Beyin Lobları Kaç Tanedir ve Görevleri Nedir?

Beyin Lobları Kaç Tanedir ve Görevleri Nedir?

Beyin anatomisini lisedeki biyoloji dersinden hatırlıyor olabilirsiniz. Beyin lobları çok sayıda kitaba konu olmuş, farklı işlevleri olan bölgelerdir. İnsan beyninin en fazla yer kaplayan bölümü serebrumdur. Beyin dendiğinde herkesin aklına serebrum gelir ancak bir de beyincik vardır. Beyincik, serebrumdan farklı bir yapıdır. Maalesef Hürriyet gibi bir gazete bile beyinciği beyin lobları arasında gösteriyor. Beyin lobları sadece serebrumun içinde bulunur. Bunun yanında bir de beyin yarım küreleri (hemisfer) vardır.

Beyin loblarının sayısı kaynaklarda farklı sayılarda belirtiliyor. Temelde 4 lob vardır: frontal, temporal, oksipital ve parietal lob. Frontal lob beynin ön bölümünde bulunur. Temporal lob kulaklarımızın arkasında beynin iki yanında bulunur. Parietal lob beynin üst arka bölgesinde yer alır ve oksipital lob da beynin tam arka bölümünde bulunur. Terminologia Anatomica (1998) ve Terminologia Neuroanatomica (2017) kaynakları serebrumu 6 loba ayırmıştır. Temel 4 loba ilave olarak limbik lob ve insular korteksi dahil etmiştir. Biz burada 4 lobtan bahsedeceğiz.

Beyin Lobları

Frontal Lob

Beynin ön bölgesinde yer alan frontal lob temporal lobun üstünde, parietal lobun önünde bulunur. Merkezi sulkus sayesinde parietal lobdan, Sylvian fissürü (lateral sulkus) sayesinde parietal lobdan ayrılır. Serebral korteksteki kıvrımlara girus, derin yarıklara da sulkus denir. Burada bunu da belirtelim. İstemli hareketlerimizin çıkış kaynağı olan birincil motor korteks frontal lobun arkadaki sınır bölgesi olan presantral girusta bulunur.

Sinirbilim tarihinde bir dönüm noktası olan Phineas Gage vakası frontal lobun ve korteksin çalışmadığında neler olabileceğini çok iyi gösterdi. 1848 yılında Gage ve arkadaşları barutla kayaları parçalarken yanlışlık kumu ve barutu sıkıştırdığı demir levye yüzüne saplandı. Sol gözünden girip beyninin ön bölümünü parçalayan demir levye Gage’i öldürmedi ama onda ciddi hasarlar yarattı. Bu kazadan sonra düzenli ve çalışkan Gage gitmiş, yerine serseri, sorumsuz bir Gage gelmişti.

Frontal Lobun İşlevleri

Frontal lob genellikle üst düzey işlevlerin gerçekleştiği bölümdür. Üst düzeyden kastımız diğer canlılardan çok daha iyi yaptığımız idari işlevlerdir. Örneğin problem çözme becerileri, kişilik, huy, planlama ve mantıksal temellendirme gibi işlevler frontal lobda gerçekleştirilir. Frontotemporal demans gibi hastalıklarda frontal lob nöronları ölmeye başladığından bu hastalarda ilk görülen işaretler kişilik değişimidir.

Beyinde çok sayıda nörotransmitter kullanılır. Kullanılan nörotransmitterlerin miktarı ve çeşidi beyin lobları arasında farklılık gösterebilir. Glutamat ve GABA frontal lobda en çok kullanılan nörotransmitterlerdir. Glutamat nöronları aktive eder, harekete geçirir. GABA ise nöronların susturulmasını sağlar. Ayrıca dopaminin bağlandığı nöronların çoğu frontal lobda bulunur. Dopamin ödül duygusu, motivasyon, kısa süreli bellek ve planlamada önemli görevler üstlenir. Prefrontal korteksteki dopamin faaliyetini azaltan bir gen değişikliği kişilerin hafızalarının daha kötü çalışmasına yol açabiliyor.

Parietal Lob

Parietal lob beynin orta bölümünde oksipital lobun üstünde, frontal lobun gerisinde bulunur. Duyu nöronlarından gelen çeşitli his ve sinyallerin birleştirilip yorumlanmasından sorumludur. Beden duyu korteksi gibi duyu organlarından gelen bilgilerin işlendiği bölümleri barındırır. Hepimiz bildiği 5 duyu organından gelen bilgiler buraya gelir. Bununla birlikte proprioreseptör gibi iç organlarımızın durumunu algılayan reseptörler de parietal loba sinyal gönderir. Bir asansör aşağı inerken onun aşağı indiğini hissederiz. Gözümüz kapalı bir halde ayak baş parmağımızı tutabiliriz. Bütün bunlar proprioreseptörler sayesinde olur. Vücuttan beyne gelen duyu sinyalleri önce talamusa gider, buradan parietal kortekse aktarılır. Parietal lobun bazı alanları da dilin işlenmesinden sorumludur.

