Bipolar Bozukluk Genetiğimizde Olsa Bile Önlenebilir mi?

Bipolar Bozukluk Genetiğimizde Olsa Bile Önlenebilir mi

Bazıları doğuştan hayata 0-1 geride başlıyor. Ailenizde herhangi önemli bir hastalık varsa doktorlara göre o hastalığın sizde ortaya çıkma ihtimalini göz ardı etmemelisiniz. Diyelim ki ailemizde bipolar bozukluk yaşayan biri var. Bu kişi annemiz olsun. Genetiğimizde bipolar bozukluk genleri var diye biz de bipolar olacak mıyız? Beyin genetik riskleri yok etmek için ne yapıyor?

Yıllardır yapılan araştırmalar bize bipolar bozukluk ile ilgili çok şey öğretti. Ancak yeni bir çalışma bakış açımızı çok değiştiriyor. Şimdiye kadar bipolar rahatsızlığın genetik temellerinin çok önemli olduğunu düşünüyorduk. Eğer riskli genleriniz varsa ömür boyu bu rahatsızlığa yakalanma ihtimaliniz vardı ve bunu tamamen engellemenin bilinen bir yolu yoktu. Bipolar bozukluk kişinin ruh hali ve enerji seviyelerindeki anormal değişimlerle kendini gösteren bir rahatsızlıktır. Bilim insanlarının yaptığı son çalışmada gördük ki, beynimiz genetiğimizin üstesinden gelebiliyor. Çok yüksek risk grubunda yer alan kişilerde bile bipolar bozukluk tam anlamıyla önlenebiliyor.

Bipolar Bozukluk Genleri

Amerika’nın New York şehrinde Mount Sinai Hastanesi’nde yürütülen araştırmada kardeşlerden alınan bilgiler bipolar bozukluğun genetik kökenlerini incelemede çok yardımcı oldu. Erkek veya kız kardeşinden biri bipolar bozukluk yaşayan insanların bu rahatsızlığa yakalanma ihtimali ailesinde bipolar bulunmayan kişilerden 4 kat fazladır. Çok ciddi bir oran gerçekten. Bilim insanları henüz bir bipolar geni tespit edemediler. Rahatsızlığın nedeni genetik ve çevresel etkenlerin kombinasyonundan oluşuyor. Genlerin çok önemli olduğunu inkar edemeyiz ama genetik bu rahatsızlığı açıklamada tek başına yeterli olmuyor.

Araştırma ekibi genetik ve çevresel etkenleri bipolar bozuklukta ne kadar rol oynadıklarını merak etti. Öncelikle rahatsızlıktan etkilenen ve etkilenmeye kardeşlerde farkın çevresel değil genetik olduğunu varsaydılar. Eğer bir kardeş bipolardan etkileniyor diğer kardeş etkilenmiyorsa çevresel etkenlerin buna sebep olma ihtimali çok düşüktür. Çünkü kardeşler aynı ortamlarda büyüdüğü için aynı çevrede yaşıyorlar. Öncelikle beyin dokusunu incelemek için fMRI tekniğini kullanarak 78 hastayı incelediler. Ayrıca hastaların kardeşlerinden 64 kişi ve kontrol grubu olarak 41 sağlıklı kişinin de fMRI taraması yapıldı.

Beyin Taramaları Çok Şey Anlatıyor

Kardeşlerden alınan beyin taramaları çarpıcı sonuçlar verdi. American Journal of Psychiatry adlı dergide yayınlanan çalışmaya göre bipolar hastaların sağlıklı kardeşlerinin bazı beyin bölgelerinde hiperaktivite vardı. Özellikle beynin hiçbir şey yapmıyorken etkin olan olağan durum ağı (DMN) kardeşi bipolar olan sağlıklı kişilerde daha aktifti. DMN beynin çok sayıda bölgesiyle etkileşim içindedir ve prefrontal korteks, hipokampüs gibi bölgeleri kapsar.

İleri Okuma: Prefrontal Korteks Nedir?

DMN’deki bu hiperaktivite sadece sağlıklı kardeşlere özgü bir şeydi. Araştırmacılar beynin bunu kasten yaptığını düşünüyor. Genetik olarak geçen bipolar genlerin zararlı etkisini önlemek için DMN çok fazla çalışıyor. Bu şekilde beyin bipolar bozukluğa karşı direniyor.

