Cotard Sendromu

Cotard Sendromu

Cotard sendromu diğer adıyla yürüyen ceset sendromundan muzdarip kişiler kendilerinin ölü olduklarına inanırlar ve bu konuda oldukça ısrar ederler. Organlarını kaybettiklerini ya da organlarında kan olmadığını, etlerinin çürüdüğünü hatta vücutlarında kurtların gezdiğini iddia ederler. Bu iddialarını kanıtlamak için intihar girişiminde bulunabilirler. Bu yüzden zarar verici sonuçlar yaratabilen durumlar görülebilir. Bu yönüyle hastalık çevresinden ziyade kişinin kendisi için ölümcül sonuçlar barındırıyor.

Kişi Ölü Olduğunu Zannediyor

Cotard sendromu bir akli depresyon ve intihar eğilimleri sendromudur, öyle ki bu durumda hasta her şeyini kaybetmiş olmaktan şikayet eder; tutkularını, vücudunun bir kısmını yada tamamını, genellikle öldüğünü ve yürüyen bir ceset olduğunu düşünür. Bu hayal genellikle hastanın kendi çürümüş etlerinin kokusunu alması ve teninde kurtların gezindiğini iddia etme derecesine kadar uzar. Sonraki fenomen kronik bir şekilde insanları uykudan mahrum eden yada amfetamin/kokain psikoz acısı veren tekrarlayan bir deneyimdir.

Şizofreni ve bipolar bozukluk gibi hastalıklarla bağlantılı olan sendroma yakalanan insanlar öldüklerini, etlerinin çürüdüğünü, bazen de yaşamsal organlarının ya da kanının olmadığını düşünüyor. Bazı hastalar bunu kanıtlamak için intihar ediyor. Oldukça az rastlanan sendrom 2008 yılında 53 yaşında Filipinli bir kadında görüldü. Ölü olduğunu söyleyen kadın ailesinden morga götürülmesini istemişti. “Yürüyen ceset sendromu” hastalarına ilaç ve beyne elektrik şokuyla tedavi uygulanıyor. Hastalık henüz yeni olduğu için kesinleşmiş bir tedavi yöntemi yoktur.

İleri Okuma: Şizofreni

Cotard Sendromu Çok Nadir Görülür

Cotard Sendromu ise ilk defa 1880 yılında Jules Cotard tarafından tanımlanmıştır. Ender rastlanan bu sendromda nihilistik hezeyanlar, kendisine ve dış dünyaya yabancılaşma, ölümsüzlük düşünceleri, halüsinasyonlar, intihar düşünceleri ve negativizm görülür. Kadınlarda daha sık rastlanır. Başlangıç yaşı ortalama 52’dir. Hastalık nâdir olarak ergenlik döneminde de ortaya çıkabilir. Çalışmalarda cotard sendromunun birçok psikiyatrik ve organik hastalıkla birlikte olabileceği gösterilmiştir. Etiyolojisinde birçok faktörün rol oynadığı düşünülen bu sendromun psikiyatrik sınıflandırma sisteminde yerini bulabilmesi için daha fazla araştırmaya gerek vardır.

Cotard Sendromu Kadınlarda Daha Çok Görülüyor

Daha çok kadınlarda görülen bu sendrom, herhangi bir organın yol açtığı bir rahatsızlıktan da kaynaklanabildiği düşünülmektedir. Yaşlılıkta kendini belli eden vaka, ölüm korkusu yaşayan kişilerde daha çok görülmektedir. Tedavisi ilaç ya da beyne verilen elektrik şok mekanizması ile olmaktadır. Fakat ilerlemiş vakalarda herhangi bir tedavi yöntemi yoktur. Ağır vakalar doğrudan gözlem altına alınmaktadır.

Hazırlayan: İrem Havle

Kaynak

http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC2695744/


Çağlayan Taybaş

İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü, Moleküler Biyoloji ve Genetik mezunuyum. Şu an Johnson & Johnson'a bağlı olarak Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları hastanesinde klinik araştırma koordinatörü olarak çalışıyorum. Ayrıca İstanbul Üniversitesi'nde ekonomi (açık öğretim) okuyorum. Lisans hayatım boyunca laboratuvarın yanında bilim yazarlığı, programlama, ney ve satranç ile uğraştım. Mezun olduktan sonra askere gitmeden önce sinirbilim.org'u kurdum. Şu an iş hayatım çok yoğun olduğu için eskisi gibi yazamıyorum. Yine iyi idare ettiğimizi düşünüyorum. Bana herhangi bir soru sormak isteyen varsa c.taybas@gmail.com'a mail atabilirler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.