Depresyon Belirtileri Nelerdir?

Depresyon Belirtileri Nelerdir

Hepimizin hayatta üzgün olduğu anlar vardır. Stres, kaygı, üzüntü hayatımızın içindeki çok olağan şeylerdir. Önemli olan bunların uzun süreli devam etmemesi ve kendini depresyona çevirmemesidir. Bazen farkında olmasak da birçoğumuz depresyon belirtileri gösteriyor. Örneğin, aniden başlayan karın ağrıları ve öfke duygusu depresyon belirtileri olabilir. Siz farkında olmasanız da depresyona girebilirsiniz.

Amerika’da California Üniversitesi’nde çalışan Dr. Richard Kravitz depresyonun her zaman üzüntü şeklinde ortaya çıkmadığını söylüyor. Hastalar bazen içinde bulundukları durumun depresyon olduklarını düşünmek istemezler. Bunun sebeblerinden biri depresyonun zayıflık olarak görülmesidir. Biri depresyona giriyorsa bu karakterindeki bir zayıflık olarak algılanabiliyor ama aslında durum hiç öyle değil.

İnsanlar ruh hallerinde değişim seziyor veya dışarıdan bu yönde eleştiri alıyorsa aşağıda saydığımız belirtilerden bazılarını dikkate almalılar. Depresyon belirtileri görülmeye başlandıktan sonra tedavi ne kadar erken başlarsa iyileşme süreci o kadar hızlı oluyor.

Başlıca Depresyon Belirtileri

Hastalar Acı Çeker

Zihinsel rahatsızlıklar fiziksel ağrılara neden olabilir. Beden ve zihin birbiriyle çok yakın ilişki içindedir. Araştırmalara göre üzgün insanların %75’i aynı zamanda kronik ağrılardan şikayetçidir. Kanada’da Pain dergisinde yayınlanan bir çalışmada depresyon hastalarının daha fazla sırt ve boyun ağrısı yaşadığı görülmüştür.

Hastalarda sırt ve boyun ağrılarının yanında karın ağrıları da görülebilir. Bazı vakalarda depresyon belirtileri baş ağrılarına veya ağrı hassasiyetinin artmasına yol açabilir. 2008 yılında Archives of General Psychiatry dergisinde yayınlanan bir araştırma mutsuz insanların daha duygusal olduklarını ama acı duygusuyla başa çıkmakta daha çok zorlandıklarını belirtiyor.

İştahınız Artabilir

Etrafınızdakiler son günlerde şekerli yiyecekleri daha fazla tükettiğinizi söylüyorsa altta yatan nedenleri irdelemek gerekebilir. Hoşumuza giden yiyecekler dopamin ve serotonin nörotransmitterlerin seviyesini yükseltir. Dopamin artışı bizim bir şeyden keyif almamızı sağlar. Serotonin artışı aslında bize mutluluk vermez. Bu çok yaygın bir inanıştır. Anca serotonin olması gerekenden az seviyede olması bizi depresif yapabilir. Depresyon belirtileri arasında serotonin ve dopaminin az seviyelerde bulunması önemli bir yer tutar. Obesity adlı dergide yayınlanan bir çalışmaya göre çok fazla stres ve depresyon yaşamak kilo almaya neden olabilir. Bunun nedeni yiyecek ve içecekler ile beynimizdeki azalan nörotransmitterleri artırmaya çalışmamızdır. Bir olaya üzüldünüz ve serotonin seviyeniz düştü. Bunu tekrar artırmak için sürekli bir şeyler yemeye, içmeye yönlenebilirsiniz. Tabii ki durum hiçbir zaman bu kadar basit değil ancak daha kolay anlaşılması için bu şekilde anlatılabilir.

Çabuk Öfkelenebilirsiniz

İnsanlar gergin ve stresli olduklarında çok çabuk kızabilirler. Bu birçoğumuzun yaşadığı ve bizzat deneyimlediği bir durumdur. Eğer bu gerginlik ve çabuk öfkelenme uzun süreli devam ederse depresyon belirtileri arasında görülebilir. 2013 yılında JAMA Psychiatry dergisinde bu konuda bir çalışma yayınlandı.  Depresyonlu hastaların %54’ü etrafa karşı kızgın, öfkeli ve düşmanca davranma eğilimi gösteriyordu. Depresyona giren herkesin tepesinin tası atmıyor ancak öfkelenmesi sağlıklı insanlara göre daha kısa sürüyor.

