Diyabet İlacı Bağırsak Bakterilerini Olumlu Yönde Etkiliyor

Diyabet İlacı Bağırsak Bakterilerini Olumlu Yönde Etkiliyor

Toplumda ‘şeker hastalığı’ olarak bilinen diyabet kişinin kan şekeri düzeyinin çok yüksek olmasına yol açan kronik bir hastalıktır. Son yapılan araştırmalar Türkiye’de 7 milyonun üstünde diyabet hastası olduğu ve bu sayının yakın gelecekte 10 milyonu geçeceği tahmin ediliyor.

Diyabetin başlıca iki tipi vardır: Tip 1 ve Tip 2. Tip 2 diyabet, vücut düzgün çalışması için yeterli insülin üretmediğinde veya vücut hücreleri insüline tepki vermediğinde meydana gelir. Bu insülin direnci olarak bilinir. Tip 2 diyabet, tip 1 diyabetten çok daha yaygındır. Tip 1 diyabette ise vücut hiç insülin üretmez. Türkiye’de yetişkinlerin yaklaşık %90’ında tip 2 diyabet vardır. Tip 1 diyabet genellikle 40 yaşından önce, sıklıkla ergenlik çağında, gelişirken tip 2 diyabet ise genellikle daha ileri yaşlarda ortaya çıkar. Fakat aşırı miktarda şekerli yiyeceklerle beslenilmesi sonucunda tip 2 diyabet olma yaş sınırı bir hayli düşüş göstermiştir.

İleri Okuma: Diyabetin Genetik Kökeni

Diyabet İlacı Bakterilerin Gelişimini Teşvik Ediyor !

Metmorfin, Tip 2 diyabetli kişilere kan şekerini kontrol etmelerini yardımcı olmak için sıklıkla reçetelere yazılan bir ilaçtır. Bu diyabet İlacı aynı zamanda yaşlanmayı önleyici bir etkiye de sahiptir. Metmorfin’in genel olarak karaciğerdeki glikoz miktarını azaltıp, kan şekeri düzeyini düşürdüğü bilinmektedir. Ancak yapılan araştırmalar, tüm hikayenin bu olmadığını göstermiştir. Örneğin, ilacın yavaş yayılan bir formu, karaciğere az bir miktarda ulaşmasına rağmen etkili olduğu görülmüştür. Metmorfin’in karaciğere gitmesini engelleyen genetik sorunlarda bile ilaç etkisini göstermektedir.

İsveç Gothenberg Üniversitesi’nden Fredrik Backhed ve İspanya, Girona Üniversitesi’nden Jose Manuel Fernandez Real bağırsak bakterilerinin ilacın faaliyetinde rol oynayıp oynamadığını merak ediyordu. Ne de olsa bağırsaklarımızdaki trilyonlarca minik canlıların bir dizi hastalıkla bağlantılı olduğunu ve ilaç metabolizmasını etkilediği biliniyor.

Glikoz Toleransı Gelişiyor

Grup, yeni teşhiş edilen Tip 2 diyabetli 40 gönüllü aldı. Her kişi rastgele dört ay süreyle Metmorfin  veya plasebo almak üzere deneye tabii tutuldu ve hepsine düşük kalorili diyet uygulandı. Çalışma süresi boyunca, bağırsak bakterilerinin oluşumu Metmorfin kullananlarda daha dramatik bir şekilde değişti. Özellikle ilaç Akkermansia ve Bifidobacterium adı verilen bakteri suşlarının büyümesini teşvik etmiştir. Laboratuvar deneyleri, her iki türün de Metmorfin varlığında daha hızlı büyüdüğünü ortaya koydu. Ardından araştırmacılar Metmorfin öncesi ve sonrasında üç kişiden dışkı örnekleri aldı. Alınan dışkılar tip 2 diyabeti olan farelere aktarıldı. Bir fekal nakli olarak bilinen bu teknik, faydalı bakterilerce zengin sağlıklı bireylerin bağırsağından, hastalıklı bireye geçmesini amaçlamıştır.

Metmorfin ile tedavi edilen bireylerden alınan dışkı, üç bağışçının ikisinin örneklerini alan farelerde, glikoz toleransını geliştirdiği görüldü. Glikoz toleransı hayvanların kan şekeri düzeylerini ne kadar iyi kontrol edebildiğini ölçen bir göstergedir. Ancak tedaviden önce insanlardan alınan dışkılar farelerdeki bir iyileşmeye neden olmadı. Sonuçlar, Metmorfinin kan şekeri düzeylerini etkileyebilecek Akkermansia gibi bağırsak bakterilerinin büyümesini teşvik ederek çalıştığını ortaya koyuyor. Bununla birlikte araştırmacılar bakterilerin bunu nasıl yaptığını hala araştırmadır.  Backhed diyabetli kişilerin diyetlerine bağırsak bakterilerinin yapısını değiştirmek için faydalı besinleri eklemeleri gerektiğini,  bu şekilde Akkermansia ve Bifidobacterium’un büyümesini sağlayarak benzer faydalar elde edilebileceğini söylemektedir.

İleri Okuma: Dışkı Nakli Karaciğer Hastalarında Bilişsel İşlevi Geliştiriyor

Bağırsakları Korumada Prebiyotikler Çok Önemlidir

Hem diyabet hem de diğer hastalıklardan korunmak için beslenmemize probiyotik bakterileri içeren besinler ve bu bakterilerin üremesine ve büyümesine yardımcı olan prebiyotikleri eklemeyi ihmal etmeyelim. Probiyotik zengini besinler, doğal yoğurt, probiyotikli yoğurt, kefir, ayran, boza, tarhana, şalgam suyu gibi besinlerdir. Prebiyotikler ise sebzelerden, pırasa, yer elması, bamya, enginar, kereviz, domates, soğan, sarımsak, hindiba, kuşkonmaz, hardal bitkisi, kurubaklagillerden fasulye, mercimek, bezelye, nohut ,tam tahıllardan tam buğday, yulaf, kara buğday, arpa, kepekli pirinç, yağlı tohumlardan ceviz, badem, fındık, keten tohumudur. Bu tür yiyecekler yeter kadar kullanılırsa hem diyabet engellenebilir hem de diyabet İlacı kullanmanıza gerek kalmaz. Unutmayın bağırsaklarınızdaki sevimli canlılar mutlu olursa, siz de mutlu olursunuz.

İleri Okuma: Kurubaklagiller ile Tip 2 Diyabeti Önlemek

Hazırlayan: Merve Eşgi

Kaynak

https://www.newscientist.com/article/2132009-diabetes-drug-may-work-by-changing-gut-bacteria-makeup/


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.