Anksiyete Bozukluğu Nedir ve Nasıl Tedavi Edilir?

Anksiyete Bozukluğu Nedir ve Nasıl Tedavi Edilir

Hepimizin endişelendiği zamanlar olur ama bir süre sonra geçer. Endişe ve kaygı günlük hayatın ayrılmaz bir parçasıdır. Sınavda, işte veya evde ortaya çıkan sorunlardan dolayı gergin hissedebiliriz. Anksiyete bozukluğu ise sıradan bir endişe duygusundan çok farklıdır. Aslında bu, zihinsel rahatsızlıklardan oluşan bir gruba verilen genel isimdir. Çok sayıda anksiyete bozukluğu vardır. Örneğin fobiler, panik atak veya sosyal anksiyete bozukluğu.

İleri Okuma: Panik Bozukluk Nedir?

Bütün anksiyete bozuklukları kişinin hayatını zorlaştırır ve baş edilmesi güç sorunlar yaratır. Anksiyetesi olan bir kişi için endişe ve korku duymak çok sıradandır. Olmadık yerlerde, beklenmedik zamanlarda anksiyete krizleri gelebilir. Gece boyu titreme ve kusma anksiyete hastalarının sık yaşadığı bir olaydır. Terapi ve ilaç tedavileriyle kısmen tedavi edilip hasta normal hayatına devam etse de anksiyete bozukluğu tam olarak bitmez. Şimdi bununla ilgili bazı bilgiler paylaşalım.

Herkeste Anksiyete Bozukluğu Olabilir

Anksiyete bozuklukları Amerika’da Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi’ne (CDC) göre toplumda en yaygın görülen zihinsel rahatsızlıktır. CDC’nin verilerine göre kadınlar bu tür rahatsızlıkları daha fazla yaşıyor. Muhtemelen bunun temel sebebi kadınların duygusal yapılarının erkeklerden daha gelişmiş olması.

Başlıca 6 Tür Anksiyete Bozukluğu Var

Anksiyete deyince herkesin aklına kaygı bozukluğu geliyor ancak çok sayıda anksiyete bozukluğu vardır. Bunlardan bazıları genel anksiyete bozukluğu, panik atak, obsesif kompülsif bozukluk, sosyal anksiyete bozukluğu, belirli fobiler ve travma sonrası stres bozukluğudur. Bunların her biri başlı başına bir zihinsel rahatsızlıktır ama hepsi anksiyete bozuklukları çatısı altında toplanır. Bunların haricinde agorafobi, durumsal kaygı ve seçici dilsizlik de anksiyete bozukluklarından biridir.

İleri Okuma: Obsesif Kompulsif Bozukluk Nedir?

İleri Okuma: Agorafobi Nedir?

Anksiyete Belirtileri

Anksiyete için belirli bir biyogösterge yok maalesef. Down sendromu gibi fazladan bir kromozom bulunması veya Alzheimer hastalığında olduğu gibi amiloid plaklarla anlaşılmıyor. Bazı belirtileri var ancak bunlar da bozukluğun türüne göre değişkenlik gösteriyor. Çoğu anksiyete türü 21 yaşından önce başlıyor. Genel olarak tüm hastalar kaygı ve uykusuzluk yaşıyor. Bunun yanında zaman zaman nefesin kesilmesi, terleme ve kalp çarpıntıları da anksiyete yaşayan bireylerde gözlenen diğer belirtiler.

Toplumda Ne Kadar Yaygın?

Anksiyete bozuklukları gelişmekte olan ülkelere kıyasla gelişmiş ülkelerde daha yaygın olarak görülür. Bugün özgürlükler ülkesi olarak adlandırılan Amerika Birleşik Devletleri yüksek kredi notu ve gelir seviyesiyle ekonomik olarak da gelişmiş bir ülke olarak kabul edilir. Ancak anksiyete bozukluklarının en yoğun görüldüğü ülke de yine Amerika’dır.

Anksiyete Bozukluklarının Nedenleri

Zihinsel rahatsızlıkların ardında tam olarak hangi etkenler yatıyor bilmiyoruz ancak bilim insanları bazı ipuçlarını yakalamayı başardı. Anne ve babamızdan aldığımız genetik yapı ve çevresel stres anksiyeteye neden olabiliyor. Ailesinde bir anksiyete geçmişi olan insanların bu tür rahatsızlıklara yakalanma ihtimali daha fazladır. Bunun yanında deprem gibi bir travma yaşayan veya sevdiği birisini kaybeden insanlarda da sonradan anksiyete bozukluklarından biri ortaya çıkabilir.

