Bebek Bakmak Büyükannenin Beynini Koruyor

Bebek Bakmak Büyükannenin Beynini Koruyor

Torunlara bakıcılık yapmak ve bebek bakmak büyükannelerin beyinlerini geliştirmelerine yardımcı olabilir ama aşırısı tam ters etki gösteriyor. Yaşları 57 ile 68 arasında değişen Avustralyalı 120 büyükanne üstünde yapılan araştırmalar sonucunda torunlara bakıcılık yapmanın menopoz sonrası dönemde kadınlarda beynin hala dinç kalmasına yardım ettiği ortaya çıktı. Bundan önce yapılan araştırmalarda arkadaş ve akrabalarla sürekli iletişim halinde olmanın bilişsel yetenekleri geliştirdiği biliniyordu.

Haftada En Az 5 Gün Bebek Bakmak Beyni Koruyor

Araştırmacılar haftada bir gün torunlarına bakan kişilerin bilişsel yetenek testlerinde en yüksek başarıyı kaydettiklerini söylüyor. Haftada en az 5 gün torunlarına bakan kişiler ise tam tersine en düşük başarı gösteren grup oldular. Torunlarına çok fazla bakıcılık yapan bu kadınlar hafıza ve zihinsel işlemlerde en kötü puanları kazandılar. Büyükannelerin omuzlarındaki yük arttıkça zihinsel testlerdeki başarıları da buna oranla düşüyordu. Her gün bebek bakıcılığı yapan büyükanneler haftada 1-2 kez yapanlara oranlara torunları tarafından daha fazla isteniyordu ve bu da büyükannenin üstünde bir baskı oluşturuyordu.

Fazlası Zararlı Olabilir

Araştırmanın yayınlandığı Menopause dergisinin editörü biraz büyükannelik yapmanın beyin işlevleri açısından yararlı olabileceğini, fazlasının ise yıkıcı sonuçları doğurabileceğini söylüyor. Kadınlar torunlarına gösterdikleri ilgiyle ilgili ne hissediyorlar ve bu ilgilinin ideal miktarı nedir gibi soruları kendilerine sormalılar.

Hazırlayan: Çağlayan Taybaş

Kaynaklar
  1. http://blog.aarp.org/2014/04/17/grandmas-stay-sharp-by-babysitting-but-dont-overdo-it/
  2. Burn, Katherine F., Henderson, Victor W., Ames, David, Dennerstein, Lorraine, Szoeke, Cassandra. Role of grandparenting in postmenopausal women’s cognitive health: results from the Women’s Healthy Aging Project. 2014. Menopause

Çağlayan Taybaş

Özgeçmişimle ilgili çok geri dönüş aldığım için burayı daha samimi havada yazıyorum. (İnsanlar burayı okuyormuş) Türkiye'nin tarım şehirlerinden Karacabey/Bursa'da dünyaya geldim. İlköğretim ve liseyi orada okudum. Bir ara Bursa Erkek Lisesi maceram da var. Üniversitede İzmir Yüksek Teknoloji, Moleküler Biyoloji ve Genetik bölümünü kazandım. Hayatımdaki en kritik viraj sanırım buydu. Şu an Roche'a bağlı olarak Koç Üniversitesi ve Cerrahpaşa hastanelerinde klinik araştırma koordinatörüyüm. Ayrıca İstanbul Üniversitesi'nde ekonomi (açık öğretim) okuyorum. Lisans hayatım boyunca İYTE, Sabancı Üniversitesi ve Dresden Teknoloji Enstitüsü'nün seçkin laboratuvarlarında çok değerli hocalarla çalıştım. Katıldığım kongrelerde 6 poster sunumu, 1 sözlü sunum yapıp ve lisansın son yılında "Gündelik Hayata Sinirbilimsel Yaklaşımlar" adlı kitabımı yayınladım. Sadece PCR, SDS-Page bilmenin pek faydası olmayacağını erken farkettiğimden kendimi farklı alanlarda geliştirdim. Programlama konusunda özel ders aldım, staj yaptım. Bilim yazarlığına giriştim. Photoshop, web tasarımı öğrendim. 2.5 sene ney eğitimi aldım. Okulda satranç kulübüne üye oldum. Piyon düz gider/çapraz yer ile başladık, çok yol katettik. Satranç hayata bakışımı değiştirdi. Almanca, Japonca öğrenmeye çalıştım. Almancayı hâlâ öğrenmeye çalışıyorum. Hepsi çok işime yaradı. Mezun olduktan sonra askere gitmeden önce sinirbilim.org'u kurdum. Şu an iş hayatım çok yoğun olduğu için eskisi gibi yazamıyorum. Yine iyi idare ettiğimizi düşünüyorum. Bana herhangi bir soru sormak isteyen varsa c.taybas@gmail.com'a mail atabilirler.