Apraksi

Apraksi

Apraksi beynin belirli bölgelerinde oluşan hasarın sebep olduğu nörolojik bir bozukluktur. Hareketi yapma arzusu ve fiziksel yeteneğin olmasına rağmen, öğrenilmiş hareketleri yapma veya yerine getirme becerisinin kaybı ile karakterizedir. Komut üzerine yüz hareketlerinin yapılamaz. Örneğin dudak yalama, öksürme veya göz kırpma gibi öğrenilmiş karmaşık görevlerin doğru sırada gerçekleştirilmesi mümkün değildir. Apraksi yaşayan bir kişi ayakkabıları giymeden önce çorapları giymekte veya konuşmak için gerekli hareketlerin planlanmasında güçlük çekebilir.

Apraksi Belirtileri

Apraksi, motor planlamanın bir bozukluğu olup edinilmiş veya gelişimsel olabilir. Edinilmiş konuşma apraksisi ve çocukluk çağı konuşma apraksisinin belirtileri arasında tutarsız seslendirme hataları, doğru seslendirme pozisyonunun bulunması için ağız hareketlerinin elle aranması, artan sözcük ve deyiş uzunluğu ile artan hatalar bulunur. Edinilmiş konuşma apraksisi önceden edinilmiş konuşma seviyelerinin kaybını içerir. Bir seviyeye kadar konuşma becerisi edinmiş yetişkinlerde ve çocuklarda gerçekleşir. Çocukluk çağı konuşma apraksisinin tersine edinilmiş konuşma apraksisi tipik olarak inme, tümör veya bir başka bilinmeyen nörolojik hastalık veya yaralanmanın sonucudur. Bu rahatsızlığın tedavisinde yararlı hiçbir ilaç geliştirilememiştir.

Apraksi çoğu zaman beynin sol yarımküresinde meydana gelen bir lezyon yüzünden ortaya çıkıyor. Özellikle frontal ve parietal loblarda meydana gelen hasarlar çok önemlidir. Bu lezyonlar ise felç, kafa çarpmaları veya Alzheimer, Parkinson hastalığı gibi nörodejeneratif hastalıklar sonucu oluşur. Sağ yarımkürede oluşan lezyonlar da bazen apraksiye neden olabilir.

Apraksi Tedavisi

Apraksinin tedavisinde kişilere konuşma terapisi ve fiziksel terapi gibi yöntemler uygulanır. Bu tedavi yöntemlerinin üstüne çok fazla düşülmez çünkü kişi günlük hayatta otomatik hareketleri yapabildiği için hayatına böyle devam edebileceğini düşünür. Apraksi hastaları günlük hayatlarında etraflarına az da olsa bağımlı olmaktan kurtulamazlar. Yapılan araştırmalar apraksinin tedavi edilmesinin çok zor ve nadir olduğunu gösteriyor. Ancak doğru terapilerle hastanın yaşam kalitesi çok artırılabilir. Örneğin yüz mimiklerini oynatmayı içeren bir rehabilitasyon programının hastalar için çok faydalı olduğu görülmüştür. Ayrıca hastaların elektronik aletleri kullanma becerilerinin artırılması hayatlarını çok kolaylaştırabilir. Tedavilerin temel amacı konuşmak için olan motor hareketlerin düzeltilmesidir. Tedavi süreci seslerin nasıl çıkacağı ile ilgilenmez. Tedavide belirli kelimelerin tekrar edilmesi ve konuşmanın akıcılığı sağlanmaya çalışılır.

Hazırlayan: Damla Uludağ


Damla Uludağ

Damla Uludağ, 1995 yılında İstanbul’da doğmuştur. Eğitim hayatını İstanbul Medipol Üniversitesi’nde sürdürmektedir. Devam eden üniversite hayatında fizyoloji tutkunu olan Damla, bu alanı sinirbilim ile bir bütün haline getirmek istemektedir. Sinirbilime olan ilgisi “Geleceğin Bilimi” platformunda hala aktif olduğu sinirbilim atölyesi sayesinde daha çok artmıştır. Sinirbilim adına düzenlenen “404 NeuroScienceFound” isimli panelde beyin plastisitesi üzerine sözlü sunum yapmıştır. Gelecek dergisinde yayınlanmak üzere sinirbilim alanı ile ilgili “Sirkadiyen Ritim” konulu yazısını yazmıştır ve bu derginin yaşam bilimleri editörlerindendir. Aynı zamanda çizim ve müzik ile amatör olarak ilgilenmektedir. Hücresel sinirbilim alanındaki tüm konularda merakı ve araştırma isteği vardır. “Hücresel işleyiş mekanizmaları ile ruhaniyetimizin üzerine giydirilmiş mükemmel örtünün tanımının detaylandırılması” için tüm azmini ortaya koymak istemektedir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.