Anksiyete Bozukluklarına Karşı Ne Yapabiliriz?

Bilim insanları onlarca yıl boyunca anksiyete bozukluklarının beyin kimyasında ne gibi değişikliklere yol açtığını tespit etmeye çalıştılar. Araştırmalara göre tüm bozukluklarda serotonin seviyeleri düşük çıkıyordu. Serotonin ruh halini düzenlemede çok önemli bir nörotransmitterdir. Eksikliğinde kişiler hemen depresyona yakalanabilir. 2015 yılında Journal of Pharmacology‘de yayınlanan bir araştırmada anksiyete bozukluklarının ortaya çıkışından sonra serotonin seviyelerinin düştüğü ortaya çıkmıştır. Serotoninin düşmesi anksiyeteye yol açmıyordu. Psikiyatristler bu yüzden birçok anksiyete hastasına serotonin geri alımını engelleyen antidepresanlar tavsiye eder.

İleri Okuma: Seçici Serotonin Antidepresanları Nasıl Çalışır?

İleri Okuma: Anksiyeteyi %65 Azaltan Şarkı

Doktorlar anksiyete bozukluğu tedavisinde genellikle şu 3 tedavi yöntemini kullanıyorlar: Psikoterapi, reçeteli ilaçlar ve tamamlayıcı sağlık uygulamaları. Bunlar meditasyon veya spor gibi kişinin ruh halini iyileştiren etkinliklerdir. Tedavinin nasıl olacağı kişinin hangi tür anksiyete bozukluğuna sahip olduğuna göre değişir.

Hazırlayan: Çağlayan Taybaş

Kaynak

http://www.medicaldaily.com/anxiety-disorders-15-facts-about-most-common-mental-disorder-symptoms-efforts-reduce-369110

Bilgi paylaştıkça çoğalır 🙂 Arkadaşlarınla paylaşmak ister misin?
0

Çağlayan Taybaş

Özgeçmişimle ilgili çok geri dönüş aldığım için burayı daha samimi havada yazıyorum. (İnsanlar burayı okuyormuş) Türkiye'nin tarım şehirlerinden Karacabey/Bursa'da dünyaya geldim. İlköğretim ve liseyi orada okudum. Bir ara Bursa Erkek Lisesi maceram da var. Üniversitede İzmir Yüksek Teknoloji, Moleküler Biyoloji ve Genetik bölümünü kazandım. Hayatımdaki en kritik viraj sanırım buydu. Şu an Roche'a bağlı olarak Koç Üniversitesi ve Cerrahpaşa hastanelerinde klinik araştırma koordinatörüyüm. Ayrıca İstanbul Üniversitesi'nde ekonomi (açık öğretim) okuyorum. Lisans hayatım boyunca İYTE, Sabancı Üniversitesi ve Dresden Teknoloji Enstitüsü'nün seçkin laboratuvarlarında çok değerli hocalarla çalıştım. Katıldığım kongrelerde 6 poster sunumu, 1 sözlü sunum yapıp ve lisansın son yılında "Gündelik Hayata Sinirbilimsel Yaklaşımlar" adlı kitabımı yayınladım. Sadece PCR, SDS-Page bilmenin pek faydası olmayacağını erken farkettiğimden kendimi farklı alanlarda geliştirdim. Programlama konusunda özel ders aldım, staj yaptım. Bilim yazarlığına giriştim. Photoshop, web tasarımı öğrendim. 2.5 sene ney eğitimi aldım. Okulda satranç kulübüne üye oldum. Piyon düz gider/çapraz yer ile başladık, çok yol katettik. Satranç hayata bakışımı değiştirdi. Almanca, Japonca öğrenmeye çalıştım. Almancayı hâlâ öğrenmeye çalışıyorum. Hepsi çok işime yaradı. Mezun olduktan sonra askere gitmeden önce sinirbilim.org'u kurdum. Şu an iş hayatım çok yoğun olduğu için eskisi gibi yazamıyorum. Yine iyi idare ettiğimizi düşünüyorum. Bana herhangi bir soru sormak isteyen varsa c.taybas@gmail.com'a mail atabilirler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.