Dayak Çözüm Değil! Ara Verme Yöntemini Deneyin

Dayak Çözüm Değil! Ara Verme Yöntemini Deneyin

Anne babaların, abilerin ve ablaların çocuklar ile ilgili şikayet ettikleri en büyük konu onların söz dinlememeleridir. 5-6 yaşlarında bir yakını olanlar bilir, inatçı çocuklar hayatı size zindan ederler. İlla ki kendi istedikleri olsun ister, arzu ettikleri şeyleri yaptırana kadar ellerinden geleni yaparlar. Sürekli ağlayan ve bağıran bir çocukla baş etmek kolay değildir. Ebeveynler ve büyük kardeşler çoğu kez dayak atarak çocuğu sindirmeye çalışır ama bu çocukta büyük hasarlara sebep olabilir. O zaman ne yapacağız?

Psikologlar hiç itaat etmeyen çocukların inatçı itirazlarını azaltmak için anne ve babaların edimsel koşullanma konusunda eğitim almasını tavsiye ediyorlar. Çocukların davranışlarını değiştirmek için birçok teknik var; sözel övgünün kullanımı, olumlu davranışların artmasını sağlamak için ilgi göstermek, istenmeyen davranışların ortadan kalkması için olumsuz cezalandırmaya başvurmak. Biz bu yazımızda olumsuz cezalandırmanın bir türü olan ara verme yönteminden bahsedeceğiz.

Ara verme, istenmeyen bir davranışın ardından, pekiştirici uyarıların ortadan kaldırıldığı bir olumsuz cezalandırma türüdür. Bu ortadan kaldırma, arzu edilmeyen davranışın tekrarlanma ihtimalini azaltır. Bu yöntemde amaç çocuğun kendi kendine hatasını farkedip davranış değişimini içeriden sağlamaktır.

Bir anne, 4 yaşındaki kızının her şeye hayır demesinden şikayetçi olduğu için klinik psikoloğuna başvurdu ve ne yapmaları gerektiğini sordu. Klinik psikologları ise ara verme tekniği ile bu sorunu aşabileceklerini söylediğinde ebeveynler çok mutlu oldu. 6 haftalık bir sürece başladılar ve çift, psikologlarının her dediğini uyguladı.

Psikolog öncelikle annelerin her zamanki isteklerinde bulunmalarını izledi ve çocuğun itiraz etme oranını kaydetti. Bu kısım temel düzeydir. Öncelikle çocuğun ne kadar asi ve söz dinlemez olduğu tespit edilir. Bunun ardından anneye istekte bulunurken sakin olmasını ve çocuk hayır dediğinde kızmaması öğütlendi.

4 yaşındaki kız çocuğu annesinin isteklerine yine karşı çıkıyordu ama annesi bu sefer ara verme yöntemini uygulamaya başladı. Kız itiraz ettiği zaman annesi onu başka bir odanın bir köşesine götürerek hiçbir şey yapmadan 1 dakika boyunca (televizyon, kitap ya da oyuncak yok) sessizce, yüzü duvara dönük şekilde oturtuyordu. 1 dakikalık cezası bittiğinde çocuk tekrar annesinin yanına dönüyordu. Ara verme yönteminin ilk basamağında anne çocuğunun her itaatsizliğini bu şekilde cezalandırıyordu.

Zamanla kızın davranışlarında olumlu değişimler görülmeye başlandı ve bazen annesinin isteklerine “evet” demeye başladı. Kız ne zaman annesinin bir isteğini yapsa annesi onu övgüyle ödüllendiriyordu, itaatsizlik ettiğinde ise aynı ceza tekrarlanıyordu. Bütün bunların hepsi evde haftalarca tekrarlandı.

Anne ara verme yöntemini kullanmaya başladıktan sonra zaman içinde çocuk itiraz etmemeye ve daha fazla söz dinlemeye başladı. Temel düzeyde neredeyse hiçbir isteği kabul etmeyen, hiç laf dinlemeyen kız 6 hafta sonunda annesinin her isteğine evet diyordu. Tabiri caizse mum gibi olmuştu. Değişim muazzamdı. Annesi çocuğunu hiç dövmemişti, sadece onun hatasını farketmesini sağlamıştı.

Psikologlar çocukları dövmenin çok yanlış olduğunu ve onlarda travma yaratabileceğini belirtiyor. Onlara sözünüzü dinletmek için dövmek yerine ara verme yöntemi gibi teknikleri kullanarak çok daha etkili sonuçlar alabilirsiniz. Çocuğunuza dayak attığınız zaman o an için sizin sözünüzü dinleyecek ve isteğinizi yapacaktır ama böyle nereye kadar gidebilirsiniz? 5 yaşında ondan istediğiniz bir şeyi yapmadığında bir tane vurdunuz ve istediğiniz şeyi yaptı veya istemediğiniz şeyi yapmadı. 10 yaşında aynı şeyi yaşadığınızda bir daha dayağa başvurdunuz diyelim. 20, 30 yaşında da mı döveceksiniz?

Hazırlayan: Çağlayan Taybaş

Kaynak: Psikolojiye Giriş – Rod Plotnik


Çağlayan Taybaş

İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü, Moleküler Biyoloji ve Genetik mezunuyum. Şu an Johnson & Johnson'a bağlı olarak Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları hastanesinde klinik araştırma koordinatörü olarak çalışıyorum. Ayrıca İstanbul Üniversitesi'nde ekonomi (açık öğretim) okuyorum. Lisans hayatım boyunca laboratuvarın yanında bilim yazarlığı, programlama, ney ve satranç ile uğraştım. Mezun olduktan sonra askere gitmeden önce sinirbilim.org'u kurdum. Şu an iş hayatım çok yoğun olduğu için eskisi gibi yazamıyorum. Yine iyi idare ettiğimizi düşünüyorum. Bana herhangi bir soru sormak isteyen varsa c.taybas@gmail.com'a mail atabilirler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.