Alkolün Bellek Üzerindeki Etkileri

Alkolün Bellek Üzerindeki Etkileri

Alkol ve alkol içeren içecekler birçok toplumda sevilen popüler bir ürünlerdir. Bunun dozu bazen öyle bir dereceye çıkabilir ki alkolle ilişkili meseleler birçok toplum için sürekli bir sorun oluşturur. Alkolün yarattığı bireysel ve toplumsal hasarların giderilmesi ise devletlere biraz pahalıya mal olabilir. Peki bu kadar zararlı bir şey nasıl oluyor da bu kadar popüler oluyor ve yüzyıllardır önemini kaybetmiyor?

Dopamin

Bunun en önemli sebeplerinden bir tanesi alkolün keyif vermesi, daha bilimsel olarak söylersek beynin ödül sistemini harekete geçirmesinden dolayıdır. Beynin ödül ve zevkle ilgili bölümleri alkol alımına bağlı olarak dopamin ile uyarılır. Dopamin ise içki içenlerin çakır keyiflik dediği duruma veya daha ileri aşamada sarhoşluğun verdiği keyif haline sebep olur. Alkol etrafında oluşturulmuş bazı sosyal gelenekler de vardır. Özellikle kutlamalarda, belirli toplantılarda ve arkadaşlık kurmada alkol sıklıkla tercih edilen bir içecektir. Bunca zararına rağmen alkolün hala tüketildiğini ve zararlarının hafife alındığını görebilirsiniz. Akşamdan kalma hali kötüdür ve berbat hissettirir ama bunu etrafınızdaki insanlarla beraber yaparsanız bağlam etkisi sebebiyle iyi arkadaşlıklar kurabilirsiniz.

Bellek Kaybı

Alkolün sağlık içinden pek çok zararı vardır ve bunlardan biri de bellek kaybıdır. Pek çok insan sarhoş olduğu gece ne yaptığını hatırlamaz. Aynı zamanda alkol bir depresandır. Ertesi sabah sizi berbat ve depresif hissettirdiği için değil (elbette bunu da yapar), beyninizdeki nöronların faaliyetini engellediği için depresiftir. Tıpkı müzik setinin sesini kısmak gibi beyninizdeki faaliyetin derecesini düşürür. Belki burada insanların beyninin daha az çalıştığını düşünüp bir köşeye sızmalarını beklersiniz ama bu hangi bölgelerin kapandığına bağlıdır.

Bazı sarhoşlar bir köşeye yığılır ve hareket etmezler. Birçoğu ise saçma sapan söz ve hareketler yaparlar. Beynimizde en fazla bulunan nörotransmiterler glutamat ve GABA’dır. Glutamat beynin harekete geçirici ajanı iken GABA ise susturucu adamıdır. Yani beyin sadece bazı davranışların oluşmasını tetiklemez, bazılarının ise gerçekleşmesini engeller. Örneğin neden sizi sınıfta bırakan hocanızın boğazını kesmiyorsunuz? (Dönem sonunda öğrenci muhabbetlerinde çok daha fazlası konuşulur) Bu tür davranışları engelleyen frontal lopta bulunan bir mantık sistemimiz vardır.

Yürüme ve Konuşma Alanları Kapanıyor

Alkolün etkisi altında normalde hoppalık, neşe ve öfkeyi kontrol altında ya da baskılanmış olarak tutan beyin bölgelerindeki kırmızı ışıklar ya soluk hale geliyor ya da kapanıyor. Alkol aynı zamanda konuşmadan netlik ve yürüme koordinasyonundan sorumlu alanları da kapıyor. Bütün bu işlevler hep korteks seviyesinde yürütülen faaliyetlerdir.

Kalp atışı, solunum gibi işlevleri yürüten alanlar beynin korteksinden ziyade sürüngen beyin olarak adlandırılan ense kökünde bulunan beyin sapı ve orta beyin gibi bölgelerdir. Bu temel sistemlerimiz gayet sağlam ve zinde kalırken alkolün ilk hedefi karmaşık, üst düzey işlemlerin yürütüldüğü korteks bölgeleridir. Modern teknolojide de buna benzer örnekler bulabiliriz. Nokia 3310 telefonları pek çoğumuz hatırlarız. 3310’ları elimizden düşürdüğümüzde hatta balkondan aşağı düşürdüğümüzde bile hiçbir hasar oluşmazken bugün bir akıllı telefonu elimizden düşürdüğümüzde ekranı paramparça olabiliyor.

