Öğrenme Esnasında Beyin Uyarımı İle Hafızayı Geliştirmek Mümkün Olabilir Mi?

Öğrenme Esnasında Beyin Uyarımı İle Hafızayı Geliştirmek Mümkün Olabilir Mi

Roma İmparatoru’nun doktoru Scribonius Largus milattan sonra 47 yılında kronik migrenin tedavisinde kendi yöntemini geliştirdi. Torpil balığını hastaların kafa derisine yerleştirerek balığın elektrik şoklarıyla hastanın ağrısını azaltmaya çalışıyordu. Largus doğru yoldaydı aslında. Beynimiz elektrik sinyalleriyle çalışır. Beyin hücreleri birbiriyle iletişim kurarak gün içinde çoğu zaman farkında olmadığımız işlevleri yapmamızı sağlar. Hafıza, düşünme, görme ve duyma gibi süreçler hep beynimizdeki elektriksel faaliyetin sonuçlarıdır.

Beyin uyarımının temelinde beyindeki elektriksel sinyallerin dış uyaranlarla değiştirilmesi yatar. 2000 yılında beyin uyarımı da çok değişti tabii. 47’de torpido balığı ile yapılan beyin uyarımı bugün TMS, tDCS gibi çok özel tekniklerle devam ediyor. Bu yazımızda beynin belirli bölgelerine düşük akımda elektrik verilen tDCS’in etkilerinden bahsedeceğiz. Bu teknik bilgisayar oyuncularından atletlere kadar uzanan geniş bir yelpazede insana uygulanabiliyor. Bilişsel sinirbilim araştırmacıları hala beyin sinyallerine nasıl etki edebileceğimi ve bilişsel süreçlerle hafızayı geliştirmek neler yapabileceğimizi bulmaya çalışıyor.

tDCS ile Hafızayı Geliştirmek

tDCS ile beyni uyarmanın herhangi bir zararı yoktur ve diğer tekniklere kıyasla daha ucuzdur. Bazı bilim insanları nöral bağlantıları değiştirerek nöronların ateşlenme sıklığını artırabileceğine inanıyor. Daha etkin çalışan nöronlar da bilişsel işlevlerin daha güçlü olmasını sağlayacaktır. Tabii şu an için önceliğimiz sağlıklı insanlar değil, rahatsızlığı olan hastalar. Örneğin dikkat eksikliğine bağlı hiperaktivite bozukluğu (DEHB) yaşayanların odaklanamama sorunu vardır. Belki dikkat ile ilgili nöronlar geliştirilip odaklanamama sorunu çözülebilir. Şimdiye kadar yürütülen çalışmalarda tDCS’in etkilerinin kalıcı olmadığı ve istediğimiz sonucu vermediği görüldü. Burada herkesin aklına şu soru geliyor: Acaba yeterince elektrik veriyor muyuz?

Amerika’da New York Üniversitesi’nde çalışan György Buzsáki tDCS ile beyne verilen elektrik akımının ancak %10’unun deriden nöronlara ulaştığını söylüyor. Buzsáki kendi araştırmalarında verilen elektrik miktarının çok azının dokuya nüfuz ettiğini kanıtladı ama tersini gösteren araştırmalar da var. Tek bir tDCS oturumundan sonra bile kan akışının hızlanıp daha fazla nörotransmitter üretildiğine dair kanıtlar da var. Ancak bazı çalışmalar tek bir oturum yerine sürekli uygulanan tDCS’in faydalı olduğunu gösteren çalışmalar da mevcut.

tDCS tekniğinin çalışma ilkeleriyle ilgili sorunlarımızı gidermezsek beyin uyarımı konusunda pek bir ilerleme kaydedemeyeceğiz. Özellikle çalışma grupları arasındaki protokolleri arasındaki tutarsızlıkları ortadan kaldırmalıyız. Örneğin Almanya’daki ekipler 2 mA’lik akımı 20 dakika uyguluyorlar ama İngiltere’de 1.5 mA 15 dakika uygulanıyor. Bu işi belirli standartlara oturup yola koyulmalıyız. Aksi takdirde hiç gelişme kaydedemiyoruz.

