Bilgisayar ve Telefonlar Öğrenme İçin Hâlâ Yeterli Bir Araç Değil

Bilgisayar ve Telefonlar Öğrenme İçin Hâlâ Yeterli Bir Araç Değil

Telefon ve bilgisayarlarda uzun süre vakit geçiriyorsanız siz de farkındasınızdır. İnternette derin okuma yapmak çok zor oluyor. Herkes kısa kısa bir şeyler okuyup geçmek istiyor. Bilgileri etraflıca ele almak yerine sadece belirli ayrıntılara odaklanma eğilimi taşıyoruz. Bu konu bilim insanları tarafından ele alındı ve şaşırtıcı sonuçlara ulaşıldı. Sanal ortam soyut düşünme becerimiz üzerinde değişimlere neden oluyor.

Araştırmacılar öncelikle insanların aynı bilgiyi gerçek ve sanal ortamlarda aynı şekilde işleyip işlemeyeceğine baktılar. İnsan beyni bilgileri işlerken belirli kalıplar kullanır. Örneğin bir eve girdiğinizde önce evin büyüklüğü, sonra odaların büyüklüğü, en son odaların tek tek ayrıntıları değerlendirilir. Gerçek ortamda böyle bir düşünce şekline sahip olan kişi sanal ortamda da aynı şekilde mi düşünür?

Ekip katılımcılara dijital basılı ve kağıda basılı iki okuma metni verdiler. Metinler birebir aynıydı. Yazı büyüklüğü, font türü, satır arası boşluklar hiçbir fark yoktu. Yaşları 20 ila 24 arasında değişen 300 kişi çalışmaya katıldı. Ekip katılımcı sayısını yüksek tutarak insanların nasıl düşündüğü ve telefon gibi araçların beyni nasıl etkilediği ile ilgili daha fazla şey öğrenmek istiyordu.

Kağıttan okuyanlar daha doğru yanıtlar verdi

Katılımcılardan öncelikle David Sedaris’in hikayelerinden bazılarını okumaları ve bunlarla ilgili sorulara yanıt vermeleri istendi. Grubun bazıları bilgisayar üstünde okuma yaparken bazıları basılı kağıttan okuyordu. Kağıttan okuma yapanlar hikayeyle ilgili sorulara %66 oranında doğru yanıt verirken, bilgisayarda PDF olarak okuyan kişilerin doğru yüzdesi %48’geçmedi.

Katılımcılardan dört tane, hayali Japon arabası ile ilgili özellikleri içeren bir tablo okumaları istendi. Bu tabloyu ya bir bilgisayar ekranında ya da kağıt üzerinde okuyacaklardı. Devamında ise onlardan hangi araba modelinin daha iyi olduğunu seçmeleri istendi. Bilgisayar kullanmayıp kağıt üzerinden okuma yapan katılımcıların %66’sı doğru yanıtı verdi. Doğru yanıtı veren bilgisayar kullanıcıları ise %43’te kaldı.

Dijital ortamdaki okuma hâlâ kağıttan okumayı geçemiyor

Öğrenilmesi gereken bilginin sadece dijital platformda sunulması henüz kağıttaki kadar etkili olmuyor. Bugün ilköğretim öğrencilerimizden başlayın, üniversitenin en yüksek mertebelerine kadar dijital okumalar yapılıyor. Birçok öğrenci, veli ve öğretmen iki okuma türünün aynı etkiyi yaptığını düşünüyor. Hatta bazı kesim basılı okumayı kağıt israfı görerek “geleneksel” yöntemlere karşı çıkıyor. E-kitap fanatizmi yapmaktan geri durmuyor. Bilimsel sonuçlar hâlâ daha basılı kitaptan daha iyi öğrenildiğini ve mevcut teknoloji ile sanal ortamın beyne yeterince hitap edemediğini gösteriyor.

Hazırlayan: Çağlayan Taybaş

Kaynak: https://www.sciencedaily.com/releases/2016/05/160508151944.htm


Çağlayan Taybaş

İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü, Moleküler Biyoloji ve Genetik mezunuyum. Şu an Johnson & Johnson'a bağlı olarak Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları hastanesinde klinik araştırma koordinatörü olarak çalışıyorum. Ayrıca İstanbul Üniversitesi'nde ekonomi (açık öğretim) okuyorum. Lisans hayatım boyunca laboratuvarın yanında bilim yazarlığı, programlama, ney ve satranç ile uğraştım. Mezun olduktan sonra askere gitmeden önce sinirbilim.org'u kurdum. Şu an iş hayatım çok yoğun olduğu için eskisi gibi yazamıyorum. Yine iyi idare ettiğimizi düşünüyorum. Bana herhangi bir soru sormak isteyen varsa c.taybas@gmail.com'a mail atabilirler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.