

Adrenalin Hormonu Nedir, Hangi Görevleri Vardır

Adrenalin beyin ve vücutta görev yapan çok önemli bir hormon ve nörotransmitterdir. Bazı kaynaklarda ismi epinefrin olarak da geçer. Adrenalin vücutta böbreküstü bezlerinden beyinde ise beyin sapı civarında bazı nöronlardan salgılanır. Vücudun harekete geçirilmesinde çok önemli bir hormondur. Savaş ya da kaç davranışının ortaya çıkmasını, kalp atışlarının hızlanmasını ve kan şekerinin yükselmesini sağlar. Kasların kasılması ve enerji harcaması gereken ortamı hazırlar.

Vücutta doğal olarak üretilirken dışarıdan ilaç olarak da verilebilir. Belki filmlerde izlemişsinizdir, kalp krizi gibi durumlarda hastaya hemen koca bir iğne yapılır. İşte o kalbi harekete geçirmesi için verilen adrenalindir. Bir de solunabilir adrenalin vardır. Astım hastalarında diğer tedavi seçenekleri işe yaramadığında adrenalinin bu formu uygulanabilir. İlaç olarak verildiğinde anksiyete, titreme ve terlemeye neden olabilir. Bazen taşikardi gibi kalp aritmilerin ortaya çıkmasına da yol açabilir.

Sempatik Sinir Sistemindeki Görevleri

Vücutta dolaşan adrenalinin %90’ı böbreküstü bezlerinde üretilir. Bu bezlerin alınması durumunda adrenalin seviyesinin çok azaldığı görülmüştür. Adrenalin sempatik sinir sisteminde çok sayıda kas ve nöronu etkiler. Etkilerini alfa ve beta reseptörleri üzerinden gerçekleştirir. Adrenaline yanıt veren hücrelere adrenerjik denir. Adrenerjik nöron ifadesini belki görmüşsünüzdür. Ancak şunu unutmayın, sempatik sinir sistemindeki nöronların çoğu adrenaline değil, noradrenaline yanıt verirler.

Adrenalin salgısının artacağı bir örnek ile öğrendiklerimizi pekiştirelim. Akşam 8’de havanın kararmaya başladığı bir vakitte yolda yalnız yürüyorsunuz. 100 metre ileriden bir köpeğin size doğru koştuğunu farkettiniz. Farkettiğiniz anda köpeği bir tehdit olarak algılayıp adrenalin salınımını başlatabilirsiniz. Kaslarınız kaçmak veya savaşmak için kasılır. Kan şekeriniz yükselerek hücrelerinizin daha fazla beslenmesi sağlanır. Kalp atışı hızlanarak vücudun oksijen ihtiyacı karşılanır. Sonra köpek size yaklaşırken bir anda yolu değiştirdi ve tehlike geçti. Hormonlar yavaş etki gösteren moleküller olduğu için kalp atışlarınız hemen normale dönmez. Bunun sebebi adrenalin gibi hormonlar hücre içi sinyal mekanizmasını G-coupled proteinler üzerinden etkilemesidir. Eğer sadece iyon kanallarını etkiliyor olsaydı, etki çok daha çabuk kaybolurdu.

Adrenalin Ne Zaman Salgılanır?

Vücutta adrenalin salgılanmasını tetikleyecek etkenlerden biri egzersiz ve spordur. Ancak adrenalinin salgılanması için kalp atışlarının biraz hızlanması gerekir. Kaslarınız biraz zorlanmaya başladığında vücut işinizi kolaylaştırmak için hormonları devreye sokar. Karaciğerdeki kan akışı biraz azaltılır ve kan daha ihtiyaç duyulan alanlara yönlendirilir. Adrenalinin salgılanması ile kas hücrelerinin kullanması için kana daha fazla glikoz veriliyor. Nefes alıp vermeyi kolaylaştırmak için akciğer bronşları genişliyor. Araştırmalar astım hastalarındaki bronş daralmasının adrenalin verilmesi ile tersine döndüğünü gösteriyor.

Adrenalinin beyin ve vücuttaki miktarını artıracak ikinci etken stres ve korkudur. Bu konu ile ilgili sayısız deney yapılmıştır. Bir çalışmada bir gruba adrenalin verilir, diğer gruba hiçbir şey verilmez. Enjeksiyon sonrasında her iki gruba da film izletilir. Vücuduna adrenalin verilen katılımcıların kontrol grubuna göre filmlerde daha fazla olumsuz yüz ifadesi takındığı görülmüştür. Adrenalin miktarı arttıkça hissedilen olumsuz duygunun da arttığı görülmüştür. Adrenalin ile korku arasında çok açık bir bağlantı vardır.