Açıkçası DMN gibi çok önemli bir beyin ağının bipolar bozukluktaki rolünü anlamak bizim için çok büyük bir gelişme. Beyin kendi içinde psikiyatrik rahatsızlıklarla başa çıkmak için bir şeyler yapıyor. Ancak hâlâ daha neden bazı insanların bipolar olduğunu bazılarının ise sağlıklı kaldığını bilmiyoruz. Araştırmacılar yanıtın yine genlerde saklı olduğuna inanıyor. Bipolar ve sağlıklı akrabalar arasındaki genetik materyal çok farklı değil. Ancak gözden kaçırılan kritik bir şeyler olmalı. DNA’daki bazı faktörler bu genetik riskin rahatsızlığa dönüşmesine veya dönüşmemesine yol açabilir.

Genleri Bulursak Tedaviyi Buluruz

Ulusal Sağlık Enstitüsü’ne (NIH) göre bipolar bozukluk kişinin ruh hali ve hareketliliğinde sıradışı değişimlere neden olan bir rahatsızlıktır. Hastalar sıklıkla bu ruh hallerindeki değişimden dolayı günlük işlerini yapamazlar. Bugün yetişkin Amerikan nüfusunun yaklaşık %2.9’u bu rahatsızlıktan muzdariptir.

Araştırmacılar şimdi başka genetik elementlerin bipolar bozuklukta rol oynayıp oynamadığını bulmaya çalışıyorlar. Rahatsızlıkta rol oynayan genleri bulabilirsek tedavi süreçlerinde de çok büyük ilerleme kaydedebiliriz. Mount Sinai’deki bilim insanları bilgisayar egzersizlerini de kullanarak farklı tedavi yöntemleri araştırıyor.

Hazırlayan: Çağlayan Taybaş

Kaynak

http://www.medicaldaily.com/why-some-people-dont-develop-bipolar-disorder-despite-high-genetic-risk-421466

Bilgi paylaştıkça çoğalır 🙂 Arkadaşlarınla paylaşmak ister misin?
0

Çağlayan Taybaş

Özgeçmişimle ilgili çok geri dönüş aldığım için burayı daha samimi havada yazıyorum. (İnsanlar burayı okuyormuş) Türkiye'nin tarım şehirlerinden Karacabey/Bursa'da dünyaya geldim. İlköğretim ve liseyi orada okudum. Bir ara Bursa Erkek Lisesi maceram da var. Üniversitede İzmir Yüksek Teknoloji, Moleküler Biyoloji ve Genetik bölümünü kazandım. Hayatımdaki en kritik viraj sanırım buydu. Şu an Roche'a bağlı olarak Koç Üniversitesi ve Cerrahpaşa hastanelerinde klinik araştırma koordinatörüyüm. Ayrıca İstanbul Üniversitesi'nde ekonomi (açık öğretim) okuyorum. Lisans hayatım boyunca İYTE, Sabancı Üniversitesi ve Dresden Teknoloji Enstitüsü'nün seçkin laboratuvarlarında çok değerli hocalarla çalıştım. Katıldığım kongrelerde 6 poster sunumu, 1 sözlü sunum yapıp ve lisansın son yılında "Gündelik Hayata Sinirbilimsel Yaklaşımlar" adlı kitabımı yayınladım. Sadece PCR, SDS-Page bilmenin pek faydası olmayacağını erken farkettiğimden kendimi farklı alanlarda geliştirdim. Programlama konusunda özel ders aldım, staj yaptım. Bilim yazarlığına giriştim. Photoshop, web tasarımı öğrendim. 2.5 sene ney eğitimi aldım. Okulda satranç kulübüne üye oldum. Piyon düz gider/çapraz yer ile başladık, çok yol katettik. Satranç hayata bakışımı değiştirdi. Almanca, Japonca öğrenmeye çalıştım. Almancayı hâlâ öğrenmeye çalışıyorum. Hepsi çok işime yaradı. Mezun olduktan sonra askere gitmeden önce sinirbilim.org'u kurdum. Şu an iş hayatım çok yoğun olduğu için eskisi gibi yazamıyorum. Yine iyi idare ettiğimizi düşünüyorum. Bana herhangi bir soru sormak isteyen varsa c.taybas@gmail.com'a mail atabilirler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.