Teknolojinin Kullanımı İşleri Kolaylaştırıyor

Son zamanlarda bilişsel eğitimlerde teknoloji daha fazla kullanılır oldu. 2014’te Dresden’de staj yaparken katılımcılara iki farklı hafıza testi uyguluyorduk. Birincisi kağıt, kalem ve belirli malzemeler kullanarak yaptığımız somut nesnelerin olduğu testti. Ancak bu tür testlerde deneyi yapan katılımcıyı pür dikkat izlemek ve sürekli yanıtları not almak zorunda. Oysa bilgisayardan yaptığımız testlerde sonuçlar otomatik olarak kaydediliyor ve grafikleri çıkartılıyordu. Zamanla çoğu bilişsel test sanal ortamda belirli yazılımlar vasıtasıyla yapılacak. Araştırmacılar bilgisayar karşısında katılımcılara bilişsel egzersizler yaptırmayı ve egzersiz sırasında tDCS’in etkisini görmeyi planlıyorlar. Tekniğin nöronların kendiliğinden ateşlenmesine yardımcı olacağı düşünülüyor. Bazı araştırmalar plastisite sürecine giren nöronlarda tDCS’in fayda sağlayabileceğini gösteriyor.

California ve Michigan Üniversitesi’nin yürüttüğü bir çalışmada katılımcılardan çalışma hafızasını geliştirecek egzersizler yapmaları istendi. Laboratuvarda katılımcılar bu egzersizleri yaparken elektrotlar vasıtasıyla beynin belirli bölgelerine tDCS ile hafif elektrik akımları verildi. Yapılan ölçümlerde sonuçlar beklenenden daha karışık ve sınırlı çıktı. Ancak tüm bunlara rağmen elde edilen kanıtlar beyin uyarımının bilişsel egzersizlerle eş zamanlı uygulandığında bilişsel egzersizlerin tek başına yapılmasından daha etkili olduğunu gösteriyor. Hatta aradan bir sene geçtiğinde bile tDCS uygulanan grup, tDCS uygulanmadan sadece bilişsel egzersiz yapan gruptan daha iyi performans gösteriyordu.

Bir Standardı Yakalamak Gerekiyor

tDCS konusunda katetmemiz gereken çok yol var ancak elimizdeki kanıtlar doğru yolda ilerlediğimizi gösteriyor. Şu an için yapmamız gereken şey dünyada beyin uyarımının bir standardını yakalamak ve geniş çaplı araştırmalar yapmak. Örneğin kanser ilaçların klinik araştırmalarında 20-30 ülkede aynı anda tek bir protokol üstünden araştırmalar yapılıyor. Benzer şekilde öğrenme ve hafızayı geliştirmek için de çok sayıda merkezin katıldığı büyük çaplı araştırmalar çok önemli sonuçlar verecektir.

Hazırlayan: Çağlayan Taybaş

Kaynak

https://bit.ly/2JEmqpf

Bilgi paylaştıkça çoğalır 🙂 Arkadaşlarınla paylaşmak ister misin?
0

Çağlayan Taybaş

Özgeçmişimle ilgili çok geri dönüş aldığım için burayı daha samimi havada yazıyorum. (İnsanlar burayı okuyormuş) Türkiye'nin tarım şehirlerinden Karacabey/Bursa'da dünyaya geldim. İlköğretim ve liseyi orada okudum. Bir ara Bursa Erkek Lisesi maceram da var. Üniversitede İzmir Yüksek Teknoloji, Moleküler Biyoloji ve Genetik bölümünü kazandım. Hayatımdaki en kritik viraj sanırım buydu. Şu an Roche'a bağlı olarak Koç Üniversitesi ve Cerrahpaşa hastanelerinde klinik araştırma koordinatörüyüm. Ayrıca İstanbul Üniversitesi'nde ekonomi (açık öğretim) okuyorum. Lisans hayatım boyunca İYTE, Sabancı Üniversitesi ve Dresden Teknoloji Enstitüsü'nün seçkin laboratuvarlarında çok değerli hocalarla çalıştım. Katıldığım kongrelerde 6 poster sunumu, 1 sözlü sunum yapıp ve lisansın son yılında "Gündelik Hayata Sinirbilimsel Yaklaşımlar" adlı kitabımı yayınladım. Sadece PCR, SDS-Page bilmenin pek faydası olmayacağını erken farkettiğimden kendimi farklı alanlarda geliştirdim. Programlama konusunda özel ders aldım, staj yaptım. Bilim yazarlığına giriştim. Photoshop, web tasarımı öğrendim. 2.5 sene ney eğitimi aldım. Okulda satranç kulübüne üye oldum. Piyon düz gider/çapraz yer ile başladık, çok yol katettik. Satranç hayata bakışımı değiştirdi. Almanca, Japonca öğrenmeye çalıştım. Almancayı hâlâ öğrenmeye çalışıyorum. Hepsi çok işime yaradı. Mezun olduktan sonra askere gitmeden önce sinirbilim.org'u kurdum. Şu an iş hayatım çok yoğun olduğu için eskisi gibi yazamıyorum. Yine iyi idare ettiğimizi düşünüyorum. Bana herhangi bir soru sormak isteyen varsa c.taybas@gmail.com'a mail atabilirler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.