Doğum Sonrası Depresyon Güneş Işığı Eksikliğinden Kaynaklanabilir

Doğum Sonrası Depresyon Güneş Işığı Eksikliğinden Kaynaklanabilir

Doğum sonrası depresyon yaşayan bir kadınla karşılaşmış ve sorunu anlamamış olabilirsiniz. Hamilelik kadın vücudunda hormonların sürekli değiştiği ve kadınları ciddi ölçüde etkileyen bir dönemdir. Tıpta postpartum depresyon, yani doğum sonrası depresyon olarak adlandırılan bir rahatsızlık vardır. Araştırmacılar bunun nedenlerinin peşinde koşarken güneş ışığının çok önemli bir rol oynadığını farkettiler.

Hamileliğin son aylarında yeterli güneş ışığı alamayan kadınların doğum sonrası depresyon yaşama riski daha yüksek oluyor. Güneş ışığı hepimiz için gereklidir ve eksikliği bazı sorunlara yol açar. Eskilerin bir deyişi vardır: Güneş girmeyen eve doktor girer. Amerika’da San Jose Üniversitesi’ndeki bilim insanları Journal of Behavioral Medicine dergisinde güneş ışığı ve D vitamini eksikliğinin insan beynini nasıl etkilediğini ortaya koydular.

Doğum Sonrası Depresyon Nedir?

Doğum sonrası depresyon doğumdan kısa süre sonra üzüntü ve çaresizlik hissiyle ortaya çıkan bir rahatsızlıktır. Yeni doğan bebek ile uğraşmak yeterince zor iken birçok anne kendi psikolojik haliyle de mücadele etmek zorunda kalır. Nadiren ortaya çıktığını düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. 10.000 anne üzerinde yapılan bir çalışma her 7 kadından birinin doğum sonrası depresyon yaşadığını göstermiştir.

Doğum sonrası depresyonun birçok nedeni olabilir. Bunlar arasında en önemlileri hormonal dalgalanmalardır. Kadın fizyolojisi erkeklerden daha hassastır. Adet döngüsünden dolayı hormonal dalgalanmalardan daha fazla etkilenir. Hamilelikte ise bu dalgalanmalar daha güçlü olur. Hamileyken yüksek olan bazı hormonlar bebek doğduktan sonra bir anda düşer. Bazı kadınlarda bu düşüş depresyonu tetikleyebilir. Hamilelikte yaşanan stresli olaylar da doğum sonrası depresyon ihtimalini artırabilir.

Doğum Sonrası Depresyon Tanısı ve Tedavisi

Bebeğinizi doğurduktan sonra çok uyuma ihtiyacı duyuyor, sebepsiz yere ağlıyor, anlamsız bir çaresizlik ve üzüntü duyuyorsanız bir doktordan randevu alabilirsiniz. Ancak bu belirtilerin olması doğum sonrası depresyon yaşadığınızı göstermez. Teşhisi ancak bir psikiyatrist koyabilir. Teşhis koyduktan sonra da antidepresan, psikoterapi gibi tedavi yöntemlerinden birini seçebilir. Bunun yanında günlük egzersizler, basit hedefler koyup onları başarmak, sevdiğiniz insanlarla beraber vakit geçirmek de ruh halinizi iyileştirir.

Kuzey Avrupa ülkelerindeki yüksek intihar oranlarının yeterli güneş ışığı alamamak ile bir ilgisi olabilir mi? Tam olarak bilmiyoruz ama doğum sonrası depresyon ile ciddi bir ilişkisi var. Prof. Dr. Deepika Goyal ve ekibi 283 hamile kadın üzerinde bazı klinik araştırmalar yürüttü. Katılımcıların hamilelik öncesinde ve sonrasında uyku düzeniyle ilgili bazı çalışmalar yürütüyorlardı. Kadınların hamileliklerinin son 3 ayına ait bilgiler de toplanmıştı. Bunların arasında katılımcıların ne kadar uyudukları, kendilerini nasıl hissettikleri, yaşları, sosyoekonomik durumları ve medikal öyküleri de vardı.

Az Güneş Işığı Fazla Depresif Belirtiye Yol Açıyor

Bütün sonuçlar masaya yatırılığında kadınların %30’u depresyon riski altındaydı. Araştırmacılar tüm parametreleri incelerken bir kadının hamileliğin son ayında aldığı güneş ışığı ile depresyon riskinin bağlantılı olduğunu fark ettiler. Dışarı daha az çıkıp güneş ışığından mahrum kalan kadınlar daha fazla depresif belirtiler bildiriyordu. Onlar sebebinin ne olduğunu bilmiyordu ama tüm veriler incelendiğinde gerçek apaçık ortadaydı.

