Çoklu Kişilik Bozukluğu Nedir? Hangi Belirtileri Gösterir?

Çoklu Kişilik Bozukluğu Nedir? Hangi Belirtileri Gösterir?

Çoklu kişilik bozukluğu filmlerde gördüğünüz bir kişinin birden fazla kişiliğe sahip olması durumudur. Aslında bu isim artık geçerliliğini kaybetti. Çoklu kimlik bozukluğu artık dissosiyatif kimlik bozukluğu olarak adlandırılıyor. Yazımızda herkesin kolayca anlaması için çoğu yerde eski ismini kullanacağız. Bu bozukluk erken çocukluktaki travmalar gibi birçok etken nedeniyle ortaya çıkabilir. Bu travmalar cinsel istismar veya fiziksel şiddet olabilir. Örneğin ebeveynlerden birinin çocuğu sürekli dövmesi ileride bir kişilik bozukluğuna neden olabilir.

Çoklu Kişilik Bozukluğu Nedir?

Hepimiz hayal kurarız. Birçok zaman hayallere dalıp kendimizi farklı kişiler olarak hayal ederiz. Farklı bir amaç için farklı bir hayat yaşadığımızı düşleriz. Çoklu kişilik bozukluğu bunun daha şiddetli bir halidir. Bu bozuklukta kişinin anıları, duyguları ve düşünceleri arasındaki bağlantı kaybolur. Sağlıklı bir kişinin bütün beyin işlevleri koordineli bir şekilde yürütülür. Bu bozuklukta ise duygular, düşünceler, anılar ve kimlik duygusu arasında bağ yoktur.

Dissosiyatif kimlik bozukluğu zihnin travmalar ile mücadele etmek için kullandığı bir mekanizma olabilir. Babanızın sizi her gün dövdüğünü düşünün. İçinde bulunduğunuz durum çok şiddetli bir şekilde size zarar veriyor. Sürekli acı çekiyorsunuz. Ancak fiziksel gücünüz yetmediği için hiçbir şekilde kaçamıyorsunuz. Bedeniniz kaçamıyor ama zihniniz bir şekilde kaçmayı başarıyor. Bu kimlik bozukluğunun da bu şekilde geliştiği düşünülüyor.

Farklı Kişiliklerin Varlığını Anlamak

Sağlıklı kişiler birden fazla kişiliğe sahip olmanın nasıl bir şey olduğunu anlamayabilirler. Hatta alanında uzman olan kişilerin bile tam olarak anlaması güç olabilir. Bir kişiye çoklu kişilik bozukluğu teşhisi koyarken bile fikir ayrılıkları yaşanır. Bu bozukluk borderline kişilik bozukluğu ile karıştırılabilir. Belirtileri birbirine benzer olabilir.

DSM-5’te dissosiyatif kimlik bozukluğunun yanında farklı dissosiyatif bozukluklar da tanımlanmıştır. DSM-5 zihinsel rahatsızlıkları sınıflandırmak ve anlamak için kullanılan temel kılavuzlardan biridir. İçinde dissosiyatif amnezi, benlik yitimi, gerçeklik yitimi gibi birçok dissosiyatif bozukluk tanımlanmıştır.

Çoklu Kişilik Bozukluğu Hangi Belirtileri Gösterir?

Adından da anlaşılacağı gibi bu bozukluğun en önemli göstergesi farklı kimliklerin varlığıdır. Kişinin davranışları bu kimlikler tarafından belirlenir. Örneğin normal hayatını yaşıyorken hasta bir anda film yıldızı gibi davranmaya başlayabilir. Anılar ile davranışlar arasında bağlantının koptuğunu söylemiştik. Kimlik değiştirdiklerinde hastalar en temel bilgileri hatırlamayabilir. Bu durum sadece unutkanlık ile açıklanamaz. Bir kimlik diğerinin anılarına ve belleğine giremeyebilir.