Boşluktaymış Gibi Hissedersiniz

Sabah uyandığınızda yatağınızdan neden kalkarsınız hiç düşündünüz mü? Hepimiz ya işe gideriz, ya kahvaltı yaparız, belki arkadaşlarımızla buluşuruz. Her ne yaparsak yapalım kalkmak için bir motivasyonumuz vardır. Depresif insanlarda kalkmak için bir neden yoktur. Depresyondayken insanlar kendilerini zombi gibi hissedebilir. Etraflarına karşı soğuk ve ruhsuz davranabilirler. Hatta kendilerine destek olmayan insanlara bile sırt çevirebilirler.

Fazla Alkol Tüketimi

Her gece birkaç kadeh içki içiyorsanız muhtemelen iş hayatınız çok tempolu ve yorucu geçiyordur. Depresif hastaların da alkol tüketme eğilimi vardır. Araştırmalara göre depresyonlu kişilerin neredeyse üçte birinin alkol sorunu var. Alkolün kendisi zaten depresif bir maddedir. Bir kadeh içki belki biraz kafamızı dağıtmamıza yardımcı olur ama ikinci ve üçüncü kadehten sonra olumsuz duyguların yoğunluğu çok artar. Anksiyete, aşırı kedef ve üzüntü, öfke, agresif davranışlar bahsettiğimiz olumsuz duygu ve davranışlardan bazılarıdır. Uzmanlar alkol sınırının kadınlar için günlük bir bardak, erkekler için ise iki bardak olduğunu söylüyor.

Hazırlayan: Çağlayan Taybaş

Kaynak

http://www.prevention.com/mind-body/surprising-depression-symptoms


Çağlayan Taybaş

Özgeçmişimle ilgili çok geri dönüş aldığım için burayı daha samimi havada yazıyorum. (İnsanlar burayı okuyormuş) Türkiye'nin tarım şehirlerinden Karacabey/Bursa'da dünyaya geldim. İlköğretim ve liseyi orada okudum. Bir ara Bursa Erkek Lisesi maceram da var. Üniversitede İzmir Yüksek Teknoloji, Moleküler Biyoloji ve Genetik bölümünü kazandım. Hayatımdaki en kritik viraj sanırım buydu. Şu an Roche'a bağlı olarak Koç Üniversitesi ve Cerrahpaşa hastanelerinde klinik araştırma koordinatörüyüm. Ayrıca İstanbul Üniversitesi'nde ekonomi (açık öğretim) okuyorum. Lisans hayatım boyunca İYTE, Sabancı Üniversitesi ve Dresden Teknoloji Enstitüsü'nün seçkin laboratuvarlarında çok değerli hocalarla çalıştım. Katıldığım kongrelerde 6 poster sunumu, 1 sözlü sunum yapıp ve lisansın son yılında "Gündelik Hayata Sinirbilimsel Yaklaşımlar" adlı kitabımı yayınladım. Sadece PCR, SDS-Page bilmenin pek faydası olmayacağını erken farkettiğimden kendimi farklı alanlarda geliştirdim. Programlama konusunda özel ders aldım, staj yaptım. Bilim yazarlığına giriştim. Photoshop, web tasarımı öğrendim. 2.5 sene ney eğitimi aldım. Okulda satranç kulübüne üye oldum. Piyon düz gider/çapraz yer ile başladık, çok yol katettik. Satranç hayata bakışımı değiştirdi. Almanca, Japonca öğrenmeye çalıştım. Almancayı hâlâ öğrenmeye çalışıyorum. Hepsi çok işime yaradı. Mezun olduktan sonra askere gitmeden önce sinirbilim.org'u kurdum. Şu an iş hayatım çok yoğun olduğu için eskisi gibi yazamıyorum. Yine iyi idare ettiğimizi düşünüyorum. Bana herhangi bir soru sormak isteyen varsa c.taybas@gmail.com'a mail atabilirler.