Beyin Gelişimi ve Bilişsel İşlevler

Beyin Gelişimi ve Bilişsel İşlevler

İnsan beyni doğumdan itibaren zaman içinde yeni beceriler ve işlevler kazanır. Şekilde beyin gelişimi ve bazı beyin işlevlerinin ne zaman ortaya çıktığı gösteriliyor. İnsan beyninin doğum sonrası ilk yılları inanılmaz yoğun geçer. Beyin gelişimi açısından ilk birkaç yıl her saniye 700 sinaps oluşturulur. Hem bebeğin genleri hem de çevreden edinilen tecrübeler sayesinde beyin zaman içinde şekillenir ve 10-15 yıl sonra yetenek dediğimiz kavram oluşturulur. Birçok kişinin “Allah vergisi” diyerek uydurduğu yeteneklerin küçük bir bölümü genlerden büyük bölümü ise bu erken yaştaki tecrübelerden kaynaklanır.

Beyin Gelişimi Konusunda Kendimizi Eğitmeliyiz

Aslında bebek beynini yeterince iyi bilmediğimizden toplumsal olarak kaliteli, bilinçli bireyler yetiştiremiyoruz. Bebeği televizyon başına koyarak veya ayakta sallayarak uyutmakla bebeğin beynini uyuşturuyor, daha ilk yıllarından ona en büyük kötülüğü yapıyoruz.

Her saniye 700 nöron bağlantısı!! Bu her saniye beyinde 700 bilgi girişi oluyor demek. 3 yaşına geldiğinde beyindeki sinaps sayısı 50 trilyondan 1 katrilyona çıkıyor. Bu süre zarfını bilinçli bir şekilde bebeklerin eğitimine harcarsak 2-3 nesil sonra Türkiye dahiler ülkesi olacaktır. Bebek elbette oyun oynamalı ancak gördüğü, duyduğu, dokunduğu her şey onun yararına olmalı, zekasını bir kademe yukarı taşımalıdır.

Doğum öncesi gelişim ve erken bebeklik boyunca, tüm vücudun olağanüstü bir oranını baş oluşturur. Bebeğin kafaya yakın olan vücut bölümlerinin ayaklara yakın olan vücut bölümlerinden önce geliştiği sefalokaudal evrede vücudun en erken büyümesi baş kısmında gerçekleşir.  Bu dönemde, fiziksel büyüme ve özelliklerin farklılaşması yukarıdan aşağıya doğru aşama aşama ilerler. Aynı örüntüye baş bölgesinde de rastlarız. Başın gözler ve beyin gibi üst kısımları, çene gibi aşağı kısımlardan daha hızlı büyür.

Beyin Gelişimi Tüm Bölgeler İçin Aynı Değildir

Motor gelişim, genellikle sefalokaudal ilkesine göre ilerler. Örneğin, bebekler gövdelerini kontrol edemeden önce nesneleri görürler ve emeklemeden veya yürümeden çok önce ellerini kullanabilirler. Fakat gelişim katı bir model izlemez. Bir çalışmada bebeklerin oyuncaklarına ellerinden önce ayaklarıyla ulaşmaya çalıştıklarını bulmuştur. Ortalama olarak bebekler oyuncaklarına 12 haftalık iken ayaklarıyla, 16 haftalık iken elleriyle ilk kez dokunur.

Beynin gelişimsel şablonlarından bahsedecek olursak, öncelikle bebeğin beyninin doğumda ağırlığının beynin yetişkinliğindeki ağırlığının yaklaşık olarak %25’idir. İkinci doğum gününde ise bu oran yaklaşık %75 olur. Ancak beyin gelişimi söz konusu olduğunda her alan aynı hızda büyümez.

Bilim insanları beyin gelişimi izlemek için beynin bölgelerini birçok yolla analiz eder ve sınıflandırır. Bu bölgelerden biri önbeyindir. Bu parça, içinde serebral korteksi ve diğer birçok yapıyı bulunduruyor. Serebral korteks, önbeyni buruşuk bir şapka gibi kaplar. İki yarım parçadan (yarımküre) oluşur. Korteksteki şerit (girus) ve çukurları (sulkus) temel alarak, bilim insanları her yarımkürede lob adı verilen dört temel bölgeyi tanımladı.

Önbeyin 4 Bölgeden Oluşur

Frontal loblar, istemlli hareket, düşünme, kişilik ve amaçlı olmayla ilgilidir.

Oksipital loblar, görme ile ilişkilidir.

Temporal loblar duymada, dil süreçlerinde ve bellekte aktif rol alırlar.

Parietal loblar mekansal yer bulma, dikkat ve motor kontrolde önemli görevler üstlenirler.

Bu beyin bölümleri arasında frontal lob 25 yaşına kadar gelişim gösterirken, diğer loblar ondan çok daha önce olgunlaşır.

Hazırlayan: Çağlayan Taybaş

Kaynak: http://bit.ly/1PCHLIe

Bilgi paylaştıkça çoğalır 🙂 Arkadaşlarınla paylaşmak ister misin?
0

Çağlayan Taybaş

Özgeçmişimle ilgili çok geri dönüş aldığım için burayı daha samimi havada yazıyorum. (İnsanlar burayı okuyormuş) Türkiye'nin tarım şehirlerinden Karacabey/Bursa'da dünyaya geldim. İlköğretim ve liseyi orada okudum. Bir ara Bursa Erkek Lisesi maceram da var. Üniversitede İzmir Yüksek Teknoloji, Moleküler Biyoloji ve Genetik bölümünü kazandım. Hayatımdaki en kritik viraj sanırım buydu. Şu an Roche'a bağlı olarak Koç Üniversitesi ve Cerrahpaşa hastanelerinde klinik araştırma koordinatörüyüm. Ayrıca İstanbul Üniversitesi'nde ekonomi (açık öğretim) okuyorum. Lisans hayatım boyunca İYTE, Sabancı Üniversitesi ve Dresden Teknoloji Enstitüsü'nün seçkin laboratuvarlarında çok değerli hocalarla çalıştım. Katıldığım kongrelerde 6 poster sunumu, 1 sözlü sunum yapıp ve lisansın son yılında "Gündelik Hayata Sinirbilimsel Yaklaşımlar" adlı kitabımı yayınladım. Sadece PCR, SDS-Page bilmenin pek faydası olmayacağını erken farkettiğimden kendimi farklı alanlarda geliştirdim. Programlama konusunda özel ders aldım, staj yaptım. Bilim yazarlığına giriştim. Photoshop, web tasarımı öğrendim. 2.5 sene ney eğitimi aldım. Okulda satranç kulübüne üye oldum. Piyon düz gider/çapraz yer ile başladık, çok yol katettik. Satranç hayata bakışımı değiştirdi. Almanca, Japonca öğrenmeye çalıştım. Almancayı hâlâ öğrenmeye çalışıyorum. Hepsi çok işime yaradı. Mezun olduktan sonra askere gitmeden önce sinirbilim.org'u kurdum. Şu an iş hayatım çok yoğun olduğu için eskisi gibi yazamıyorum. Yine iyi idare ettiğimizi düşünüyorum. Bana herhangi bir soru sormak isteyen varsa c.taybas@gmail.com'a mail atabilirler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.