Duygusal Olarak Zeki İnsanların 10 Özelliği

Duygusal Olarak Zeki İnsanların 10 Özelliği

İnternette şu yaygın IQ testlerini görmüşsünüzdür. Muhtemelen birçok kişi ne kadar zeki olduğunu ölçmek için bir test yapmıştır. Herkes mantıksal ve matematiksel olarak yüksek bir IQ’ya sahip olmak ister ama ne kadar merhametli olduğumuz en azından “sayı dizisinin bir sonraki elemanını bilmek” kadar önemli değil midir sizce? Evet duygusal zekâdan bahsediyorum.

Sürekli bir zekâ çeşidine odaklanmış gidiyoruz. Varsa yoksa mantık, matematik, mantık, matematik; duygusal değerlerimizi göz ardı ediyoruz. Bilim insanları onlarca yıldır bu konuda çalışıyorlar ve kişinin duygusal zekâsının da mantıksal zekâsı kadar önemli olduğunu söylüyorlar. Başarılı insanların %90’ı mantıksal olduğu kadar duygusal olarak da zeki insanlardır.

Duygusal zekâ hepimizin içinde bir parça da olsa var olan zekâ türüdür. Davranışlarımızı nasıl şekillendirdiğimiz, sosyal ilişkilerimize nasıl yaklaştığımız ve kişisel kararlarımızı alırken nelere dikkat ettiğimiz gibi hayatımızın duygusal bileşenlerini etkiler. Şimdi duygusal olarak zeki insanların bazı ortak yönlerini inceleyelim.

1) İyi bir duygusal kelime dağarcığı vardır.

Gün içinde hepimiz duygusal anlar yaşarız ama iş onları tanımlamaya geldiğinde herkes duygularını ayrıntılı tarif edemez. Cinsiyetler arası farklılıklara baktığımızda kadınlar erkeklere oranla duygularını daha ayrıntılı tarif edebilirler. Araştırmalara göre insanların sadece %36’sı duygularını tam tarif edebiliyor. Siz de yaşamışsınızdır bazen öyle zamanlar geliyor ki duygular “anlatılmaz yaşanır” halini alıyor.

Duygusal zekâsı yüksek insanlar yaşadıkları hisleri anlatmada da pek zorluk çekmiyor. Onların bu işi yapmak için sözcük dağarcıkları geniş olduğundan istedikleri sözcükleri oradan seçiyorlar ve gerekirse birden fazla sözcük kullanarak duygularını tarif ediyorlar. Anlatımlarınızda kullandığınız kelime yelpazesi ne kadar geniş olursa düşünce dünyanız ve duygusal zekânız da o kadar yüksek olmaya meyillidir.

2) İnsanlar konusunda meraklıdır.

Bu başlığı okuduğunuzda muhtemelen çoğunuz insanlar konusunda değil fikirler konusunda meraklı olunması gerektiğini düşünmüşsünüzdür. Aslında düşündüğünüz manada insanlarla değil fikirlerle uğraşmak gerekir ama duygusal zekâda bu merak farklı bir hâl alıyor. Yüksek bir duygusal zekânın göstergelerinden biri empati ve başkaları acaba ne düşünüyor, ne hissediyor şeklinde olan meraktır. Diğer bir deyişle, kendinizi bir başkasının yerine koyun düşüncesini yoğun bir şekilde yaşamaktır.

3) Değişikliği kucaklar.

Toplumumuzun en büyük eksikliklerinden biri de inovasyon ve değişiklikten kaçıyor olmamızdır. İlköğretimde aldığımız ezberci, belirli kalıplardaki eğitim yüzünden değişiklik yapmaktan kaçınırız ancak duygusal olarak zeki insanlar tam tersine zamanın ve ortamın şartlarına göre sürekli yeniliğe ve değişikliklere giderler.

4) Güçlü ve zayıf yanlarını bilirler

Çoklu zekâ teorisinde yer alan zekâ türlerinden biri de kendini tanıma zekâsıdır. Duygusal zekâsı yüksek olan kişiler aynı zamanda kendini tanıma konusunda da epey yol katetmişlerdir. İş bitirici bir yapınız mı var, tamam bu çok güzel; ama aynı zamanda geveze misiniz? Kötü yönlerinizi değiştirmek istemeniz veya istememeniz önemli değil, öncelikle bunun farkına varın. Hangi yönlerinizin sizi hedefe ulaştıracağını hesaplayın ve buna göre davranışlarınızı törpüleyin.

5) İnsan sarrafıdır.

