Beyin Damarları

Beyin Damarları

Görsel beyin damarlarının sıvı plastik kullanılarak oluşturulmuş bir kalıbı. Önce bir hayvanın beyin damarları içerisine sıvı plastiği enjekte ediyorsunuz ve plastik her yeri doldurduktan sonra beyin dokusu eritilip geriye bu damar kalıbı kalıyor.

Bu tür kalıplar beyni anlamamızda çok büyük önem taşıyor. Beyin dakika 750 ml kan alıyor ve vücut oksijeninin 5’te 1’ini tüketiyor. Beyni diğer organlardan ayıran başka bir özellik kan beyin bariyeridir. Kan beyin bariyerinin küçük gözenekleri sayesinde bütün maddeler beyne ulaşamıyor. Çok yüksek bir seçiçi geçirgenliğe sahip olan kan beyin bariyeri zararlı mikroorganizmaları ve kimyasal maddeleri nöronlardan uzak tutuyor.

Beyin Damarları Kan Taşımaktan Fazlasını Yapıyor

Beyin damarları nöronlara ve glia hücrelerine oksijen ve glikoz taşımaktan çok daha fazlasını yapıyor. Beynin gelişimi boyunca nöronların düzenlenmesinde ve kök hücrelerin uyarılmasında da aktif rol alıyor.  Los Angeles California Üniversitesi’nde yapılan araştırmalar kan damarlarının anne karnında bebeğin beyin gelişimi üzerindeki birçok etkisini daha keşfetti. Elde edilen bulgulara göre beyin damarları nöral kök hücrelerin üretilmesini tetikleyerek beynin büyüme ve gelişmesinde rol oynuyor.

Beyin Damarları Nasıl Kontrol Ediliyor?

Bu kadar karmaşık bir damar ağında basıncı kontrol etmek de hiç kolay değildir. Beynin küçük bir bölümünde ufak bir tıkanma basıncı hemen değiştirip ölümcül sonuçlara yol açabilir. Beyindeki iç kanamanın diğer organlardaki iç kanamadan farkı nöronların tekrar bölünememesidir. Ayrıca bir nöron öldükten sonra yerine başka bir nöron gelse bile aynı sinaptik bağlantılara sahip olmayacağı için beynin korunması elzem önem taşır.

Beyin damarlarının basıncının düzenlenmesine birkaç sistem katılır. Bunlardan biri olan baroreseptör sistemi, bir kontrol sisteminin basit ve mükemmel bir örneğidir. Boyundaki aort damarının duvarında bulunan çok sayıdaki sinir reseptörü, baroreseptör adını alır ve arter duvarının gerilmesiyle uyarılır. Arteryel basınç arttığı zaman baroreseptörler beyin medullasına bir dizi impuls gönderir. Bu bölgeye gelen uyarılar vazomotor merkezi inhibe eder, sempatik sinirler aracılığıyla kalbe ve kan damarlarına giden uyarıların sayısı azalır. Bu aksiyon potansiyellerin azalması kalbin pompa faaliyetini azaltır ve kanın damarlardan akışını kolaylaştırır. Bu iki etken birlikte damarlardaki kan basıncının normale dönmesini sağlar.

Hazırlayan: Çağlayan Taybaş

Kaynak: http://bit.ly/20SCaVi


Çağlayan Taybaş

İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü, Moleküler Biyoloji ve Genetik mezunuyum. Şu an Johnson & Johnson'a bağlı olarak Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları hastanesinde klinik araştırma koordinatörü olarak çalışıyorum. Ayrıca İstanbul Üniversitesi'nde ekonomi (açık öğretim) okuyorum. Lisans hayatım boyunca laboratuvarın yanında bilim yazarlığı, programlama, ney ve satranç ile uğraştım. Mezun olduktan sonra askere gitmeden önce sinirbilim.org'u kurdum. Şu an iş hayatım çok yoğun olduğu için eskisi gibi yazamıyorum. Yine iyi idare ettiğimizi düşünüyorum. Bana herhangi bir soru sormak isteyen varsa c.taybas@gmail.com'a mail atabilirler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.