Hafızadaki Rolü

Korku filmlerinde duyguları uyaran olayların belleğe kaydedilmesinde de adrenalinin rolü olduğu görülmüştür. Adrenalin gibi adrenerjik hormonlar insanlarda uzun süreli belleği geliştiriyor. Gün içinde çok sayıda şeyi beynimize alıyoruz ve uykumuzda gereksiz olanları siliyoruz. Beynin bu bilgi filtre sistemi sayesinde bellek sadece önemli olanları kayda alıyor. Hangi olayların önemli olduğuna nasıl karar veriyor? Bu noktada serotonin, adrenalin gibi hormonlar bizi duygusal olarak uyaran olayları, bilgileri etiketliyor. Bu bilgiler uykumuzda pekiştiriliyor ve uzun süreli belleğe alınıyor. Ayrıca adrenalinin uzun süreli stres uyumunda ve duygusal bellek kodlamada da rolleri vardır. Travma sonrası stres bozukluğu gibi patolojik durumlarda uyarılma ve korku belleğini harekete geçirebilir.

Şimdiye kadar yapılan hayvan ve insan deneyleri adrenalinin bellek üzerinde güçlü bir etkisi olduğunu ortaya çıkardı. Öğrenme süreci esnasında veya sonrasında katılımcılara adrenalinin verilmesi bilginin kodlanmasını kolaylaştırdı. Araştırmacılar bilginin kodlanması sürecinde β adrenoseptörlerin görev aldığını buldu. Adrenalinin kan beyin bariyerini geçme gibi bir yeteneği olmadığından çevresel sinir sisteminde β adrenoseptörler aracılığıyla etkisini kısmen gösterebilir.

Adrenalin Nasıl Çalışır?

Böbreküstü bezlerinde üretildikten sonra adrenalinin kana karışıp, hedef organlara gitmesi gerekir. Neredeyse her organda reseptörleri bulunan bu hormon doku tipine göre farklı işlevlere sahiptir. Örneğin, astım hastalarına verildiğinden bahsettik. Solunum yolu etrafındaki kasları gevşetme özelliğine sahiptir. Ancak küçük damarlar olan arteriollerin çoğunun etrafındaki kasların kasılmasını sağlar. Hormon aynı olsa bile reseptörler farklıdır. Anahtarınız aynı ama kapılar farklı. Her kapı farklı bir eve çıkıyor.

Adrenalinin çalışma mekanizmasında reseptörler çok büyük rol oynuyor. Alfa ve beta reseptörlerin olduğunu yazmıştık. Adrenalinin bu reseptörlere bağlanması bir dizi metabolik olayın başlamasına neden olur. Alfa reseptörlerine bağlanmak pankreasın insülin salgılamasını engeller. Bunun yerine glikojenoliz başlar. Depolanmış halde bulunan glikojen glikoza dönüştürülür. Burada amaç kan şekerini artırarak kaslara ve diğer hücrelere glikoz sağlamaktır. Beta adrenerjik reseptöre bağlanmak ise pankreasta glukagon sentezini ve başlatır. Bir yandan da beyinde hipofiz bezinde adrenokortikotropik hormon (ACTH) salınımını arttırır. Bu esnada yağ dokusunda yağların ayrışması işlemi lipoliz de olur. Glikojenin glikoza yıkımı ve yağların ayrışması ile hücrelerin ihtiyacı olan besin sağlanır ve kandaki glikoz ve yağ asidi miktarı artırılır.

Hazırlayan: Çağlayan Taybaş

Kaynaklar

https://www.webmd.com/migraines-headaches/qa/what-is-adrenaline

https://www.medicalnewstoday.com/articles/322490.php

http://molpharm.aspetjournals.org/content/85/4/640

Yazıyı beğendiyseniz 5 yıldız verebilir misiniz?

Çağlayan Taybaş

İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü, Moleküler Biyoloji ve Genetik mezunuyum. Şu an Johnson & Johnson'a bağlı olarak Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları hastanesinde klinik araştırma koordinatörü olarak çalışıyorum. Ayrıca İstanbul Üniversitesi'nde ekonomi (açık öğretim) okuyorum. Lisans hayatım boyunca laboratuvarın yanında bilim yazarlığı, programlama, ney ve satranç ile uğraştım. Mezun olduktan sonra askere gitmeden önce sinirbilim.org'u kurdum. Şu an iş hayatım çok yoğun olduğu için eskisi gibi yazamıyorum. Yine iyi idare ettiğimizi düşünüyorum. Bana herhangi bir soru sormak isteyen varsa c.taybas@gmail.com'a mail atabilirler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.