Beyinden Beyine İletişim Arayüzleri: Sadece Zihinlerimizle İletişim Kurabilir miyiz?

Beyinden Beyine İletişim Arayüzleri: Sadece Zihinlerimizle İletişim Kurabilir miyiz?

Marlo Morgan’ın “Bir Çift Yürek” kitabında bahsettiği Aborjinlerin, telepatik yollarla neredeyse bizim şimdi telefonlarımızı kullandığımız pratiklikte nasıl iletişim kurduklarını hatırlarsınız. Mesela, kabileden o sırada ormanda olan bir adamla evdekiler telepatiyle karşılıklı konuşuyor ve bir şey hakkında karar verebiliyorlardı. İleride bu şekilde değil belki ama arayüzler (brain to brain interfaces) yardımı ile beyinden beyine iletişim kurabileceğiz gibi görünüyor. Washington Üniversitesi’nden araştırmacılar Brain-Net adını verdikleri, ikiden fazla kişinin birlikte problem çözmelerine imkân tanıyan bir arayüz geliştirdiler. Bu arayüz ile üç kişi, sadece zihinlerini kullanarak birbirleri ile iletişim kurabiliyor ve birbirlerine yardım ederek bir video oyunu oynayabiliyor.

Yöntemleri kısaca şöyle: Birlikte bir video oyunu oynamak üzere üç kişilik beş grup oluşturuluyor. Her gruptaki üç katılımcının üçü de ayrı odalarda ve herhangi bir şekilde birbirlerini göremiyor, duyamıyor veya konuşamıyorlar. Bu üç kişiden iki tanesi “gönderici” (senders), diğer bir kişi ise “alıcı” (receiver). Gönderici grup önlerinde bulunan monitördeki tetrise benzeyen oyunda hem yukarıdan inen şekilleri hem de zemindeki şekli görüyor, ama oyuna müdahale edemiyor. Ekranda ‘evet (şeklin yönünü değiştir)’ ve ‘hayır (değiştirme)’ tuşları da var ve altlarında yanan ışıklara odaklanarak bunlardan birini seçebiliyorlar. Alıcı ise monitörde sadece yukarıdan inen şekli görebiliyor-zemindeki şekli göremiyor ama oyunu kontrol edebiliyor; yani şekillerin yönlerini değiştirebiliyor. Anlayacağınız oyunu başarabilmek için iki grubun birlikte çalışması gerekiyor, ama aralarında bildiğimiz iletişim yöntemlerinden hiç birisi yok.

EEG ve TMS Kullanılıyor

Ortak çalışmalarını sağlayacak beyinden beyine iletişim sistemi ise şöyle: 3 katılımcının da başlarına, beyinlerindeki elektrik aktivitesini algılayan özel başlıklar giydiriliyor. Bu başlıklar ile katılımcıların EEG’si çekiliyor. Göndericiler gelen şekle göre ‘evet’ ya da ‘hayır’ ışıklarına odaklandıklarında başlık bunun yarattığı elektrik sinyallerini algılıyor, bilgisayar bu seçimi internet üzerinden alıcıya gönderiyor. Alıcı, eğer gelen yanıt ‘evet’ ise bir nörouyarım sistemi olan ‘trankraniyel manyetik uyarımı (TMS) sayesinde ani-parlak bir görüntü görüyor, buradan şeklin yönünü değiştirmesi gerektiğini anlıyor ve değiştiriyor. ‘Hayır’ ise hiçbir şey göremiyor-yön değiştirmemesi gerektiğini anlıyor ve seçimlerini buna göre yaparak oyunu oynuyor. Sonuçlar gayet başarılı: Takımlar bu yöntemle oyunda %81 başarı gösteriyorlar.

Aslında, bu ilk beyinden beyine iletişim arayüzü değil. Nörogörüntüleme ve nörouyarım sistemlerini birleştirerek beyinleri birbirine bağlayan arayüzlerden ilki 2013’te bulundu. Fakat o zamandan beri yapılan arayüz çalışmalarında beyinler arası iletişim hep iki kişi üzerinden ve minimal seviyede idi. Ayrıca, bu tasarımlarda katılımcılardan bazı fiziksel hareketler yapmaları da bekleniyordu. Bu arayüzü diğerlerinden öne geçiren özellikleri ikiden fazla kişiyle kullanılabilmesi, TMS ve EEG yöntemleri sayesinde herhangi bir fiziksel harekete gerek duyulmadan sadece zihinle çalışılması ve alıcının göndericiye geribildirim verebilmesi-dolayısıyla verilen kararın ikinci kez gözden geçirilebilmesi.

Geleceğin İletişim Formu Çok Farklı Olabilir

2013’ten bu yana gittikçe gelişen arayüzler için araştırmacıların hedefi bir beynin tek başına çözemediği zor problemleri diğer beyinlerle işbirliği yaparak çözmesine yardım etmesi. Tabi şimdilik bu çalışmada kullanılan aletler pahalı-hantal ve uygulaması zor. Fakat bunun teknolojisi ilerler ve yaygın-pratik şekilde kullanılmaya başlanırsa, mesela arkadaşlarımızla bir araya gelmeye gerek kalmadan, telefonsuz ve internetsiz, bir proje-ödev üzerinde hiç konuşmadan beyinlerimizle ortak çalışmak mümkün olabilir; hem kolay hem keyifli 🙂

İşin bir de etik kısmı var tabi; beyinden beyine iletişim yaygınlaşırsa, gizliliğin ihlali konusu gündemde olacak gibi görünüyor. Bu yüzden, araştırmacılar geliştirdikleri bu yöntem henüz işin başında iken ilgili etik tartışmalarının başlaması gerektiğini söylüyorlar.

Hazırlayan: Meral Kavak

Kaynaklar

Jiang, L., Stocco, A., Losey, D. M., Abernethy, A. J., Prat, C. S. & Rao, R. P. N. (2019), BrainNet: A Multi-Person Brain-to-Brain Interface for Direct Collaboration Between Brains. Scientific Reports, v (9), 6115.

https://www.nature.com/articles/s41598-019-41895-7

http://www.washington.edu/news/2019/07/01/play-a-video-game-using-only-your-mind/


Meral Kavak

Merhaba, ben Meral Kavak. İstanbul’da klinik psikolog olarak hem Yetim Vakfı’nda hem de özel bir danışmanlık merkezinde çocuk ve ergenlerle çalışıyorum. Lisansta biyopsikoloji dersi ile sinirbilim-beyine ilgi duymaya başladım, hala da hem yaptığım işin (terapi ile müdahale) gözle görülebilir-ölçülebilir etkilerini bilebilmek-anlatabilmek, ve hem de insanı anlama yollarından bana en çok heyecan vereni olarak beyni tanımak-anlamak için sinirbilim çalışmalarını takip ediyorum. Soru ve öneriler için mk.meralkavak@hotmail.com adresine yazabilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.