Bu Şarkı Anksiyete ve Stresi %65’e Kadar Azaltıyor

Herkes ömrünün bazı zamanlarında stres yaşar ve bununla başa çıkmak için çeşitli stratejiler geliştirmiştir. Kimisi yürüyüş yapar, kimisi hemen bir tane antidepresan hapı alır (!), kimileri de müzik dinler. Bilim bu konuda yardımımıza yetişiyor ve bizi yatıştıracak ses terapileri üretmeyi sonunda başardı. Aslında müzik ile terapi yapmak bizim kültürümüze hiç de yabancı bir olay değil, zira yüzlerce yıldır Türklerde ney gibi müzik aletlerinin tedavi aracı olarak kullanıldığı biliniyor.

Bağlantıda gördüğünüz Marconi Union adlı grubun Weightless şarkısı yapılan incelemelere göre anksiyete oranını 65%’lere kadar düşürebiliyor. 8 dk.’lık bir şarkının böylesine güçlü bir etkisinin olması gerçekten harika bir gelişme. Aslında grup bu şarkıyı bilerek stres ve anksiyete düzeylerini azaltacak şekilde ayarladı. Şarkının hazırlanması esnasında ses terapistleri ile olan ortak çalışmalar sonucunda şarkının ahengi, ritmi ve basları çok titizlikle ayarlandı ve dinleyicinin tansiyonunu, nabzını ve kortizol hormon seviyesini düşürüp düşürmediğine bakıldı.

Stres ve anksiyetin azaltılmasına yönelik araştırmacıların yaptığı bir Top 10 bile var.

10. “We Can Fly,” by Rue du Soleil (Café Del Mar)

9. “Canzonetta Sull’aria,” by Mozart

8. “Someone Like You,” by Adele

7. “Pure Shores,” by All Saints

6. “Please Don’t Go,” by Barcelona

5. “Strawberry Swing,” by Coldplay

4. “Watermark,” by Enya

3. “Mellomaniac (Chill Out Mix),” by DJ Shah

2. “Electra,” by Airstream

1. “Weightless,” by Marconi Union

Hazırlayan: Çağlayan Taybaş

Kaynak

http://on.inc.com/2eR0ZOP

Bilgi paylaştıkça çoğalır 🙂 Arkadaşlarınla paylaşmak ister misin?
0

Çağlayan Taybaş

Özgeçmişimle ilgili çok geri dönüş aldığım için burayı daha samimi havada yazıyorum. (İnsanlar burayı okuyormuş) Türkiye'nin tarım şehirlerinden Karacabey/Bursa'da dünyaya geldim. İlköğretim ve liseyi orada okudum. Bir ara Bursa Erkek Lisesi maceram da var. Üniversitede İzmir Yüksek Teknoloji, Moleküler Biyoloji ve Genetik bölümünü kazandım. Hayatımdaki en kritik viraj sanırım buydu. Şu an Roche'a bağlı olarak Koç Üniversitesi ve Cerrahpaşa hastanelerinde klinik araştırma koordinatörüyüm. Ayrıca İstanbul Üniversitesi'nde ekonomi (açık öğretim) okuyorum. Lisans hayatım boyunca İYTE, Sabancı Üniversitesi ve Dresden Teknoloji Enstitüsü'nün seçkin laboratuvarlarında çok değerli hocalarla çalıştım. Katıldığım kongrelerde 6 poster sunumu, 1 sözlü sunum yapıp ve lisansın son yılında "Gündelik Hayata Sinirbilimsel Yaklaşımlar" adlı kitabımı yayınladım. Sadece PCR, SDS-Page bilmenin pek faydası olmayacağını erken farkettiğimden kendimi farklı alanlarda geliştirdim. Programlama konusunda özel ders aldım, staj yaptım. Bilim yazarlığına giriştim. Photoshop, web tasarımı öğrendim. 2.5 sene ney eğitimi aldım. Okulda satranç kulübüne üye oldum. Piyon düz gider/çapraz yer ile başladık, çok yol katettik. Satranç hayata bakışımı değiştirdi. Almanca, Japonca öğrenmeye çalıştım. Almancayı hâlâ öğrenmeye çalışıyorum. Hepsi çok işime yaradı. Mezun olduktan sonra askere gitmeden önce sinirbilim.org'u kurdum. Şu an iş hayatım çok yoğun olduğu için eskisi gibi yazamıyorum. Yine iyi idare ettiğimizi düşünüyorum. Bana herhangi bir soru sormak isteyen varsa c.taybas@gmail.com'a mail atabilirler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.