Dünya’daki En Ölümcül Virüsler

Dünya'daki En Ölümcül Virüsler

Türümüz yaklaşık 200.000 yıldır dünyada yaşıyor ama daha modern halimize evrimleşmeden çok önceleri başka bir canlılarla savaş halindeydik. İnsanlığın ezeli düşmanlarından biri olan virüslere karşı henüz tam kontrolü sağlayamadık ama geçtiğimiz yüzyılda çok önemli gelişmeler kaydettik. Virüslerin neden olduğu bulaşıcı hastalıklara viral enfeksiyonlar denir. Grip veya ebola hastalığı gibi bir viral enfeksiyona yakalandığınızda antibiyotikler yardımınıza koşamaz. Virüsler bakterilerden biraz farklıdır. Onları yok etmek için farklı silahlara ihtiyacınız var.

Afrika’nın batı kesimlerinde görülen Ebola salgınını duymuşsunuzdur. Ebola virüs ailesinin en ölümcül üyesi olan Ebola Zaire virüsü bulaştığı insanların %90’ını öldürdü. Eğer bir an önce kontrol edilmezlerse virüsler çok ölümcül olabilirler. Bugün hâlâ tedavisi bulunamayan viral hastalıklar ve sendromlar var. Ölümcül virüsler denildiğinde birçoğumuzun aklına HIV gibi virüsler gelebilir. Şimdi en ölümcül virüslerden 8 tanesine bir bakalım.

İleri Okuma: Virüsler Nasıl Çalışır?

Marburg Virüsü

Marburg virüsü ilk defa 1967’de Almanya’da laboratuvar çalışanları arasında görüldü. Laboratuvar görevlileri Uganda’dan getirilen maymunlar üstünde çalışırken bir anda viral enfeksiyonlar ortaya çıkmaya başladı. Ebola virüsüne benzeyen Marburg virüsü hemorajik ateşe yol açıyor ve bunun sonucunda hastada organ yetmezliği, şok hatta ölüme bile sebep olabiliyordu. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde 1998-2000 yılları arasında meydana gelen Marburg virüs salgınında hastaların %80’i hayatını kaybetmiştir.

Dünya'daki En Ölümcül Virüsler - Marburg Virüsü

Ebola Virüsü

İnsanlarda görülen ilk Ebola salgınları 1976 yılında Demokratik Kongo Cumhuriyeti ve Sudan’da ortaya çıktı. Virüs kan ve diğer vücut sıvıları yoluyla insandan insana ve hayvandan insana geçebiliyor. Ebola virüsünün çok farklı soyları vardır. Her birinin ölümcül olma oranı farklıdır. Örneğin, Ebola Reston virüsü hasta bile etmezken, Bundibugyo soyunda ölüm riski %50’lere çıkar. Ebola Zaire’ye yakalanırsanız muhtemelen hakkın rahmetine kavuşacaksınız demektir. Zaire soyunda ölüm riski %90’lara çıkmaktadır.

Dünya'daki En Ölümcül Virüsler - Ebola Virüsü

Kuduz Virüsü

Ölümcül virüsler arasında en bilinenlerden biri kuduz virüsüdür. Hayvanlardaki kuduz virüsüne karşı 1920’lerde aşı geliştirildi ve artık çok nadiren kuduz vakasına rastlanıyor. Ancak Hindistan ve Afrika’nın bazı bölgelerinde maalesef halen kuduz virüsü can almaya devam ediyor.

Virüs vücuda girdiği anda beyni hedef alıyor ve oraya yerleşiyor. Neyse ki artık bu hastalığa karşı önceden önlem alabiliyoruz ve kuduz virüsüne yakalanmış birini antikorlarla tedavi edebiliyoruz. Ancak kuduza karşı tedavi başlatılmazsa virüsün hastayı öldüreceğinden şüpheniz olmasın.

Dünya'daki En Ölümcül Virüsler - Kuduz Virüsü

HIV

Pek çoğumuzun medyadan ve ders kitaplarından aşina olduğu HIV dünyada halen daha en ölümcül virüsler listesindeki yerini koruyor. Amerika Bulaşıcı Hastalıklar Derneği’nde görevli Dr. Amesh Adalja’ya göre HIV, dünyada en fazla ölüme neden olan virüstür. HIV’in ilk tanımlandığı 80’lerden beri yaklaşık 36 milyon hasta bu virüs yüzünden hayatını kaybetti.

Dünya'daki En Ölümcül Virüsler - HIV

İleri Okuma: AIDS

Çiçek Virüsü

Yeryüzünden sildiğimizi düşündüğümüz bir virüs: çiçek virüsü. 1980’de Dünya Sağlık Örgütü çiçek virüsünün kökünü kazıdığımızı açıkladı ve bir daha virüsü gören olmadı. Şu an ona rastlamıyoruz ama 80’lerden önce çiçek virüsü bulaştığı her üç kişiden birini öldürüyor, sağ kalanlarda da körlük, kalıcı yara izleri bırakıyordu. Avrupalı istilacıların Kızılderililerle ilk karşılaşmalarında yeni kıtaya çiçek virüsü getirmeleri sonucu yerlilerin %90’ı bu virüsten dolayı hayatını kaybetti. Sadece 20. yüzyılda çiçek hastalığı 300 milyon insanın hayatına mal olmuştur.

