Apandis Ameliyatı Parkinson Hastalığı Riskini Azaltıyor

Apandis Ameliyatı Parkinson Hastalığı Riskini Azaltıyor

Apandis ile ilgili sorun yaşayan hastaların birçoğu apandis ameliyatı olurlar ve bu organlarını aldırırlar. Cerrahlar apandisin sağlık açısından risk oluşturduğu durumlarda apandisi alabilirler. Ancak Parkinson hastalığının kökeni ile ilgili yapılan bir çalışmada apandis ameliyatı olan hastalarda Parkinson’a yakalanma ihtimalinin daha düşük olduğu görüldü. Sindirim sistemi ile beyin hastalıkları arasında bir ilişki olduğu yavaş yavaş ortaya çıkmaya başlamıştı. Parkinson hastalığının ortaya çıkmasındaki etkenlerden biri sindirim sisteminde bulunuyor olabilir.

Parkinson hastalığı beyin hücrelerinin zaman içinde ölmesine neden olan bir nörodejeneratif hastalıktır. Parkinson hastalığının en önemli belirtisi hastaların hareket etmede zorluk çekmesidir. Araştırma 31 Ekim 2018’de Science Translational Medicine dergisinde yayınlandı ve büyük ses getirdi. Apandis ameliyatı ile apandisini aldıran hastaların Parkinson hastalığına yakalanma oranı %19 – 25 daha azdı. Bu oldukça yüksek bir oranı oluşturuyor. Görünen o ki, apandis Parkinson hastalığı ile ilgili bazı proteinlerin çıkış noktası olabilir.

Parkinson’un Apandiste Başladığından Şüphe Ediliyordu

Parkinson hastalığının sindirim sisteminde başladığı daha önce başka araştırmalarda gösterilmişti. Hatta doğrudan hedef tahtasına apandisi bile koymuşlardı. Ancak bu araştırma şimdiye kadar yapılmış en geniş kapsamlı çalışmalardan biri olma özelliği taşıyor. Artık Parkinson hastalığının köklerinden birinin apandiste yattığını daha kesin bir şekilde biliyoruz. Apandis ameliyatı olmak da Parkinson hastalığından korunmada biraz etkili oluyor.

İsveç, Kanada ve Amerika’daki araştırma merkezlerinin ortaklaşa yürüttüğü bu proje için İsveç’te 1,6 milyon insanın sağlık bilgileri kullanıldı. Çalışmanın ilk aşamasında İsveç vatandaşlarının sağlık bilgileri ile Parkinson hastası farklı uluslardan 849 kişinin sağlık bilgileri iki büyük veri tabanında toplandı. Her iki veri tabanında apandis ameliyatı olan kişiler özel olarak dikkat edildi ve işaretlendi.

849 Parkinson hastası ve 1,6 milyon İsveç vatandaşı üzerinde yapılan incelemelere göre apandis ameliyatı olanlarda Parkinson hastalığı daha az görülüyordu. Genç yaşta apandisini aldıran Parkinson hastalarının sayısı aldırmayanlara göre %19 daha az çıktı. Dahası, Parkinson hastalığı ortaya çıkacaksa bile apandisi aldıranlarda 3,6 yıl daha sonra ortaya çıktı.

Kırsalda veya Şehirde Yaşamak Fark Ediyor

Apandis ameliyatı ile Parkinson hastalığı riskinin düşürülebileceği kesin olarak gösterildi ama çalışmanın sonuçları bununla bitmiyor. Amerika’da Van Andel Araştırma Enstitüsü’nde çalışan Viviane Labrie ve ekibi kırsal alanda ve şehirde yaşayan insanlar arasında önemli bir fark buldu. Apandis ameliyatı olan kişilerin yaş, cinsiyet ve nerede yaşadığı gibi demografik özelliklerine bakıldı. Apandisini aldıran ve kırsal alanda yaşayanlar şehirde yaşayanlardan %25 daha az Parkinson hastalığına yakalanıyordu. Köyden kente göçmenin bir olumsuz sonucu daha çıktı. Aslında Parkinson hastalığı kırsal kesimde daha yaygın olarak görülür. Uzmanlar sürekli tarım ilaçlarına maruz kalmanın hastalığı tetiklediğini düşünüyorlardı. Ancak buna rağmen apandisini aldıranlarda şehirliler daha fazla dezavantaja sahipler.

Apandis Ameliyatı Neden Parkinson Hastalığını Engelliyor?

Parkinson hastalığının moleküler düzeyde en büyük belirteci Lewy cisimcikleridir. Bunlar nöronlar etrafında birikir ve nöronların nörotransmitter gibi kimyasal molekülleri salgılamasını engeller. Nöronlar aralarında bu tür moleküller vasıtasıyla iletişim kurarlar. İş arkadaşlarınızla haberleşemezseniz ne olur, işleriniz düzgün gitmez. Sürekli aksaklıklar ortaya çıkar. Nöronlarda da durum böyledir. Zaman içinde düşünme ve hareket mekanizmasında aksaklıklar ortaya çıkar. Lewy cisimcikleri alfa-sinüklein adlı anormal şekle sahip proteinlerden oluşan yapılardır.