Doğum sonrası depresyon riskinin en düşük (%26) olduğu kadınlar hamileliklerinin son 3 ayında diğerlerine göre daha fazla güneş ışığı almıştı. Tabi bunda mevsimin ve gündüz uzunluğunun da etkisi vardı. Depresif belirtileri en çok bildiren kadınların son 3 aylık gebelik dönemleri gündüzün daha kısa olduğu zamanlara denk gelmişti.

Son 3 Ay Çok Önemli

İlk defa anne olacak kadınlar için hamileliklerinin son üç ayı çok önemlidir. Bu ayların gündüzün kısa olduğu kış aylarına denk gelmesi depresif belirtilerin çıkma ihtimalini ve şiddetini artırabilir. Bunun bir çaresi yok mu, elbette var. Araştırmacılar mevsim koşullarından ötürü güneş ışığından mahrum kalan kadınlar için ışık terapisini öneriyor. Işık terapisi doğum sonrası depresyon riski yüksek kadınların depresif belirtilerini en aza indirebilir. Özellikle ailesinde depresyon tanısı bulunan kişiler için terapi seçeneği daha büyük önem taşır.

Hamilelikte annenin vitamin ve mineral depoları bebeği de beslediğinden dolayı kadınlar vitamin eksikliği yaşayabilir. Güneş ışığı D vitamini üretimi ve melatonin hormonunun salınımı için çok gereklidir. Hamilelik esnasında kadınlar dışarı çıkmalı ve yürüyüş yaparak güneş ışığından faydalanmalıdır. Hamilelikte egzersiz bu yazının konusu değil ama ruh halinin ve beden sağlığının iyileştirilmesinde büyük önem taşıdığını atlamamalıyız.

İleri Okuma: Işığın Beyin İçin Önemi ve İşlevi

Hazırlayan: Çağlayan Taybaş

Kaynaklar
  1. https://www.sciencedaily.com/releases/2018/09/180927105733.htm
  2. https://www.webmd.com/depression/postpartum-depression/understanding-postpartum-depression-basics

Çağlayan Taybaş

Özgeçmişimle ilgili çok geri dönüş aldığım için burayı daha samimi havada yazıyorum. (İnsanlar burayı okuyormuş) Türkiye'nin tarım şehirlerinden Karacabey/Bursa'da dünyaya geldim. İlköğretim ve liseyi orada okudum. Bir ara Bursa Erkek Lisesi maceram da var. Üniversitede İzmir Yüksek Teknoloji, Moleküler Biyoloji ve Genetik bölümünü kazandım. Hayatımdaki en kritik viraj sanırım buydu. Şu an Roche'a bağlı olarak Koç Üniversitesi ve Cerrahpaşa hastanelerinde klinik araştırma koordinatörüyüm. Ayrıca İstanbul Üniversitesi'nde ekonomi (açık öğretim) okuyorum. Lisans hayatım boyunca İYTE, Sabancı Üniversitesi ve Dresden Teknoloji Enstitüsü'nün seçkin laboratuvarlarında çok değerli hocalarla çalıştım. Katıldığım kongrelerde 6 poster sunumu, 1 sözlü sunum yapıp ve lisansın son yılında "Gündelik Hayata Sinirbilimsel Yaklaşımlar" adlı kitabımı yayınladım. Sadece PCR, SDS-Page bilmenin pek faydası olmayacağını erken farkettiğimden kendimi farklı alanlarda geliştirdim. Programlama konusunda özel ders aldım, staj yaptım. Bilim yazarlığına giriştim. Photoshop, web tasarımı öğrendim. 2.5 sene ney eğitimi aldım. Okulda satranç kulübüne üye oldum. Piyon düz gider/çapraz yer ile başladık, çok yol katettik. Satranç hayata bakışımı değiştirdi. Almanca, Japonca öğrenmeye çalıştım. Almancayı hâlâ öğrenmeye çalışıyorum. Hepsi çok işime yaradı. Mezun olduktan sonra askere gitmeden önce sinirbilim.org'u kurdum. Şu an iş hayatım çok yoğun olduğu için eskisi gibi yazamıyorum. Yine iyi idare ettiğimizi düşünüyorum. Bana herhangi bir soru sormak isteyen varsa c.taybas@gmail.com'a mail atabilirler.