Kişinin zihninde yaşattığı kimliklere alter denir. Alterlerin kendilerine özgü cinsiyetleri, yaşları ve ırkları olabilir. Bir alteriniz 50 yaşlarında bir kadın iken, diğeri 25 yaşında genç bir erkek olabilir. Her bir alterin yine kendine özgü jest ve mimikleri olabilir. Beden dili ve konuşma tarzı altere özgü gelişebilir. Alterler bazen hayali insanlardır. Bazı vakalarda hayvan da olabildikleri görülmüştür. Zihindeki her bir kişilik tüm davranış ve düşünceleri kontrol eder. Hangi alterin ne zaman ortaya çıkacağı tam olarak bilinmez. Bu değişim saniyelerden günlere kadar çok farklılık gösterir.

Çoklu kişilik bozukluğu yaşayan biri farklı kimlikler ile beraber birçok psikiyatrik sorun da yaşayabilir. Bunlar kendini depresyon, ruh hali değişiklikleri veya intihar eğilimi ile gösterebilir. Hastalar uyurgezerlik veya uykusuzluk gibi uyku sorunları yaşayabilir. Hayat kalitesini düşüren bir başka etken anksiyete, fobiler ve panik atağın görülmesidir. Bazı kişilerde yeme bozuklukları, halüsinasyonlar veya çeşitli davranış kompülsiyonları görülebilir.

Dissosiyasyon Hayatı Nasıl Etkiler?

Çoklu kişilik bozukluğu bireyin hayatını derinden etkileyen bir rahatsızlıktır. Sizin de tahmin edebileceğiniz gibi normal bir hayatın yaşanması pek mümkün değildir. Hastalar benlik yitimi (depersonalizasyon), gerçeklikten kopma ve amnezi ile karşı karşıya kalırlar. Benlik yitimi yaşayan hastalar kendi vücutlarına dışarıdan bakıyormuş gibi hissederler. Gerçekliğin kaybolması dünyanın gerçek olmadığı izlenimini uyandırır.

Dissosiyasyonun belirtileri arasında amnezi ve kimlik değişimi büyük yer tutar. Amnezi sıradan bir unutkanlıktan çok farklıdır. Kimlik karmaşası veya değişimi kişinin kim olduğu ile ilgili kafa karışıklı yaşamasına neden olur. Hangi dini veya siyasi görüşe sahip olduğunu hatırlamakta zorluk çekebilir. Neler hoşlanıp, nelerden hoşlanmadığı ile ilgili kafa karışıklığı yaşayabilir. Ayrıca kişinin zaman ve yer algısında da bozulmalar olabilir.

Çoklu Kişilik Bozukluğu Neden Ortaya Çıkar?

Bu bozukluğun nedenleri tam olarak bilinmiyor ancak şüphelenilen bazı etkenler var. Öncelikle çocukluk zamanlarında maruz kalınan stres çok etkilidir. Yukarıda da bahsettiğimiz gibi çoklu kimlik bozukluğu beynin bir savunma mekanizması olabilir. Özellikle 9 yaşından önce kişinin maruz kaldığı stres kişilik gelişimini etkileyebilir. Dissosiyasyon yaşayan kişilerin %99’u çocukluklarında rahatsız edici, tekrar eden ve sıklıkla hayatı tehdit edici davranışlara maruz kalmıştır.

Çocukların psikolojik gelişimlerinde ebeveynlerin rolü büyüktür. Fiziksel şiddet veya cinsel istismar olmasa bile sürekli ihmal edilmek dissosiyasyona neden olabilir. Bazı araştırmalar ebeveynlerin korkutucu olduklarında çocukların dissosiyatif olabileceğini gösteriyor. Çocuğun mutlu bir yuvada büyümesi beyin gelişimi için en önemli etkenlerden biridir. Çocuğunuz önünde kavga etmemeye çalışın. Ebeveynlerin tahmin edilemeyen, dengesiz davranışları çocuğun savunma mekanizmalarını devreye sokabilir.