Dünya'daki En Ölümcül Virüsler - çiçek virüsü

Hantavirüs

Amerika, 1993 yılında Hantavirüs pulmoner sendromuyla (HPS) tanıştı. Navajo’da yaşayan genç bir adam bir anda nefes darlığı çekmeye başladı ve birkaç gün sonra hayatını kaybetti. Yetkililer birkaç ay sonra virüsün bulaştığı insanlardan birinin yaşadığı evde farelerden hantavirüsün bulaştığını tespit etti ve virüsü izole ettiler. O zamandan bu yana 600’den fazla insan HPS’ye yakalandı ve %36’sı öldü. Virüs insandan insana bulaşmıyor. Sadece enfekte olmuş farelerden insana geçiyor.

Dünya'daki En Ölümcül Virüsler - Hantavirüs

Influenza Virüsü

Çoğumuz nezleye yakalanmıştır. Halsizlik, baş ağrısı ve ateş gibi belirtiler gösteren nezle hafif bir hastalık olarak görülmesine rağmen yüz binlerce insanın ölümüne neden oluyor. Grip ve nezle gibi virüsler kolayca mutasyona uğradığından kalıcı bir aşı geliştirilemiyor. Nezle virüsünün her yıl yeni bir soyu ortaya çıktığından dolayı hastalık çok hızlı yayılabiliyor.

İspanyol nezlesi olarak da bilinen bugüne kadarki en ölümcül nezle salgını 1918’de görüldü ve dünya nüfusunun %40’ını toprağın altına gönderdi. Yaklaşık 50 milyon insanın katili olan nezle virüsü en ölümcül virüsler arasında görülüyor.

Dünya'daki En Ölümcül Virüsler - Influenza

Rotavirüs

Rotavirüs bebeklerde ve çocuklarda şiddetli ishale neden oluyor. Bilim insanları bu virüsün yarattığı rahatsızlıklar için şimdiye kadar iki aşı geliştirebildiler. Rotavirüs dışkı maddelerinin yiyecek ve içeceklere bulaşmasıyla hızlı bir şekilde yayılıyor. Gelişmiş ülkelerde bu virüsten ölüm oranları çok düşük olsa da (%2,5) gelişmekte olan ülkelerde hastalık ciddi bir tehdit oluşturuyor. Dünya Sağlık Örgütü’nün tahminlerine göre 2008 yılında 5 yaşından küçük 453.000 çocuk rotavirüse yakalandı.

Dünya'daki En Ölümcül Virüsler - Rotavirüs

İleri Okuma: Endoplazmik Retikulum ve Virüsler Arasındaki Özel İlişki

Hazırlayan: Çağlayan Taybaş

Kaynak

https://www.livescience.com/56598-deadliest-viruses-on-earth.html

Bilgi paylaştıkça çoğalır 🙂 Arkadaşlarınla paylaşmak ister misin?
0

Çağlayan Taybaş

Bursa’nın bir ilçesi olan Karacabey’de 1992 yılında dünyaya geldi. İlköğretim ve lise öğrenimi Karacabey’de ve bir ara Bursa Erkek Lisesi’nde tamamlamış, üniversite eğitimi için İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü’nde (İYTE) 100% İngilizce Moleküler Biyoloji ve Genetik eğitiminin kurbanı olmuştur. Akademik hayatı boyunca İYTE, Ege Üniversitesi, 9 Eylül Üniversitesi, Sabancı Üniversitesi ve Dresden Teknoloji Enstitüsü’nde stajlar yapmış olup gelişimsel sinirbilim, nöroloji, biyoinformatik, hesaplamalı kimya, immünoloji, bitki genetiği, mikrobiyoloji alanlarında projeler yürütmüştür. Üniversite hayatı boyunca 6 poster sunumu, 1 sözlü sunum yapmış ve son yılında “Gündelik Hayata Sinirbilimsel Yaklaşımlar” adlı kitabını yayınlamıştır. Biyoinformatik ve hesaplamalı kimya laboratuvarlarında MATLAB, C, JAVA, Python, HTML, CSS öğrenmiş, zaman içinde kendini photoshop ve dreamwaver gibi programlarda da eğitmiştir. İleri düzey İngilizce, orta düzey Almanca ve başlangıç düzeyinde Japonca bilmektedir. Yazar ney üflüyor, beyin sporu olarak satranç oynuyor, beden sporu olarak bisiklet sürüyor. 2 sene boyunca İzmir’de Yavuz Akalın’dan ney dersleri almıştır ve İYTE Satranç ve bisiklet kulübünde aktif olarak hizmet vermiştir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.