Dopaminin PET Çekimi Altındaki Görüntüsü

Dopaminin PET Çekimi Altındaki Görüntüsü

Yukarıdaki görselde sağlıklı, kokain bağımlısı ve obez kişilerin beyinlerinin PET çekimini görüyorsunuz. Resimde gördüğünüz parlak kısımlar dopamin kullanan nöronları yani haz duygusunu oluşturan dopaminin etki ettiği beyin bölgelerini gösteriyor. Sağlıklı bir kişi yemek yediğinde dopaminerjik nöronları çok yüksek faaliyet gösterirken, obez bireylerde seviye düşüktür, çünkü obez insan yemek düşüncesiyle kendini ödüllendirir, yemek yediğinde ise alacağı haz sağlıklı bir birey kadar olmayacaktır. Alacağı hazzı arttırmak için daha fazla yer ve bağımlılık işte bu noktada kendini gösterir.

Dopamin Nedir?

Dopamin beyin ve vücutta çok önemli roller üstlenen bir kateşolamin nörotransmitterdir. Dopaminin en temel ve bilinen görevi ödül mekanizmasındaki rolü ve motivasyondur. Ders çalışırken çikolata yendiğinde hissedilen o mutluluk duygusu ve sonrasında gelen ders çalışma isteği dopaminin en canlı örneğidir. Dopamin çoğu bağımlılık yapan ilacın da hedef aldığı nörotransmitterdir. Beynin kendi kendini ödüllendirmesini sağladığından çoğu uyuşturucu ve keyif verici madde bu nörotransmitterin salınımını arttırır. Dopaminin birçok reseptörü vardır ve hepsi bulundukları bölgede farklı işlevleri yerine getirmekten sorumludur. Dopamini uyarıcı veya susturucu bir nörotransmitter olarak da sınıflandıramıyoruz. Bazen nöronu uyarıcı bazen de susturucu olarak görev yapabiliyorlar. (Dopaminin etkisi)

Dopaminin katıldığı beyindeki görevler idari işlevler, hareketin düzenlemesi, motivasyon, uyarılma, teşvik, öğrenme ve ödül mekanizmasıdır. Ayrıca dopaminin salgılandığı akkumbens çekirdeği ve prefrontal korteks arasında nörodüzenleyici olarak da rol oynar. Vücutta ise böbreklerde ve bağışıklık sisteminde görev alabilir. Eksikliğinde Parkinson hastalığı, şizofreni gibi rahatsızlıklar ortaya çıkabilir. Yaşlanan beyinde de dopamin reseptörlerinin azaldığı kanıtlanmıştır.

PET Taramaları Bilim İnsanlarına Çok Yardımcı Oluyor

Araştırmada kullanılan Pozitron emisyon tomografisi (PET) vücuda verilen pozitronların yaydığı radyasyonun vücut hücreleri tarafından emilmesi ile vücudun fizyolojik görüntüsünü çıkarmaya yarayan tekniktir. Kanseri yenmiş hastalarda kanserin nüksedip nüksetmediğini anlamaya yarayan en etkili yöntemdir. PET taramasında hasta radyofarmasötik bir ilaç verilir. Bu ilaç içeriğinde bulunan radyoaktif madde pozitronlarını sürekli vücuda yayılır ve pozitronlardan yayılan radyasyon hücreler tarafından emilir. Hücrelerin emdiği radyasyon miktarı PET cihazı tarafından ölçülür ve veriler bir bilgisayara aktarılır. PET’te gama ışınları kullanılır.

Bilgisayar aktarılan sinyaller sayesinde vücudun bir bölgesindeki metabolik faaliyetin ne durumda olduğu ölçülebilir ve sinyaller görüntülere dönüştürülebilir. Ayrıca PET ile Alzheimer hastalığı, Parkinson hastalığı, epilepsi ve benzeri birçok nörolojik hastalığın teşhisi yapılabilir. Bu bölgelerde bir rahatsızlık olması sonucu beyin faaliyeti değiştiği için bu değişim PET taramasında kolaylıkla gözlenir. Aynı zamanda epilepsi ataklarına neden olan beyin bölgelerinin yerlerinin saptanması konusunda da en etkili teknik pozitron emisyon tomografi yöntemidir.

Hazırlayan: Çağlayan Taybaş

Kaynak

https://www.news-medical.net/health/Dopamine-Functions.aspx


Çağlayan Taybaş

İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü, Moleküler Biyoloji ve Genetik mezunuyum. Şu an Johnson & Johnson'a bağlı olarak Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları hastanesinde klinik araştırma koordinatörü olarak çalışıyorum. Ayrıca İstanbul Üniversitesi'nde ekonomi (açık öğretim) okuyorum. Lisans hayatım boyunca laboratuvarın yanında bilim yazarlığı, programlama, ney ve satranç ile uğraştım. Mezun olduktan sonra askere gitmeden önce sinirbilim.org'u kurdum. Şu an iş hayatım çok yoğun olduğu için eskisi gibi yazamıyorum. Yine iyi idare ettiğimizi düşünüyorum. Bana herhangi bir soru sormak isteyen varsa c.taybas@gmail.com'a mail atabilirler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.