Elektronik Sigara Normal Sigaradan Daha Sağlıklı mı?

Elektronik Sigara Normal Sigaradan Daha Sağlıklı mı

Sigara içen herkes sigaranın zararlarını bilir ama onu bırakamaz. Tanıdığım bağımlıların çoğu bırakmaya çalışıyor ama her defasında başarısız oluyor. Sigarayı bırakmak isteyen birçok insan çareyi elektronik sigara kullanmada arıyor. Elektronik sigara dumanında ne var ve sağlığı nasıl etkiliyor beraber bakalım.

Elektronik sigaralar ilk olarak 2004 yılında piyasaya sürüldü ve tütün isteğinin yerine geçebilecek sağlıklı bir alternatif olarak görüldü. Hem sigara içiyormuş hissi verecek hem de bir zararı olmayacaksa harika bir üründü. E-sigaralar görücüye çıkınca Amerika’da sigara kullanımında azalmalar başladı. 1960’larda nüfusun neredeyse %42’si sigara kullanıcısıyken, bu rakam günümüzde %17’lere kadar gerilemiş durumda. Normal sigaranın sağlığa zararları 1940’lardan beri biliniyor. Elektronik sigara ilk üretildiğinde herkes onun daha az zararlı olduğunu düşünüyordu çünkü hiç kimse uzun vadeli bir çalışma yapmamıştı. Bilim insanları e-sigara kullananları uyarmaktan başka bir şey yapamıyordu. Elektronik sigaraların sağlığı nasıl etkilediğine dair ortada net kanıtlar yoktu. Ancak şimdi işler değişti. Artık elimizde daha sağlam kanıtlar var.

Elektronik Sigara Toksik Maddeler Barındırıyor

New England Journal of Medicine 2015 yılında elektronik sigaralardan yayılan dumanın içinde formaldehit olduğunu duyurdu. Formaldehit deride, gözde, burunda ve boğazda yanma, kaşıntı hissine neden olan toksik bir maddedir. Ayrıca kanserle ilişkili olduğundan şüpheleniliyor. Amerika’da Rochester Üniversitesi’nde Prof. Dr. Irfan Rahman elektronik sigaraların ağız sağlığını nasıl etkilediğini araştırmaya başladı. Elektronik sigara yakıldığında ortaya çıkan duman hücrelerin inflamatuvar proteinler salgılamasına neden olarak hücre içindeki stresi tetikliyordu. Hücresel stres ne kadar çok olursa ağız içi yaraların ve çeşitli rahatsızlıkların görülme ihtimali de o kadar çok oluyordu.

Normal sigaraların içinde nikotin dahil yaklaşık 250 zararlı kimyasal bulunur. Sigara yakıldığında bunları bir kısmı buhar ile beraber kaybolur. Sigaranın likit formunda nikotin daha yoğun şekilde bulunduğundan normal sigaradan daha fazla kana karışır. Bu da özellikle kalp damar hastalıkları için normal sigarada olduğundan daha büyük bir tehlike arz ediyor demek.

Bağışıklık Sistemini Zayıflatıyor

Fareler üstünde yapılan bir araştırmada ikinci el e-sigaranın bağışıklık sistemini zayıflattığı görüldü. İkinci el duman başkasının içtiği sigaradan çıkan dumandır. Halk arasında pasif içicilik olarak da bilinir. Bakteriyel ve viral enfeksiyona yakalanmış biri e-sigara dumanına maruz kalırsa bağışıklık sistemi oldukça zayıflayıp hastalıklara karşı daha savunmasız kalabilir. Elektronik sigara dumanına maruz bırakılan farelerin akciğerlerinde bakterilerin yok edilemediği tespit edildi. Bu fareler viral enfeksiyona yakalandığında ise çok kilo kaybettiler ve bağışıklık sistemlerinin çöküşü neredeyse ölüme yol açıyordu.

Normal sigara kullanımını bırakmaya yardım etmesi için e-sigara kullanımı yaygın bir alışkanlık olsa da FDA henüz buna onay vermedi. Elektronik sigaraların normal sigaralardan bir artısı olması gerekiyor ancak elimizde henüz yeterince kanıt yok. Belki elektronik sigara içmek daha bile zararlı olabilir. Şu an için net bir şey söyleyemiyoruz ama elektronik sigaralar sütten çıkmış ak kaşık değil. Dumanı içinize çekerken sağlığınıza mutlaka zarar verdiğinizi bilmelisiniz.

Hazırlayan: Çağlayan Taybaş

Kaynak

http://www.medicaldaily.com/vaping-safer-smoking-threats-smokeless-nicotine-are-many-423073

Bilgi paylaştıkça çoğalır 🙂 Arkadaşlarınla paylaşmak ister misin?
0

Çağlayan Taybaş

Özgeçmişimle ilgili çok geri dönüş aldığım için burayı daha samimi havada yazıyorum. (İnsanlar burayı okuyormuş) Türkiye'nin tarım şehirlerinden Karacabey/Bursa'da dünyaya geldim. İlköğretim ve liseyi orada okudum. Bir ara Bursa Erkek Lisesi maceram da var. Üniversitede İzmir Yüksek Teknoloji, Moleküler Biyoloji ve Genetik bölümünü kazandım. Hayatımdaki en kritik viraj sanırım buydu. Şu an Roche'a bağlı olarak Koç Üniversitesi ve Cerrahpaşa hastanelerinde klinik araştırma koordinatörüyüm. Ayrıca İstanbul Üniversitesi'nde ekonomi (açık öğretim) okuyorum. Lisans hayatım boyunca İYTE, Sabancı Üniversitesi ve Dresden Teknoloji Enstitüsü'nün seçkin laboratuvarlarında çok değerli hocalarla çalıştım. Katıldığım kongrelerde 6 poster sunumu, 1 sözlü sunum yapıp ve lisansın son yılında "Gündelik Hayata Sinirbilimsel Yaklaşımlar" adlı kitabımı yayınladım. Sadece PCR, SDS-Page bilmenin pek faydası olmayacağını erken farkettiğimden kendimi farklı alanlarda geliştirdim. Programlama konusunda özel ders aldım, staj yaptım. Bilim yazarlığına giriştim. Photoshop, web tasarımı öğrendim. 2.5 sene ney eğitimi aldım. Okulda satranç kulübüne üye oldum. Piyon düz gider/çapraz yer ile başladık, çok yol katettik. Satranç hayata bakışımı değiştirdi. Almanca, Japonca öğrenmeye çalıştım. Almancayı hâlâ öğrenmeye çalışıyorum. Hepsi çok işime yaradı. Mezun olduktan sonra askere gitmeden önce sinirbilim.org'u kurdum. Şu an iş hayatım çok yoğun olduğu için eskisi gibi yazamıyorum. Yine iyi idare ettiğimizi düşünüyorum. Bana herhangi bir soru sormak isteyen varsa c.taybas@gmail.com'a mail atabilirler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.