Alzheimer Hastalığında Müzik Terapisi Çok Etkili Oluyor

Alzheimer Hastalığında Müzik Terapisi Çok Etkili Oluyor

Alzheimer bir unutkanlık hastalığıdır. TÜİK’in verilerine göre Alzheimer hastalığına yakalananların sayısı yıldan yıla artıyor. Bunda yaşlı nüfusun artmasının da önemli bir payı vardır. Yapılan araştırmalarda şu an için hastalığın kesin bir tedavisi bulunamamıştır. Bu hastalıkta hem genetik hem de çevresel etkenlerin rol oynadığı kesin olarak bilinen bir durumdur. Beyin hücrelerinin programlanandan daha erken ölmesi Alzheimer hastalığının bir sebebidir diyebiliriz. Beyindeki sinir hücrelerinin ölmesiyle birlikte beyin sinyallerin iletimindeki problemle beraber zamanla hastalık oluşur.

Alzheimer hastalarında eşyalarının yerini unutma, konuşma ve anlamada zayıflama, kişilik ve davranış değişiklikleri gibi belirtiler görülür. Bu hastalığın başlangıçta hafif bir unutkanlık vardır ve hastanın çevresel ve genetik etkilerine göre artarak devam eder. Yaşın artması, Alzheimer için bilinen en önemli risk faktörüdür. Bu yaşa bağlı değişiklikler, beynin belirli kısımlarının küçülmesini, iltihaplanmasını, serbest radikal denilen dengesiz moleküllerin üretilmesini ve hücrelerde enerji üretiminin parçalanmasını içerir. Bunun yanında depresyonun çok uzun sürmesi beyinde inflamasyon yaratarak Alzheimer hastalığının oluşumuna katkı sağlayabilir. Depresyon hastalığında beyinde ciddi değişiklikler oluşur. Depresyondaki kişide beyindeki bilgi akışı yavaşlar ve hayatta mutlu, huzurlu hissetmenizi sağlayan hücre grupları görevlerini yerine getiremez duruma gelir. Eğer bu depresyon durumu tedavi edilmezse kişinin Alzheimer hastası olması yüksek bir olasılıktır.

Müziğin Hastalığa Etkisi

Müziğin tüm bireylerin psikolojik sağlığı için faydalı sonuçlar doğurduğu bilinen bir gerçektir. Bu doğrultuda, Alzheimer hastalarında değişen duygu durumları ve davranış değişiklerinde olumlu etkisi olduğu tespit edilen müzik türlerinin dinletilmesinin faydalı olacağı düşünülmektedir. Araştırmalar müzik dinlemenin dopamin ve serotonin gibi duygularımızın oluşumunda rol oynayan hormanları etkilediğini gösteriyor. Özellikle serotoninin eksikliğinde depresyonun ortaya çıktığı biliniyor.

Bu etkenlerin de etkisiyle birlikte kesin bir tedavisi bulunmayan bu hastalığın etkilerini azaltacak müzik terapisi kullanılmıştır. Neuropsychiatry (London) dergisinde yayımlanan bir makalede müzik terapisinin ne kadar önemli olduğunu gözler önüne seriyor. Jose Enrique de la Rubia Orti ve arkadaşlarının yaptığı çalışmaya İspanya’nın Valencia kentinde yaşayan hafif düzeyde 30 Alzheimer hastası katılmıştır. Bu katılımcıların sosyo-ekonomik düzeyleri ve eğitim düzeyleri birbirine oldukça yakındır. Katılımcılar üç ay boyunca, haftada iki kez müzik tedavisi alan bir müdahale grubuna (15) ve müzik tedavisi almayan kontrol grubuna (15) ayrılmışlardır.

Veriler göstermiştir ki müzik tedavisi almayan grupta, kontrol öncesi ve sonrası değerler arasında herhangi bir temel duygu ölçütünde önemli bir fark olmamıştır. Bununla birlikte, müdahale grubunda (üç ay boyunca müzik terapisi alan), müdahale öncesi ve sonrası karşılaştıran tüm duygularda önemli bir iyileşme gözlemlenmiştir. Ayrıca karşılaştırılan sonuçlarda, müdahale gruplarındaki hastaların müzik tedavisi uygulandıktan sonra mutluluk ve üzüntüde önemli bir iyileşme olduğunu göstermiştir. Burada şu sonuca varıyoruz; müzik terapisi, mutluluk durumunu arttırıyor ve hafif Alzheimer hastalarında üzüntüyü azaltıyor. Böylece Alzheimer hastalığının ilerlemesi engellenmiş oluyor.

Hastalar Ne Tür Müzik Dinlemeliler?

Hastalığın tedavisinde kullanılan müziğin türü de oldukça önemli bir unsurdur. Kendi hayatınızda da göreceğiniz üzere tempolu ve olumlu sözler içeren müzikler sizi daha çok rahatlatıp üzerinizde olumlu etkiler bırakır. Öfke durumunu bastırmak içinse rahatlatıcı müzikler dinlemeniz her zaman işe yaramıştır. Aynı durum Alzheimer hastaları içinde geçerli bir durumdur. Hastanın dinlediği müziğe verdiği tepki de oldukça önemlidir. Sevdiği, kendisinin de müziğe eşlik ettiği parçalar seçilmesi de hastayı rahatlatır ve güven duygusu verip rahatlatır.

Müzik ruhun gıdasıdır sözünün boşuna söylenmediğini de burada bir kez daha anlıyoruz. Sakin ve olumlu parçaları hayatınıza alıp müziğin iyileştirici gücünün farkına varın.

Hazırlayan: Şeyma Koç

Kaynaklar

http://www.jneuropsychiatry.org/abstract/music-therapy-decreases-sadness-and-increases-happiness-in-alzheimer-patients-a-pilot-study-12912.html

https://search.proquest.com/openview/221c9f83716bd86670f1232e3b586087/1?pq-origsite=gscholar&cbl=32528

https://link.springer.com/article/10.14283/jpad.2018.19

https://dergipark.org.tr/download/article-file/513027


Şeyma Koç

Ben Şeyma. Afyon Kocatepe Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik öğrencisiyim. Üçüncü sınıfı bitirmek üzereyim. Bu alanda okumamın en önemli sebeplerinden biri sinirbilimdir. araştırmaya oldukça hevesliyim ve kendimi bu doğrultuda geliştirmek en büyük hedefim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.