Sosyal Utanma Duygusu Yok Oluyor

Alkol alan beyinde de buna benzer durumlar gözleniyor. Planlama, konuşma ve düşünme işlevleri alkolün saldırdığı ve zarar verdiği ilk yerler oluyor. Sosyal kısıtlama, utanma ve kafamızın içindeki “Bu herhalde iyi bir fikir değil” diyen küçük sesler de. Alkol bunların sesini kolayca kesiyor. Sarhoş olduğunuzda aklınızdakileri söylemeye daha meyilli oluyorsunuz ya da bir kahkaha için delice riskleri göze alabiliyorsunuz.

Alkolün etkileri karmaşık faaliyetlerden temel hayati işlevlere doğru gider ve tüm bunların ortasında bellek vardır. Alkolün özellikle bellek oluşumu ve kodlanmasından sorumlu hipokampüsü kesintiye uğratma eğilimi vardır. Ayrıca kısa süreli belleğinizi de sınırlandırarak ertesi gün uyandığınızda endişe verici boşluklar yaratır. Tam anlamıyla bir boşluk oluşmaz, hatıralar hala oluşuyordur, ama verimsiz ve tesadüfi olarak.

Yeni Bellek Oluşumu Kesintiye Uğrar

Alkol hipokampüse zarar vererek bellek oluşumunu kesintiye uğratır ama bağlama özgü hatıra oluşumunu ise tetikler. Yani bir yandan sistemin çarklarını bozarken bir yandan da o olaya özgü hatıra oluşumunu destekler. Alkol ya da diğer uyarıcı maddeler beyinde özeli bir nörokimyasal ortam yaratır. Beyin aniden her yanı kaplayan engelleyici bir maddeyle baş etmek zorunda kalınca bu durum muhakkak fark edilir. Bu kimyasal ortama karşı beyin alarma geçer ve bu esnadaki bütün bilgileri özenle kaydeder. Eğer o esnada sınava hazırlanıyorsanız beyin onları da kaydedecek ve kendisine zarar veren nörokimyasal ortam çerçevesinde kaydedecektir. Ne zaman o kadar alkol tüketseniz beyniniz o bilgileri sürekli karşınıza çıkaracaktır. Bu etkiyi illa da votka veya viski ile oluşturmak zorunda değilsiniz.

Alkol gibi kafein de beyni etkiler ve hatıraları tetikleyebilecek özel bir durum yaratabilir. Birçok öğrenci sınava hazırlanırken kafein yüklü geceler geçirir, dolayısıyla sınava girdiğinizde benzer şekilde aşırı kafein ile uyarılırsanız çalıştıklarınızı hatırlama ihtimaliniz artar. Tabi aşırı kafeinin yarattığı fizyolojik etkileri göz önünde bulundurmalısınız. Eğer kahveye dayanıksızsanız bu sizin için iyi sonuç vermeyecektir.

Hazırlayan: Çağlayan Taybaş

Kaynak

Aptal Beyin – Dean Burnett

Yazıyı beğendiyseniz 5 yıldız verebilir misiniz?

Çağlayan Taybaş

İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü, Moleküler Biyoloji ve Genetik mezunuyum. Şu an Johnson & Johnson'a bağlı olarak Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları hastanesinde klinik araştırma koordinatörü olarak çalışıyorum. Ayrıca İstanbul Üniversitesi'nde ekonomi (açık öğretim) okuyorum. Lisans hayatım boyunca laboratuvarın yanında bilim yazarlığı, programlama, ney ve satranç ile uğraştım. Mezun olduktan sonra askere gitmeden önce sinirbilim.org'u kurdum. Şu an iş hayatım çok yoğun olduğu için eskisi gibi yazamıyorum. Yine iyi idare ettiğimizi düşünüyorum. Bana herhangi bir soru sormak isteyen varsa c.taybas@gmail.com'a mail atabilirler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.