Büyüme Hormonu Nedir ve Nasıl Artırılır?

Büyüme Hormonu Nedir ve Nasıl Artırılır?

Genç kalmak, zinde olmak, harika bir vücuda sahip olup hayat dolu dolu yaşamak. Bu istekler hepimizin zihninde dönüp duran şeyler. Bunları yapmak için oyunu kurallarına göre oynayıp bazı kilit etkenlere dikkat etmemiz gerekiyor. Bunlardan biri de insan büyüme hormonu. Büyüme hormonu beyinde hipofiz bezinden salgılanan küçük bir proteindir. Kana karıştıktan sonra bütün vücudu dolaşır ve çok önemli etkilere sahiptir. İşlevinin büyüklüğünden dolayı hipofiz bezi, sindirim sistemi ve pankreastan salgılanan bir dizi hormon tarafından kontrol altında tutulur.

Büyüme Hormonunun Görevleri

Uykumuzu yeteri kadar aldığımızda, egzersiz yaptığımızda hipofiz bezi büyüme hormonunun miktarını artırır. Normal koşullarda gece saatlerinde gündüze kıyasla daha fazla salgılanır. Vücudun kendine bakım yaptığı saatler gece dinlenme saatleri olduğu için bu durum normaldir. İsminden de anlaşılacağı üzere temel görevi vücudun büyüme ve gelişimini sağlamaktır. Büyüme hormonunun en çok salgılandığı yaşlar ergenlik zamanlarıdır. Bir anda boyumuzun uzayıp serpildiğimiz zamanlar. Ergenlikten sonra ise orta yaşa doğru bir azalma eğilimi vardır.

Büyüme hormonu bütün vücudu gezer. Çocuk ve gençlerde kemik ile kıkırdak dokusunun büyümesini uyarır. Yaşa bağlı olmaksızın tüm insanlarda protein üretimini, yağ dokusunun tüketimini tetikler. İnsülin ile yakın ilişki içinde çalışan bu hormon kandaki şeker seviyesinin artmasını sağlar. Bu etkileri nedeniyle sporculardan, zayıflamak isteyenlere kadar pek çok insanın ilgisini çekiyor.

Bu Hormon Neden Gerekli?

Bebeklikten itibaren insan vücudu sürekli bir büyüme ve gelişim gösteriyor. Boy uzuyor, vücut hatları şekilleniyor ve daha pek çok değişiklik oluyor. Bütün bunların arkasında ise büyüme hormonu yer alıyor. Bu hormon yeteri kadar üretilmediğinde çocukların boyu olması gerekenden kısa kalabiliyor. Böyle durumlarda doktorlar dışarıdan ilaç olarak hormon tedavisine başlayabilirler.

Büyüme hormonunun yetersiz kaldığı durumlarda kemikler çok zayıflar ve kolayca kırılabilir. Dışarıdan hormon verildiğinde bu kırılmalar engellenir ve kas kütlesi artar. Hatta gelecekte kalp hastalıkları riski bile azalır. Ancak hormon tedavisinin de yan etkileri olabilir. Klinik araştırmalar hastaların %30’unun ödem, kas ve eklem ağrısı, yüksek kan şekeri ve karpal tünel sendromu yaşadığını gösteriyor.

Yaşlanmaya Karşı Büyüme Hormonu

Gençliğimizde bize çok faydalı olan bu hormonu yaşlandığımızda alsa yine fayda görür müyüz? Büyüme hormonunun en önemli etkilerinden birinin yaşlanmayı yavaşlatması olarak düşünülüyordu. Bu konuda çok sayıda çalışma yapıldı. 1989’dan sonra yapılan 31 kaliteli araştırmanın sonuçlarına göre hormon tedavisi alanlarda biraz kas artışı gerçekleşti. Ancak kolesterol, trigliserit, solunum kapasitesi, kemik yoğunluğu ve kan şekeri seviyelerinde hiçbir değişim gözlenmedi. Diğer taraftan hormon tedavisi alanlarda yukarıda saydığımız yan etkilerin birçoğu ortaya çıktı.

Büyüme hormonunun yaşlanma karşıtı etkisi olduğu uzun yıllardır söyleniyor. Bunun en büyük nedeni bu hormonun hücrenin kendi kendini tamir etmesini sağlamasıdır. Kas ve kemik yoğunluğunun azalması yaşlılıktaki önemli sorunlardan biridir. Vücudun iskelet ve kas sistemini güçlendirmek de yaşlıların daha iyi performans göstermesine olanak tanıyabilir. Ancak FDA’nın yaşlanmaya karşı ve atletik performansı artırmak için büyüme hormonu kullanılmasını onaylamadığını belirtelim.

Büyüme Hormonu Nasıl Artırılır?

Dışarıdan takviye olarak büyüme hormonu alabileceğinizden bahsetmiştik. Bu hormonu hem damar yolu hem de hap ve sprey olarak alabilirsiniz. Ancak dışarıdan yapay hormon almak yerine vücudunuzun daha fazla büyüme hormonu üretmesini sağlayabilirsiniz. Bunun için belli başlı bazı yöntemler var. Hepsinin ortak noktası ise vücudunuzun sağlığına dikkat etmeniz.

Yağ Kütlenizi Azaltın

Obez insanlardan alınan biyosıvılarda daha az büyüme hormonuna rastlanmıştır. Bu da aşırı kilolu kişileri ciddi sağlık sorunlarıyla karşı karşıya getiriyor. Büyüme hormonunun hücresel tamir ve zinde kalmak ile ilgili olduğunu söylemiştik. Vücudunuzda ne kadar yağ olursa o kadar hantallaşacaksınız ve bu hormonu daha az üreteceksiniz. Eğer yağlı bir göbeğiniz varsa hemen ondan kurtulmaya çalışın çünkü büyüme hormonunu artırmanın olmazsa olmazlarından biri göbeksiz olmak.