Çoklu Kişilik Bozukluğu Nasıl Teşhis Edilir?

Dissosiyasyonun teşhis edilmesi çok kolay değildir ve zaman alır. Dissosiyatif bozukluğu olan kişilerin (kesin) teşhisten önce 7 yıl boyunca doktor gözetiminde kaldığı tahmin ediliyor. Bunun böyle olmasının başlıca sebebi çok sayıda psikiyatrik durumla karıştırılabilir olmasıdır. Psikiyatrik bozuklukların tanısı DSM-5’e göre konur. Dissosiyatif bozukluğun tanısı için de birçok belirtinin ortaya çıkması gerekir. Ancak bu belirtiler depresyon, anksiyete ve sınırda kişilik bozukluğunda da görülebilir. Şimdi bu belirtilere bakalım.

  • 2 veya daha çok kişiliğe sahip olmak. Bu kişiliklerin her biri kendilerine has düşünce ve algılama yapılarına sahip olmalı.
  • Kişi bu bozukluktan rahatsızlık duymalı veya hayatını yaşarken bazı sorunlar yaşamalı. Çalışırken, arkadaşlarıyla sohbet ederken, sosyalleşirken işlevsel bir sorun olmalı.
  • Kişinin dissosiyasyon nedeniyle yaşadığı rahatsızlıklar kültürel veya dini bir ritüelin parçası olmamalı.
  • Ortaya çıkan belirtiler doğrudan bir madde kullanımına ve başka bir hastalığa bağlı olmamalıdır. Örneğin halüsinasyon görüyorsunuz bunun sebebi esrar olmamalıdır. Bir beyin tümöründen dolayı zihinsel rahatsızlıklarınız da olabilir. Bunların çoklu kişilik bozukluğu ile karıştırılmaması gerekir.

Önerilen Tedavi Yöntemleri

Dissosiyatif bozukluğun maalesef hiçbir kesin çözümü yoktur. Hasta bu bozukluk ile mücadeleye kararlıysa uzun dönemli tedavi ve terapiler yardımcı olabilir. Örneğin psikoterapi, hareket terapisi gibi yöntemler etkili olabilir. İlaç tedavisi ile ilgili olarak psikiyatristiniz sizi yönlendirecektir.

Hastalara yazılan ilaçlar daha çok beraberinde ortaya çıkan rahatsızlıkları engellemeye yönelik oluyor. Örneğin çoklu kişilik bozukluğu ile beraber depresyon yaşanıyor. Depresyonu tedavi edecek ilaçlar hastanı genel durumunu iyileştirmede büyük yol almamızı sağlıyor. Belirtilerin de birçok zihinsel rahatsızlıkla ortak olduğunu söylemiştik. Bu belirtileri ortadan kaldıracak ilaçların alınması hayat kalitesini büyük oranda iyileştirebilir.b

Hazırlayan: Çağlayan Taybaş

Kaynaklar

https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC2719457/

https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC3890915/

https://www.webmd.com/mental-health/dissociative-identity-disorder-multiple-personality-disorder


Çağlayan Taybaş

İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü, Moleküler Biyoloji ve Genetik mezunuyum. Şu an Johnson & Johnson'a bağlı olarak Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları hastanesinde klinik araştırma koordinatörü olarak çalışıyorum. Ayrıca İstanbul Üniversitesi'nde ekonomi (açık öğretim) okuyorum. Lisans hayatım boyunca laboratuvarın yanında bilim yazarlığı, programlama, ney ve satranç ile uğraştım. Mezun olduktan sonra askere gitmeden önce sinirbilim.org'u kurdum. Şu an iş hayatım çok yoğun olduğu için eskisi gibi yazamıyorum. Yine iyi idare ettiğimizi düşünüyorum. Bana herhangi bir soru sormak isteyen varsa c.taybas@gmail.com'a mail atabilirler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.