COVİD-19 Aşıları Hazır Ama Toplum Hazır Mı?

2020 yılını neredeyse yaşanmaz hale getiren COVİD-19 pandemisinde mutlu sona çok yaklaştık. Çeşitli biyoteknoloji şirketlerinin ürettiği aşı adayları ilk sınavlarını başarıyla verdiler ve faz 3 denemelerden başarıyla çıktılar. Özellikle Pfizer/BioNTech’in ve Moderna’nın aşıları çok yüksek bir koruyuculuk oranıyla ipi göğüslüyor. Pfizer FDA’den acil kullanım onayını aldı. Moderna da başvuruda bulundu, muhtemelen o da acil kullanım onayını alacak. Aşılar önümüzdeki hafta İngiltere’de, Ocak ayında da ülkemizde uygulanmaya başlanacak. Ancak aşıların halkın gözündeki önemi yeterince anlaşılmış değil. Bazı komplo teorisyenleri ve aşı karşıtlığından faydalanmak isteyen akademisyenler kanıtsız ve mesnetsiz bir şekilde spekülasyon yaratarak korku iklimi oluşturmak istiyor.

COVİD-19 Aşıları Güvenlilik ve Etkililik Testlerinden Başarıyla Geçti

Moderna ve Pfizer’in aşılarında şimdiye kadar ilk defa kullanılan bir teknoloji kullanılıyor. Aşıların içinde ilk defa zayıflatılmış, etkisiz hale getirilmiş virüs yerine virüs genetik materyalinin belirli bir kısmından oluşan mRNA yer alıyor. Sonuçlara baktığımızda Moderna’nın faz 3 klinik araştırmasına katılan 30.000 kişiden 185 COVİD-19 vakası raporlandı. Bunların 174’ü plasebo grubunda 11’i sadece aşı almıştı. Aşı alanlar ve almayanlar arasında ciddi bir fark var. Aşı grubundaki katılımcıların hiçbirinde ciddi bir yan etki görülmemesi de aşının güvenliğini kanıtlıyor.

Pfizer/BioNTech’in geliştirdiği aşı 23 Kasım’da acil kullanım onayını almıştı. Bu aşı da %95 gibi müthiş bir koruyuculuk etkisi gösterip herhangi bir ciddi advers olay görülmemişti. Oxford Üniversitesi ve AstraZeneca’nın geliştirdiği aşıda ise %62-95 arasında bir koruyuculuk etkisi gözlenmiş olup şirket acil kullanım yetkisi için gerekli belgeleri hazırlamaktadır.

COVİD-19 aşısı olduğunuzda enfeksiyona karşı %100 koruma kazanmıyorsunuz. Ancak aşı olduktan sonra enfekte olduğunuzda vücudunuzda görülen hastalık belirtileri çok daha hafif oluyor. Aynı durum nezle ve grip aşıları için de geçerlidir. Aşılar hastaneye yatma ve ölüm oranlarını ciddi şekilde azaltıyor. Aşıların halk sağlığına yararlarını tartışmak gereksizdir.

Aşı Karşıtları Yine Sahnede

Aşıların toplum sağlığı için ne kadar önemli ve gerekli olduğunu konuşurken birçok kişi sosyal medyada ve köşe yazılarında aşı karşıtlığı yapmaktan geri durmuyor. Geçmişte çiçek hastalığını ve virüsünü aşılar sayesinde yeryüzünden ortadan kaldırmıştık. Aslında ülkemizin aşılanma oranı oldukça iyidir. COVİD-19 aşıları söz konusu olduğunda da Türk halkında aşılanmanın çok yüksek olacağına inanıyorum. Ancak bilimle hiç bağdaşmayan ve saçma argümanlarla komplo teorileri üretiliyor ve halkın aşılara bakışının olumsuz yönde evrilmesi için çabalıyorlar.

Aşıların geliştirilme sürecinde sonuçları önce ilgili şirketin bilim insanları değerlendiriyor. Daha sonra onay için FDA ve EMA gibi yetkili kurumlara gönderiyorlar. Bunlar onay verdikten sonra Sağlık Bakanlığı’mız inceliyor. Aşıların güvenliği ve etkililiği çok sayıda kurum tarafından değerlendiriliyor ve hepsi onay verdikten sonra aşıların halka dağıtımı gerçekleşiyor.

COVİD-19 Aşı Denemelerine Sağlık Çalışanları da Gönüllü Oldu

Aşıların toplum gözündeki imajını güçlendirmek için sağlık çalışanlarımız gerçekten büyük emek sarf ettiler. Çok sayıda doktor ve hemşire aşıların klinik araştırmalarında gönüllü oldular. Virüsün canlısından önce ölüsüyle karşılaşmanın önemli olduğunu vurgulamak isterim. Sağlık Bakanlığı televizyon kanallarında klinik araştırmalara katılımın önemini anlatan reklamlar yayınladı. Binlerce insan bakanlığın çağrısına kulak verip bilime destek olmak amacıyla gönüllü olmak istediler.

Aşıların güvenliliği konusunda pek çok bilimsel araştırma yayınlanırken kimi akademisyenler RNA aşısının güvenli olmadığını beyan ettiler. Ancak öne sürdükleri argümanlar lise biyoloji bilgisiyle bile çürütülebilecek seviyedeydi. Bunun yanında aşı olanların DNA’larının değişeceği gibi çok uçuk kaçık, bilimsel dayanağı olmayan spekülasyonlar da yapıldı.

Aşı olduktan sonra bazı yan etkilerin ortaya çıkması çok normaldir. Kol ağrısı, kısa süreli ateş gibi belirtiler sizi korkutmasın. Bunların hepsi kolayca baş edilebilecek yan etkilerdir ve aşıların sağlayacağı faydaya kıyasla çok önemsiz kalır.

Şu an aşıların dağıtımına başlanana kadar yapmamız gereken tek şey insanlarda oluşan bu korku iklimini ortadan kaldırmaktır. Aşıların etkililiği ve güvenliliğin çok sayıda kişi ve kurum tarafından incelendiğini ve yararların, yan etkilerden kat be kat fazla olduğu anlatılmalıdır. Bu noktada devlet, medya ve vatandaş olarak bizlere büyük iş düşüyor.

Hazırlayan: Çağlayan Taybaş

Kaynak

https://www.medicaldaily.com/vaccine-hope-safety-demand-acceptance-457632


Çağlayan Taybaş

İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü, Moleküler Biyoloji ve Genetik mezunuyum. Şu an klinik araştırma sektöründe çalışıyorum. Bilimsel araştırmaların yanında başlıca hobilerim satranç, bisiklet sürmek, pilates ve latin dansları oldu. Mezun olduktan sonra askere gitmeden önce sinirbilim.org'u kurdum. Şu an iş ve özel hayatım çok yoğun olduğu için eskisi gibi yazamıyorum. Bana herhangi bir soru sormak isteyen varsa c.taybas@gmail.com'a mail atabilirler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.