Aralıklı Orucu Deneyin

Öncelikle burada bahsettiğimizin Ramazan orucu değil, tıbbi oruç olduğunu bilmenizi isteriz. Tıbbi oruçta ne zaman yemek yiyeceğiniz bellidir ve su içmek serbesttir. Çok uzun süreler oruç tutmak sağlığınıza zarar verebiir ama 12-16 saatlik oruçlar büyüme hormonu seviyelerini artırabiliyor. Yemek yemeyerek kan şekeri seviyesini dengede tutarız ve insülin üretimini mümkün olduğunca aza indirgeyebiliriz. İnsülinin yokluğu büyüme hormonunun ortaya çıkması için harika bir zemin hazırlar. Araştırmalar bir günlük aralıklı orucun bile büyüme hormonunun miktarını %300’e kadar artırabileceğini gösteriyor.

Uykunuzu İyi Alın

Büyüme hormonunun yeterli miktarda salgılanması için vücudun iyi durumda olması gerekir. Bunda uykunun rolü büyüktür. Büyüme hormonunun en fazla salgılandığı zamanlar gece yarısından sonraki saatlerdir. Vücudun sirkadyen ritmi ile endokrin sistemi birbirine bağlı çalışırlar. Melatonin gibi başka hormonlar da biyolojik ritmimize bağlı olarak salgılanırlar. Yatmadan önce bilgisayar ve telefon ekranlarından çıkan mavi ışığa maruz kalmamaya çalışın. Geç saatlerde kafeinli içecekler tüketmek de uyku kalitenizi düşürebilir.

Şeker Tüketiminizi Gözden Geçirin

Vücudun temel enerji kaynağının glikoz olduğunu hepimiz biliyoruz. Hücrelerimiz enerjiyi ilk olarak karbonhidrattan alıyor ama bunun fazlası bünyeye zarar veriyor. Özellikle kısa zincirli şekerler tüketip kan şekeri yükseldiğinde vücut hemen insülin salgılıyor. Kana karışan insülin şekerin hücrelere girmesini sağlayarak kan şekerini düşürüyor. Bu insülin dalgaları çok sık ve güçlü olduğunda tip 2 diyabetin kapısı aralanıyor. Ayrıca kanda insülin arttığında büyüme hormonu seviyeleri düşmeye başlıyor. Bu yüzden kan şekerini çok yükseltmeyecek şekilde beslenirsek büyüme hormonunun kandaki miktarını da artırabiliriz.

Yüksek Yoğunluklu Egzersiz

Önceki paragraflarda büyüme hormonu alan yaşlıların kas kütlesinin arttığından bahsetmiştik. Bu hormonun temel görevi zaten kas ve kemik dokusunu artırmak ve güçlendirmektir. Bunun da en güzel yolu egzersiz ve spordur. Vücudunuzdaki büyüme hormonunun miktarını artırmak istiyorsanız spor yapmak en iyi yöntem olacaktır. Tüm egzersizler vücudu belli miktarlarda çalıştırır ama en yüksek verimi yüksek yoğunluklu antrenmanlardan alabilirsiniz. Kaslarınızı geliştirmek için onları zorlamalısınız. Bu şekilde vücudunuz daha fazla hormon salgılayacaktır.

Yatmadan Önce Yemek Yemeyin

Hepimizin en sık yaptığı alışkanlıklardan biri ile yazımızı bitirelim. Kurumsal bir şirkette çalışan bir kişi öğlen yemeğini 12 – 1 arası yer. Akşam 6 gibi tekrar acıkır ve akşam yemeğini de 6 – 7 arasında yer. Yiyeceklerin sindirilme süresi 4 saate tamamlandığı için gece 11 gibi tekrar bir acıkma durumu oluşur ve birçoğumuz yatana kadar yemek yemeyi bırakmayız. Hatta pek çok ailede yemekten sonra çerez, tatlı, meyve aşamaları vardır. Ancak yatmadan 2-3 saat öncesinde yemek faslı bitmelidir. Beyin sindirim süreci ile ilgilendiğinde uykuya dalmakta zorlanır ve uykunun kalitesi düşer. Bu da büyüme hormonu seviyesinin düşmesine yol açar.

Hazırlayan: Çağlayan Taybaş

Kaynaklar

https://www.medicaldaily.com/effective-ways-boost-human-growth-hormone-443211

https://www.health.harvard.edu/diseases-and-conditions/growth-hormone-athletic-performance-and-aging

https://www.mayoclinic.org/healthy-lifestyle/healthy-aging/in-depth/growth-hormone/art-20045735


Çağlayan Taybaş

İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü, Moleküler Biyoloji ve Genetik mezunuyum. Şu an Johnson & Johnson'a bağlı olarak Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları hastanesinde klinik araştırma koordinatörü olarak çalışıyorum. Ayrıca İstanbul Üniversitesi'nde ekonomi (açık öğretim) okuyorum. Lisans hayatım boyunca laboratuvarın yanında bilim yazarlığı, programlama, ney ve satranç ile uğraştım. Mezun olduktan sonra askere gitmeden önce sinirbilim.org'u kurdum. Şu an iş hayatım çok yoğun olduğu için eskisi gibi yazamıyorum. Yine iyi idare ettiğimizi düşünüyorum. Bana herhangi bir soru sormak isteyen varsa c.taybas@gmail.com'a mail atabilirler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.