Bilim Kafeleri Bilim Dünyasının Kapılarını Aralıyor

Bilim Kafeleri Bilim Dünyasının Kapılarını Aralıyor

7’den 70’e herkesin aşina olduğu bilim sözcüğü yüzyıllardır birikerek ilerleyen bir bilgi bütününü temsil eder. Toplumsal olarak baktığımızda bu pastanın ne kadarına sahibiz, ne kadarından haberdarız? Bilim genellikle üniversite ve çeşitli kuruluşların laboratuvarlarında gerek bireysel gerekse bir ekip çalışmasının ürünü olarak ortaya çıkar.

Bilimsel bilgi bilim insanları tarafından üretilirken, ilk aşamada çok karmaşık bir yapıya sahiptir. Örneğin, her an nefes alıp vermemizle gerçekleşen solunumdan yola çıkalım. En basit haliyle solunum vücudun oksijen kullanarak enerji üretmesidir. En yalın haline baktığımızda ise onlarca tepkimenin birbirine bağımlı olarak gerçekleştiği yüzden fazla molekül ve enzimin kullanıldığı içinden çıkılmaz bir süreçtir.

Bilim Kafeleri Hem Pozitif Hem de Sosyal Bilimleri Yayıyor

Hem pozitif bilimleri hem de sosyal bilimleri akademik düzeyden indirgeyip halka anlatmanın yolu önce kütüphanelerden sonra bilim kafelerinden geçiyor. Dünya’da yeni yeni açılmaya başlanan bilim kafeleri bilimsel bilginin keyifli ve ilgi çekici bir tarzda topluma aktarılmasına olanak sağlayan yerler olarak görülüyor. Dünya üzerinde şu an yaklaşık 250 şehirde bulunan bilim kafeleri bireylerin arkadaşça sohbet edip bilgi paylaşımı yaptıkları yerlerdir.

Bilim kafeleri araştırmacıları bir kahve dükkânında, restorantta veya barda çalışmalarını etraflarındaki insanlara anlatmaları için teşvik etmeyi amaçlamaktadır. Böylece dinleyiciler merak ettikleri soruları bilim insanlarına sorabilirler ve sıradan bir kahve içme eylemi keyifli bir öğretim aracına dönüşebilir. Bilim sohbetleri esnasında dinleyiciler yeni bilgiler öğrenirken, konuşmacılar ise günün stresini atabilirler.

Her Yaştan ve Kesimden İnsan Katılabiliyor

Ülkemizin ilk bilim kafeleri şu an kendimin de dahil olduğu bir grup bilim insanı tarafından yapım aşamasındadır. Bu bilim kafelerinde ilk planlara göre aylık dönemler halinde belirli konular üzerinde oturumlar yapılacaktır. Bu ayın konusu yemek ve beyin sağlığı ise bir sonraki konu depresyon olabilir. Çeşitli kafeler ile anlaşma sağlanarak başta İstanbul olmak üzere Türkiye’nin çeşitli il ve ilçelerinde bilim kafeleri açmayı ve her yaştan ve kesimden insanlarla bilim sohbetleri yapmayı planlıyoruz.

Bilim kafelerin dünyadaki uygulamalarından bir tanesine bakalım. Amerika, İngiltere gibi gelişmiş ülkelere bakmaktansa Afrika’da 2008 yılında Kenya’da açılan bilim kafeyi incelemeyi daha uygun buldum. Kenya’nın Nairobi kentinde Java Kahve Evi’nde oldukça popüler olan bilim kafede insanlar kahve içerken bir bilim insanına etkili bir HIV aşısı bulmanın faydalarıyla ilgili soru soruyorlardı. İnsanlar konuya oldukça ilgiliydi ve bir aşı bulunmasının rastgele cinsel ilişkiye girilme sıklığını artırabileceği gibi fikirler ortaya attılar.

