Alzheimer Hastalığından Koruyan Fonksiyonel Besinler

Alzheimer Hastalığından Koruyan Fonksiyonel Besinler

Alzheimer hastalığı yaşlılık çağında görülme yaygınlığı son yıllarda artış gösteren demans türündeki hastalıklar içerisinde en çok görülenidir. Günümüzde bilinen bir tedavisi yoktur. Nöroloji ve psikiyatri alanında birçok çalışma yapılmış olmasına rağmen Alzheimer hastalığının etiyolojisi temellendirilememiştir. Buna karşın risk grupları ve bağıl etkenler konusunda önemli belirlemeler yapılmıştır. Bu yazımızda Alzheimer hastalığının sık görüldüğü gruplar ve nedenlerini kısaca özetledikten sonra fonksiyonel besinler ve sağlıklı beslenme ile Alzheimer hastalığı riskini nasıl en aza indirebilirsiniz genel hatlarıyla açıklayacağız.

Alzheimer Hastalığı Riski Yüksek Gruplar

  • Cinsiyet: Alzheimer hastalarının ülkemizde ve tüm dünyada üçte ikisini kadınlar oluşturmaktadır.
  • İleri Yaş: Demans (bunama) grubunda değerlendirilen birçok hastalıkta olduğu gibi yaşlı bireylerde daha yüksek oranda görülmektedir. Dünya genelinde tüm hastalar değerlendirildiğinde 85 yaş ve üzeri grup yüksek risk barındıran bireylerdir.
  • Genetik Özellikler ve Aile Öyküsü: Hemen her rahatsızlıkta olduğu gibi nörolojik hastalıklarda da ailesinde benzer hastalık öyküsü bulunanlar yüksek riskli grup içerisindedir.

Alzheimer Hastalığı ve Beslenme İlişkisi

Nedenleri henüz belirlenememiş olan ve tedavisi bulunmayan nörolojik temelli bir rahatsızlığa yakalandıktan sonraki süreç ne yazık ki kolay değil. Alzheimer hastalığının önüne geçilememesindeki en büyük etkenlerden biri de somut belirtileri bulunmamasıdır. Unutkanlık, en basit günlük ögeleri hatırlayamama yakın ve uzak hafızada nadir rastlanılan zayıflıklar gibi hasarların yavaş yavaş ve sinsi sinsi zihni ele geçirmesidir. Peki, Alzheimer hastalığından korunmak için neler yapılmalı? Beslenmemizde hangi besinlere yer vermeli hangilerini azaltmalıyız? Dilerseniz bu besin ögeleri ve besinleri sıralayalım.

Omega 3 Yağ Asitleri: Alzheimer hastalığı ve birçok ileri yaş dönemi rahatsızlığının etiyolojik kökeni oksidasyona uğramış ve yıpranmış vücut hücreleri ile esnekliğini ve genişliğini kaybetmiş damarlardır. Kalp ve beyin sağlığının en büyük düşmanı olan damar tıkanıklığının önüne geçmek için doymuş yağlardan uzak durmak ve doymamış yağ asitlerini tüketmeye alışkanlık haline getirmek gerekmektedir. Omega 3 yağ asitleri hem nörotransmitter madde taşınımını yapan nöron hücreleri için hem de tüm beden damarları için en faydalı yağ asidi grubudur. Bu nedenle omega üçten zengin yağlı deniz balıkları, ceviz, fındık gibi yağlı tohumlar ve semizotu gibi besinler Alzheimer hastalığından korunmada olmazsa olmazlar arasındadır.

Flavonoidler: En güçlü antioksidanlar olan flavonoidler birçok meyve ve sebzede ve bitki çaylarında bol miktarda bulunmaktadır. Serbest radikal birikimini önleyen flavonoidler hücre hasarını önlerken aynı zamanda hücrelerin yenilenme sürecini de hızlandırmaktadır. Yeşil çay en zengin flavonoid ve antioksidan kaynaklarının başında gelmektedir. Yabanmersini, böğürtlen, karadut, kiraz gibi koyu renkli meyveler de flavonoid ve antioksidanca zengin meyvelerdir.

Hangi Vitaminler Önemli?

C Vitamini: Bağışıklık sistemi başta olmak üzere her konuda vücudumuzun en büyük destekçisi olan C vitamini vücuttaki oksidasyona karşı bir kalkan olurken serbest radikallerin verdiği zarara karşı da hücre içi ve dışı dokuları korumaktadır. Beyinde zararlı madde birikimini önleyen C vitamini koruyucu ve temizleyici etki göstermektedir. C vitaminin önde gelen kaynakları ise turunçgiller, çilek, patates, biber, kuşburnu gibi meyve ve sebzelerdir.

E Vitamini: E vitaminin sinir sistemi ve sinir hücreleri üzerinde koruyucu ve güçlendirici etkisi vardır. Antioksidan rolü güçlü olan E vitamini, yağda çözünen bir vitamin olup biyoyararlılığı en güçlü olan formu alfa tokoferol formudur. Badem ceviz gibi yağlı tohumlarda ve avokado gibi yağ oranı yüksek meyvelerde bol miktarda bulunmaktadır.

B Vitamini: B vitaminleri nörolojik metabolizmadaki etkin rolleri nedeniyle Alzheimer hastalığı, MS gibi birçok hastalığa karşı koruyucu görev üstlenmektedir. Plazma B grubu vitaminlerindeki eksiklikler bilişsel fonksiyonların nedenlerinden biri olarak görülmektedir. B12 vitamininin hafıza üzerindeki etkisi oldukça yüksektir. Burada dikkat etmemiz gereken nokta sadece hayvansal gıdalarda bulunan bu vitaminden uygun dozda alırken hayvansal ürünlerin yağ miktarını da dengeli şekilde ayarlamaktır.

Alzheimer Hastalığında Genel Diyet Yaklaşımı

Tüm bu detaylar çerçevesinde Alzheimer hastalığından korunma ve hastalığın seyrini yavaşlatmada genel beslenme tarzının Akdeniz Diyeti şeklinde olduğu görülmektedir. Peki akdeniz diyeti neleri kapsamaktadır? Bol sebze ve meyveye dayanan, kırmızı et ürünlerinin ve doymuş yağların az tüketildiği yağlı tohumlar, balık gibi doymamış yağ çeşitlerine ağırlık veren diyet türüdür. Hem nörolojik hem de kardiyovasküler birçok hastalığın önlenmesinde Akdeniz diyeti oldukça etkilidir.

Hazırlayan: Aliye Andaç

Kaynaklar

Hastalıklarda Beslenme Tedavisi. Emel Tüfekçi Alphan. sf. 762,

Düzce Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Dergisi 2016; 6 (2): 139-145


Aliye Andaç

2012 yılında çok sevdiğim Beslenme ve Diyetetik bölümünü Selçuk Üniversitesi’nde kazandım. Spor salonlarında üye takibi yaparak sporcu beslenmesi alanında kendimi geliştirdim. Mezun olduktan sonra ülkenin en büyük iki catering şirketinde çalışma deneyimim oldu. 2019 Mayıs’ta kendi kurmuş olduğum Fitvizyon Diyet ve Sağlıklı Yaşam Merkezi’nde danışan kabulüne başladım. Halen devam etmekte olduğum ofis çalışmalarına farklı alanlar eklemek en büyük hedefim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.