Oksipital Lob

Beynin arka tarafından yer alan oksipital lob beynin görsel bilgiyi işleme merkezidir. Büyük bir bölümünü görme korteksi oluşturur. Görme korteksi (visual cortex) çalışması nispeten daha kolay olduğu için sinirbilim alanında çokça araştırılmıştır. Dışarıdan gelen ışık gözde elektriksel sinyallere dönüştürülür ve optik sinirler vasıtasıyla birincil görme korteksinde işlenir. Birincil görme korteksine V1 alanı denir. V1’de işlenen sinyaller V2’ye aktarılır ve bu böyle devam eder.

Görme korteksinin her katmanında görme sinyallerinin farklı bir özelliği işlenir. V1’in haricinde gözden gelen sinyalleri işleyen çok sayıda bölge bulunur. Bunlar hareketi, rengi algılama, 3 boyutlu görüşü oluşturma, mesafeyi ölçme gibi farklı işlevlere sahiptir.

Temporal Lob

Temporal lob beynin yan taraflarında kulaklarımızın arkasındaki bölgedir. Çok sayıda farklı işlevi olan beyin bölgesine sahiptir. Örneğin konuşma ve anlamayı sağlayan Broca ve Wernicke alanları temporal lobdadır. Duyguları düzenlemekle görevli bazı beyin alanları da burada bulunur. Beynin hafıza merkezi hipokampus da temporal lobun orta kısmında yer alır.

Kulaklarımızın hemen arkasında yer alan birincil işitme korteksi kulaklarımızdan gelen işitme sinyallerini alır ve anlamlı bilgiye dönüştürür. Ses dalgaları kulak zarından geçtikten sonra iç kulakta elektriksel sinyallere dönüştürülür. Birincil işitme korteksi kulaklardan ve başka beyin bölgelerinden gelen sinyalleri alır ve duyduğumuz sesleri işlemeye başlar. Bunun yanında yüzleri algılamamızı sağlayan fusiform girusun (V4) bir kısmı temporal lobun diğer kısmı oksipital lobun içindedir.

Hazırlayan: Çağlayan Taybaş

Kaynaklar
  1. https://qbi.uq.edu.au/brain/brain-anatomy/lobes-brain
  2. https://www.verywellmind.com/the-anatomy-of-the-brain-2794895

Çağlayan Taybaş

Özgeçmişimle ilgili çok geri dönüş aldığım için burayı daha samimi havada yazıyorum. (İnsanlar burayı okuyormuş) Türkiye'nin tarım şehirlerinden Karacabey/Bursa'da dünyaya geldim. İlköğretim ve liseyi orada okudum. Bir ara Bursa Erkek Lisesi maceram da var. Üniversitede İzmir Yüksek Teknoloji, Moleküler Biyoloji ve Genetik bölümünü kazandım. Hayatımdaki en kritik viraj sanırım buydu. Şu an Roche'a bağlı olarak Koç Üniversitesi ve Cerrahpaşa hastanelerinde klinik araştırma koordinatörüyüm. Ayrıca İstanbul Üniversitesi'nde ekonomi (açık öğretim) okuyorum. Lisans hayatım boyunca İYTE, Sabancı Üniversitesi ve Dresden Teknoloji Enstitüsü'nün seçkin laboratuvarlarında çok değerli hocalarla çalıştım. Katıldığım kongrelerde 6 poster sunumu, 1 sözlü sunum yapıp ve lisansın son yılında "Gündelik Hayata Sinirbilimsel Yaklaşımlar" adlı kitabımı yayınladım. Sadece PCR, SDS-Page bilmenin pek faydası olmayacağını erken farkettiğimden kendimi farklı alanlarda geliştirdim. Programlama konusunda özel ders aldım, staj yaptım. Bilim yazarlığına giriştim. Photoshop, web tasarımı öğrendim. 2.5 sene ney eğitimi aldım. Okulda satranç kulübüne üye oldum. Piyon düz gider/çapraz yer ile başladık, çok yol katettik. Satranç hayata bakışımı değiştirdi. Almanca, Japonca öğrenmeye çalıştım. Almancayı hâlâ öğrenmeye çalışıyorum. Hepsi çok işime yaradı. Mezun olduktan sonra askere gitmeden önce sinirbilim.org'u kurdum. Şu an iş hayatım çok yoğun olduğu için eskisi gibi yazamıyorum. Yine iyi idare ettiğimizi düşünüyorum. Bana herhangi bir soru sormak isteyen varsa c.taybas@gmail.com'a mail atabilirler.