Bilim kafeleri her ne kadar konuşmacı temelli ve odak merkezinin konuşmacı olduğu bir ortam olsa da, katılımcıların rolü de ihmal edilemez. Bilimsel sohbet esnasında konuşmacının motivasyonu katılımcıların dinlemeye istekli olmalarına ve sordukları sorularla çok yakından ilişkilidir. Bilim kafelerindeki oturumlar üniversitede verilen derslerin resmiyetinden uzak, dinleyici ve konuşmacı arasında arkadaşça bir sohbetin kurulmasını amaçlamaktadır.

Norveç’ten Japonya’ya Kadar Bilim Kafeleri Dünyada Çok Yaygın

Şimdi dünyadaki çeşitli bilim kafelerine bir göz atalım. En popüler ve işlek olanlarından biri Norveç’in başkenti olan Oslo’da bulunan Vitenskapskafeen’dir. Bu kafe bazen o kadar dolu oluyor ki insanlar oturacak sandalye bulamadığında yere oturup yine de o günkü konuşmayı kaçırmak istemiyorlar. Benzer konuşmalar Polonya’da bir ormanda da düzenlenmektedir. Köylülerden, kasaba din adamlarına kadar çok geniş yelpazede insan bu bilim sohbetlerine iştirak etmektedir. Amerika, Arjantin’den tutun da Japonya’ya kadar dünyanın birçok ülkesinde bilim kafeleri görmek mümkündür.

İlk olarak 1999’da Fransa’nın Lyon kentinde açılan bir bilim kafesinde yapılan konuşma sonrası Fransa’nın 7 şehrinde birçok okulda bu bilim kafesi konuşuluyordu. Bilim kafelerinin gittikçe yaygınlaşması sonrasında İngiltere’deki organizatörlerden Pablo Jensen (fizikçi) bilim kafelerinin İngiltere’de çok olumlu karşılandığını ve bilimi sevdirme konusunda bu sohbetlerin 7’den 70’e herkes için çok faydalı olduğunu belirttiler.

Umarız Bizim Ülkemizde de Yaygınlaşır

Özetle, bilim kafelerinin yürütüldüğü ve popüler olduğu ülkelerin gelişmişlik düzeyine baktığımızda toplumun bilinçlenmesi açısından bilim kafelerinin önemli bir rolü olduğunu görebiliriz. Ülkemizde kütüphanelerin ne kadar az olduğunu biliyoruz. Maalesef Türk toplumu kütüphane kullanma alışkanlığını kazanamadı ama en azından bilim kafeleriyle insanımıza bilimi biraz olsun sevdirebiliriz.

Bilim kafeleriyle ilgili soru, görüş veya öneriniz varsa www.facebook.com/bilimkafeturkiye sayfasına mesaj atabilirsiniz.

Hazırlayan: Çağlayan Taybaş

Kaynaklar
  1. http://www.cafescientifique.org/
  2. Giles J. 2004. Pop science pulls in public as café culture goes global. Nature, 429, 333. doi:10.1038/429333a
  3. Juliette Mutheu ve Ruth Wanjala. 2009. The public, parasites and coffee: the Kenyan Science Cafe´ concept. Trends in Parasitology, 25(6), 245. doi:10.1016/j.pt.2009.03.002
  4. http://www.reuters.com/article/2013/01/30/us-usa-science-cafes-idUSBRE90T0WR20130130

Çağlayan Taybaş

İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü, Moleküler Biyoloji ve Genetik mezunuyum. Şu an Johnson & Johnson'a bağlı olarak Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları hastanesinde klinik araştırma koordinatörü olarak çalışıyorum. Ayrıca İstanbul Üniversitesi'nde ekonomi (açık öğretim) okuyorum. Lisans hayatım boyunca laboratuvarın yanında bilim yazarlığı, programlama, ney ve satranç ile uğraştım. Mezun olduktan sonra askere gitmeden önce sinirbilim.org'u kurdum. Şu an iş hayatım çok yoğun olduğu için eskisi gibi yazamıyorum. Yine iyi idare ettiğimizi düşünüyorum. Bana herhangi bir soru sormak isteyen varsa c.taybas@gmail.com'a mail atabilirler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.