Az önce empatiden bahsetmiştik. İyi empati kurabilen insanlar başkalarının ne hissettiğini, ne düşündüğünü bilirken aynı zamanda başka insanları da iyi okurlar. Sosyal farkındalıkları yüksek olan bu insanlar tam bir insan sarrafıdır. İnsanların yüz mimikleri gibi ipuçlarını okuyarak onlar hakkında çok şeyi söylenmeden sezebilir veya bilebilirler.

6) Kolay kırılan insanlar değildir.

Duygusal zekâsı yüksek kişilerden bahsettiğimizde aklınıza sulu göz, çok alıngan ve etrafındaki insanlara kolay gücenen insanlar geliyorsa yanılıyorsunuz. Bu insanlar açık fikirli ve kendine güveni yüksek kişilerdir. Öyle her şeye kolay kolay kırılmaz ve gücenmezler. Kendilerini iyi bildiklerinden ve kendilerine güvenleri yüksek olduğundan dışarıdan gelen iltifat ve alaycı sözlerle pek ilgilenmezler.

7) HAYIR demesini bilirler.

Duygusal zekâ az önce de bahsettiğimiz gibi insanın kendini tanımasını ve iradeli olmasını gerektirir. Dış ve iç sebeplerden kaynaklanan dürtüsel karar vermeye meyletmezler. Olayları mantıksal ve duygusal olarak ele alırlar ve neyin doğru olduğuna karar verirler, gerektiğinde hayır demesini bilirler. Araştırmalar hayır diyemeyen insanların daha fazla stres yaşadığını hatta bu durumun uzun vadede depresyona kadar gidebileceğini gösteriyor.

Kişinin kendisine gelen isteklere hayır demesi zor olabilir ama hayır sözcüğü korkmamanız gereken çok güçlü bir kelimedir. Hayır denilmesi gereken durumlarda “bilmiyorum”, “emin değilim” gibi belirsizlik ifadeleri kullanmak duygusal zekâsı yüksek kişilerin kaçındığı şeylerdir.

8) Yaptıkları hataların geçmişte kalmasını sağlarlar.

Aylar önce yaptığınız hatalarınızı hala daha unutamıyor ve pişmanlığını yaşıyorsanız, şimdi derin bir nefes alın. Kendinizi bu konuda eğitmeniz gerekiyor demektir. Duygusal olarak zeki insanlar yaptıkları hataları unutmazlar ama onlarla aralarına mesafe koymasını da bilirler. Bu dünyada yaşamı başlatırken evrim tek bir şeyi kullandı: hatalar. Onları unutmayın ama bugününüzü olumsuz etkilemelerine de izin vermeyin.

9) Karşılıksız yardım ederler.

Birine yardım edip karşılığında bir şey beklememek harika bir duygudur ve başkaları üzerinde iyi bir izlenim bırakmanızı sağlar. Duygusal olarak zeki kişiler ise hiçbir neden yokken insanlara karşılık beklemeden yardım ederler ve bu sayede hem iş hayatında hem de özel hayatlarında iyi ilişkiler kurarlar.

10) Mükemmeli aramazlar.

Zeki olmanın en önemli özelliklerinden biri gerçeklerle yüzleşmektir. İş dünyası bazı amatör ruhlu patronlar çalışanlarından çok fazla iş, çok az hata ve mükemmellik ister. Ancak bunlar karşısında maaşı mümkün olduğunca az olmasını bekler. Duygusal zekâ ise mükemmelliğin doğada var olmayacağını bilir. Biz insanlar aslında zayıf varlıklarız ve kolayca hata yapabiliriz. Önemli olan hatalardan ders çıkarıp yola devam etmektir.

Paulo Coelho’nun dediği gibi, “Hayat 7 kere düşüp 8 defa kalkmaktır”.

Hazırlayan: Çağlayan Taybaş

Kaynak: http://motto.time.com/4117921/emotional-intelligence-signs/


Çağlayan Taybaş

İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü, Moleküler Biyoloji ve Genetik mezunuyum. Şu an Johnson & Johnson'a bağlı olarak Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları hastanesinde klinik araştırma koordinatörü olarak çalışıyorum. Ayrıca İstanbul Üniversitesi'nde ekonomi (açık öğretim) okuyorum. Lisans hayatım boyunca laboratuvarın yanında bilim yazarlığı, programlama, ney ve satranç ile uğraştım. Mezun olduktan sonra askere gitmeden önce sinirbilim.org'u kurdum. Şu an iş hayatım çok yoğun olduğu için eskisi gibi yazamıyorum. Yine iyi idare ettiğimizi düşünüyorum. Bana herhangi bir soru sormak isteyen varsa c.taybas@gmail.com'a mail atabilirler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.