Araştırmanın ikinci bölümünde ekip apandis ile Parkinson hastalığı arasında neden sonuç ilişkisi kurmaya çalıştı. Labrie ve arkadaşları apandiste Lewy cisimciklerinin temel yapı taşı olan proteinleri aramaya koyuldular. Parkinson hastası olmayan genç ve yaşlı kişilerden topladıkları 48 apandise yakından baktılar. İnflamasyon Parkinson hastalığında ciddi bir risk etkeni olduğundan önce ona baktılar. Bazı apandislerde inflamasyon vardı, bazılarında yoktu.

Apandiste Protein Yığınları Bulundu

Araştırmacılar tüm apandislerde yığınlar haline gelmiş proteinler buldular. Bu yığınlar herkeste bulunuyorsa Parkinson hastalığına neden olan bunlar olamazdı. Parkinson hastalığına yol açabilecek başka bir olmalıydı. Lewy cisimciklerini oluşturan protein yığınlarının apandiste olması Parkinson hastalığına yol açtıkları anlamına gelmiyordu. Araştırmacılar neden orada olduklarını da anlayamadılar.

Apandisin işlevi yakın zamana kadar çok net anlaşılamamıştı. Evrimsel süreçte işlevini kaybetmiş gereksiz bir organ gözüyle bakılıyordu. Ancak son yıllardaki araştırmalarda bağırsaklardaki bakteri florası için yedek bir depo olduğu keşfedildi. Dahası vücuda giren patojenleri tespit eden çok sayıda bağışıklık sistemi hücresinin de barınağıydı. Bu bilgi Labrie’nin kafasında bir soru işareti uyandırdı.

Yanıtlanmayan Sorular

“Neden orada olduğunu anlamadığımız bu protein yığınları bağışıklık sistemiyle alakalı olabilir mi?”

Kesin cevabı bilmiyoruz ama Parkinson hastalığından korunmak için genel cerrahiye başvurmayı düşünmeyin. Araştırmanın bulguları Parkinson hastalığına önlem olarak apendektomi yapılmasının yanlış olduğunu gösteriyor. Apandis ameliyatı Parkinson hastalığını önleyebiliyor ama bu hastalık zaten nüfusun %1’den daha azını etkiliyor. İnsanlar Parkinson hastalığına yakalanırım korkusuyla hemen apendektomi olmaya çalışmamalıdır.

Araştırmacılar Lewy cisimciklerini oluşturan proteinlerin apandiste yığınlar oluşturduğunu buldular ama sindirim sisteminin farklı yerlerinde de olabilirler. Henüz diğer bölgeler incelenmedi. Bir diğer nokta bu protein yığınlarının nasıl oluyor da Parkinson hastalığını tetiklediği bilinmiyor. Acaba sindirim sistemi mi beyni etkiliyor, yoksa beyin mi sindirim sistemini etkiliyor?

Hazırlayan: Çağlayan Taybaş

Kaynaklar

http://stm.sciencemag.org/content/10/465/eaar5280

https://www.livescience.com/63989-appendix-protein-clumps-parkinsons.html


Çağlayan Taybaş

Özgeçmişimle ilgili çok geri dönüş aldığım için burayı daha samimi havada yazıyorum. (İnsanlar burayı okuyormuş) Türkiye'nin tarım şehirlerinden Karacabey/Bursa'da dünyaya geldim. İlköğretim ve liseyi orada okudum. Bir ara Bursa Erkek Lisesi maceram da var. Üniversitede İzmir Yüksek Teknoloji, Moleküler Biyoloji ve Genetik bölümünü kazandım. Hayatımdaki en kritik viraj sanırım buydu. Şu an Roche'a bağlı olarak Koç Üniversitesi ve Cerrahpaşa hastanelerinde klinik araştırma koordinatörüyüm. Ayrıca İstanbul Üniversitesi'nde ekonomi (açık öğretim) okuyorum. Lisans hayatım boyunca İYTE, Sabancı Üniversitesi ve Dresden Teknoloji Enstitüsü'nün seçkin laboratuvarlarında çok değerli hocalarla çalıştım. Katıldığım kongrelerde 6 poster sunumu, 1 sözlü sunum yapıp ve lisansın son yılında "Gündelik Hayata Sinirbilimsel Yaklaşımlar" adlı kitabımı yayınladım. Sadece PCR, SDS-Page bilmenin pek faydası olmayacağını erken farkettiğimden kendimi farklı alanlarda geliştirdim. Programlama konusunda özel ders aldım, staj yaptım. Bilim yazarlığına giriştim. Photoshop, web tasarımı öğrendim. 2.5 sene ney eğitimi aldım. Okulda satranç kulübüne üye oldum. Piyon düz gider/çapraz yer ile başladık, çok yol katettik. Satranç hayata bakışımı değiştirdi. Almanca, Japonca öğrenmeye çalıştım. Almancayı hâlâ öğrenmeye çalışıyorum. Hepsi çok işime yaradı. Mezun olduktan sonra askere gitmeden önce sinirbilim.org'u kurdum. Şu an iş hayatım çok yoğun olduğu için eskisi gibi yazamıyorum. Yine iyi idare ettiğimizi düşünüyorum. Bana herhangi bir soru sormak isteyen varsa c.taybas@gmail.com'a mail atabilirler.