Alzheimer Hastalarında Hafıza Kaybı Tamir Edildi

Alzheimer Hastalarında Hafıza Kaybı Tamir Edildi

Alzheimer hastalığı o kadar yaygınlaştı ki artık çoğumuz, çevremizde bir Alzheimer hastası görür hâle geldik. Hastalardaki en büyük sıkıntı ise yaşadıkları hafıza kaybıdır. Bilim insanları şimdi bu hafıza kaybını engellemek ve tedavi etmek için var güçleriyle uğraşıyorlar. Alzheimer Hastalığı toplumumuzda yaygın görülen hafıza kaybı ve düşünme sorunlarıyla kendini gösteren bir rahatsızlıktır. Mutlaka sizin de etrafınızda bir Alzheimer hastası vardır ve bu rahatsızlığın ne kadar zor olduğunu biliyorsunuzdur. Amerika’da California Los Angeles Üniversitesi (UCLA) ve Buck Enstitüsü’ndeki araştırmacılar manyetik rezonans ve nöropsikolojik testleri kullanarak tedavi gören Alzheimer hastaların ne kadar ilerleme kaydettiğini gördü.

İleri Okuma: Alzheimer Hastalığı Nedir?

Hafıza Kaybı için Özel Bir Terapi

Alzheimer hastalıkları erkenden teşhis edilmiş 10 hasta öncelikle programlı ve kişiselleştirilmiş bir terapiye tabi tutuldular. Terapi sayesinde hastaların beynindeki nörodejenerasyon büyük oranda durduruldu. Bu çok sevindirici bir sonuçtu ama terapinin bilişsel değerleri de en az bir o kadar değerliydi. Başlangıçta Alzheimer hastalığının karakteristik özelliği olan hafıza kaybı neredeyse ortadan kaybolmuştu. Araştırmacılar, terapi programında hastaların diyetini, egzersizini, uyku süresini ve kalitesini, aldıkları vitamin takviyesini bile kontrol ettiler ve bunların yanında beyin kimyalarını dengede tutmak için çok çalıştılar. Tüm bunların sonucunda da Alzheimer hastalığının erken aşamada teşhis edildiği hastalarda hafıza kaybı ortadan kaldırıldı.

Araştırmaya katılan hastaların hepsinde ya orta düzeyli bilişsel hasar ya da önceden teşhis edilmiş Alzheimer hastalığı bulunuyordu. UCLA’da ve Buck Enstitüsü’nde çalışan Prof. Dr. Dale Bredesen hastalıkları yüzünden işi bırakmak zorunda olan çalışanların tedaviden sonra işe geri döndüklerini söylüyor. Bu çok sevindirici bir haber. Hafıza kaybı yüzünden birçok hasta işini kaybediyor. Bu durum hastaların moralini de çok bozuyor elbette. Hastaların tekrar işine ve sağlıklarına kavuşması hastalığın tedavisi için de çok önemli bir gelişme. İşe geri dönen hastaların takibi yapıldığında bu kişilerin hayatına daha güzel bir şekilde devam ettikleri görülüyor.

Hipokampüsün Hacmi Büyütüldü

Dr. Bredesen ve ekibinin iyileştirdiği hastalardan biri vardı ki, ekip için çok özel bir yeri vardı. 66 yaşındaki bu adamın beyninde glikoz kullanımı azalmış ve kendisine Alzheimer hastalığı teşhisi konmuştu. Manyetik rezonans görüntüleri de hipokampüsün çok küçüldüğünü gösteriyordu. Hipokampüs bildiğiniz gibi beyindeki hafıza merkezidir. Hipokampüsün küçülmesi en önemli hafıza kaybı işaretlerindendir. Ekip 10 aylık bir tedavi sürecinden sonra hastanın hipokampüs hacmini %17’den %75’e kadar çıkarmayı başardı. Bu gerçekten harika bir başarıydı.

İleri Okuma: Hipokampüs Nedir?

Başka bir hasta ise 49 yaşında kelimeleri bulmakta ve yüzleri tanımakta güçlük çeken bir kadındı. Tedavi sürecine girdikten sonra bazı nöropsikolojik testlerden geçti. Hastaya ilk teşhis konulduğunda bilişsel işlevlerinde azalma olduğu söylenmiş ancak daha çok başlarda olduğu için Alzheimer önleme programına alınmamış. Araştırma ekibi bu hastayla birkaç ay ilgilendikten sonra kadının okuma, yön bulma, hatırlama ve yüz tanıma gibi zihinsel işlevleri kayda değer ölçüde arttı. Artık herhangi bir bilişsel işlev bozukluğu göstermiyor.

Alzheimer Hastası Sayısı Artıyor

Hafıza kaybı ve Alzheimer hastalığı yaşlı kişilerde sık görülen rahatsızlıklardır. Dünyada 30 milyon insan Alzheimer hastalığı yaşıyor. Gerçekten çok büyük bir sayı bu. Hastalar eğer yeterli bakım ve tedaviyi alamazlarsa hayat kalitesi çok kötü hâle geliyor. Bilim insanları bu sayının gitgide artacağını ve 2050’ye kadar dünyada 160 milyon insanın Alzheimer hastası olacağını öngörüyorlar. Bu gidişe bir dur demezsek ülkelerin sağlık sistemi de felç olacak çünkü Alzheimer ilaçları hiç ucuz değil.

Hazırlayan: Çağlayan Taybaş

Kaynak

http://neurosciencenews.com/alzheimers-memory-loss-reversed-4490/


Çağlayan Taybaş

İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü, Moleküler Biyoloji ve Genetik mezunuyum. Şu an Johnson & Johnson'a bağlı olarak Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları hastanesinde klinik araştırma koordinatörü olarak çalışıyorum. Ayrıca İstanbul Üniversitesi'nde ekonomi (açık öğretim) okuyorum. Lisans hayatım boyunca laboratuvarın yanında bilim yazarlığı, programlama, ney ve satranç ile uğraştım. Mezun olduktan sonra askere gitmeden önce sinirbilim.org'u kurdum. Şu an iş hayatım çok yoğun olduğu için eskisi gibi yazamıyorum. Yine iyi idare ettiğimizi düşünüyorum. Bana herhangi bir soru sormak isteyen varsa c.taybas@gmail.com'a mail atabilirler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.