Aziz Sancar Sigaranın DNA’ya Verdiği Zararları Haritaladı

 

Aziz Sancar ve Ekibi Sigaranın DNA'ya Verdiği Zararları Haritaladı

Sürekli sigara içen biriyseniz veya etrafınızda sigara bağımlısı yakınlarınız varsa daha dikkatli okuyun. Nobel ödüllü bilim adamı Aziz Sancar önderliğinde UNC Tıp Fakültesi’nden bir ekip sigaranın neden olduğu genetik hasarları ortaya çıkardı. Bilim adamları onlarca yıldır sigara içmenin DNA hasarına ve akciğer kanserine neden olduğunu söylüyordu ama ilk kez bu kanserojen maddenin DNA hasarını genomda yüksek çözünürlükte haritalamak için bir yöntem geliştirildi. Bu çalışmanın öncüleri; Nobel ödüllü Aziz Sancar (MD, PhD) ve UNC Tıp Fakültesi Biyokimya ve Biyofizik dalından Prof. Sarah Graham Kenan.

Ulusal Bilimler Akademisi Bildiriler Kitabı’nda yayınlanan çalışmada, Sancar ve ekibi, ortak bir DNA hasarını takiben oluşan onarımı genom üzerinde haritalamak için kullanışlı bir teknik geliştirdi. Daha sonra bu tekniği, sigara dumanında yüksek oranda bulunan kimyasal kanserojen benzo [a] pirenin (BaP) neden olduğu tüm hasarları haritalamak için kullandılar. UNC Lineberger Kapsamlı Kanser Merkezini üyesi olan Sancar, “Bu, ABD’de kanser ölümlerinin yaklaşık% 30’unu oluşturan bir kanserojen ve biz artık genom üzerinde neden olduğu hasarın geniş bir haritasına sahibiz” dedi.

BaP: En Tehlikeli Kanserojen

Benzo [a] piren; basit, sağlam, karbon açısından zengin bir hidrokarbon ve polisiklik aromatik hidrokarbonlar ailesinin bir üyesidir. Tütün bitkileri gibi yanan organik bileşiklerin bir yan ürünüdür. Orman yangınlarından dizel motorlara ve barbekü ızgaralarına kadar olan günlük yanma biçimleri havaya, toprağa ve yiyeceğimize çok miktarda BaP verir. Ancak günlük hayatta hiçbir şey, bu kanserojeni sigarayla soluyarak aldığımız kadar fazla oranda dokulara gönderemez.

Normalde, toksik bir hidrokarbon kişiye solunum veya yemek yiyerek eriştiğinde, kandaki enzimler daha küçük, daha güvenli moleküllere bölerler. BaP için de bu geçerlidir ancak koruyucu reaksiyonlar aynı zamanda BaP’nin kendisinden daha agresif olduğu ortaya çıkan benzo [α] piren diol epoksit (BPDE) adı verilen bir bileşik üretir. BPDE, DNA ile kimyasal reaksiyona girerek guanin bazı ile çok sıkı bir bağ oluşturur. Bu bağ genlerin artık uygun proteinleri üretemediği ve DNA’nın hücre bölünmesi sırasında düzgün şekilde kopyalanamayacağı anlamına gelir. Bu süreç mutasyon temelli hastalıklarla sonuçlanabilir.

Tedavi Seçenekleri İçin Çalışmalar Sürüyor

Sancar’ın BaP kaynaklı DNA hasarını haritalama yöntemi, bilim insanlarının, hücrelerin hasarı onarmaya çalıştığı genomdaki alanları tanımlamasını sağlayacak. DNA’daki bu hasarın tamir mekanizmasını yine Aziz Sancar, 2015 yılında Nobel ödülü aldığı çalışmasında ortaya koymuştu. Nükleotid eksizyon tamiri olarak bilinen bu mekanizma, DNA’nın hasarlı kısımlarını çıkarıp, özel proteinler ile tamir edilmesini içeriyor.

Bu haritalama tekniği, aşağıdakilere benzer birçok sorunun yanıtlanmasına yardımcı olmalıdır:

  • Ortalama kişinin nükleotid eksizyon tamir kapasitesini bozmak için ne miktarda toksin gerekir?
  • Hangi varyasyonlar ,hangi genlerde insanlara bu DNA hasarını tamir etme konusunda az ya da çok destek oluyor?
  • Başarılı onarımların doğal olarak daha az olası olduğu genom üzerinde belirli izler var mı?

Aziz Sancar: “Bu yeni yöntem, nükleotid eksizyon tamiri ile ilgili her türlü DNA hasarına uygulanabilir”

Sancar, Li ve meslektaşları şimdi diğer çevresel toksinler ile ilişkili DNA hasar onarımını haritaya koymak için yeni tekniği kullanıyor. Bir sonraki projesi, kurutulmuş tahıl ve meyvelerde sıklıkla bulunan “aflatoksin” üzerine odaklanmak. Bu toksinler DNA’ya zarar verir ve gelişmekte olan ülkelerde karaciğer kanserinin başlıca nedenidir.

Hazırlayan: Serap Kaya

Kaynak: http://news.unchealthcare.org/news/2017/june/where-cigarette-smoking2019s-damage-is-done-down-to-your-dna


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.