Empatinin Biyolojik Kökeni ve Beyindeki Yeri

 Empatinin Biyolojik Yönleri

Empatinin genel olarak tanımı; bir kişinin kendisini başka bir şahsın ya da ötekilerinin yerine koyabilmesi ve onların bakış açısından bakabilmesi; ötekilerin duygu, tutum ve düşüncelerini kendine aitmiş gibi hissetmesi ve anlayabilmesidir. Kişilerin birbiri arasında sosyal ilişkilerini kurabilmesi ve ilerletebilmesinin altında empati yatar (Ersoy ve Köşger, 2016). Yapılan araştırmalar sonucunda ilk başlarda empati psikolojik kuramlar içerisinde yer alırken daha sonraki araştırmalarda, empatinin biyolojik yansımaların olduğu ortaya çıkmış ve bu konu üzerindeki çalışmaların sıklığı artmıştır.

Empatinin biyolojik yansımalarını ilk olarak vurgulayan kişi psikanalitik kuramın öncüsü Freud tarafından olmuştur ve bunu daha sonra Kohut, empatiyi çoğu psikolojik sorunun algılanmasında rol oynayan bilişsel süreç olarak tanımlamıştır. Rogger’a göre ise terapistin kendini hastanın yerine koyup anlaması gerektiğinin üzerinde durmuştur. Basch, empatinin otonomik yapısına vurgu çekerken Ferenczi ise erken çocukluk döneminde empatinin deneyimlemeyle nasıl ortaya çıktığının üzerinde durmuştur. (Altınbaş, Gülöksüz, Özçetinkaya ve Oral, 2010).

Empatinin Anne ve Bebek Arasındaki Rolü

Empatinin anne ve bebekleri arasındaki bağı araştırmak üzere yapılan bir çalışmada, fonksiyonel manyetik rezonans görüntüleme (fMRI) ile annelerin, bebek ağlama sesi ile nötr seslere olan tepkilerini ölçmek istemişlerdir. Araştırma sırasında bebek sesini duyan annelerin sağ anterior singulat korteks, sağ medial ve dorsal frontal giruslarda aktifleşme görülmüştür. Ayrıca anneler, bebek sesini duyunca üzüntü hissetmesi ve hemen yardım etme isteği duyduklarını bildirmişlerdir. Bu araştırmada ve diğer araştırmalar da empatinin biyolojik yansımalarının olduğu vurgulanmış ve aynı zamanda diğer araştırmalarda da anne- bebek ilişkisinde singulat korteksin önemli bir rol oynadığı belirtilmiştir. Ayrıca singulat korteksin sadece insan ve memelilerde bulunduğu ve tahrip edilmesi sonucunda memelilere özgü bakım verme davranışlarında bozulmaların olduğu gözlemlenmiştir. Bunun yanı sıra singulat korteks sosyal bağlanmada da rol almaktadır. (Altınbaş, Gülöksüz, Özçetinkaya ve Oral, 2010). Empatinin gelişmesi çocuklarda, sağlıklı aile ortamının olmasıyla ve bebeğe bakım veren kişiyle arasındaki duygusal yoğunlukla birlikte eş değer düzeyde gerçekleştiği de ayrıca bilinmektedir (Yüksel, 2009).

İleri Okuma: Anterior Singulat Korteks Nedir?

Ayna Nöronlar

Empatinin biyolojik temelinde rol oynayan etken, maymunlar üzerinde yapılan bir araştırmada tesadüfen keşfedilen ayna nöronlardır. İtalya’daki Parma Üniversitesi’nde yapılan araştırmada makak maymunlarının el-ağız koordinasyonunu haritalandırma üzerine yapılan çalışmada, maymunun ventral premotor korteksi yani F5 alanı ve inferior parietal lobundaki ayna nöronlar keşfedilerek; aslında maymunun karşısındaki kişinin yaptığı motor hareketi yapmamasına rağmen beynin bu bölgelerinde aktif olan nöronlardır (Demir ve Gergerlioğlu, 2013). Bu F5 insan beynindeki homologu motor konuşma alanı olan Broca alanıdır. Bu beyin bölgesi daha sonraki araştırmalarda makak maymunlarının sosyal iletişim kurmalarında rol oynayan ağız hareketlerinin sorumlu olduğu bölgedeki elektriksel aktivitedir ve makak maymunlarının ağız hareketleri yapan insanları izledikleri sırada aynı jest ve mimiklerin beynin sorumlu bölgesinde elektriksel aktivasyon olarak görülmüştür. (Altınbaş, Gülöksüz, Özçetinkaya ve Oral, 2010). Ayrıca yapılan araştırmada motor hareketin ve görsel bilginin yanıtı sırasında ayna nöron sistemi yapılacak eylemi ön görmektedir (Demir ve Gergerlioğlu, 2013).

Ayna nöronların aktivasyonunu incelemek amacıyla Wicker ve arkadaşları çalışmalarında deneklere kötü kokudan tiksinen kişilerin videolarını göstererek, fMRI görüntüleme tekniğiyle beyinlerindeki insula bölgesindeki elektriksel akımda artışını gözlemlemişlerdir. Ayrıca denekler de “sanki” onlar da o kokuyu alıyormuş gibi hissettiklerini ifade etmişlerdir. Aynı teknik kullanarak tat duyusunun ayna nöronlar üzerindeki aktivasyonu gözlemlemek için bu sefer deneklere acı ve tatlı içecekler tadan kişilerin videoları gösterilmiş ve fMRI ile deneklerin beyin aktivasyonu incelenmiştir. Deneklerin bu video izlemesi sırasındaki frontal operculum ile insular beyin bölgelerinde aynı düzeyde aktivasyon artışı görülmüştür.

Empati İle Kendimizi de Anlayabiliriz

Kişinin empati yoluyla diğer kişileri anlamasının yanı sıra kendisini de anlaması önemli bir noktadır. (Altınbaş, Gülöksüz, Özçetinkaya ve Oral, 2010). Ayrıca araştırmalarda ayna nöronların keşfinde insanlar arasındaki ilişkinin kurulmasında empatinin anlamlı rolü olduğunu vurgulamıştır. Bu rol, kişinin bir başkasının yargılamasındaki rolünü üstelenen, medial prefrontal korteks, frontopolar korteks ve posterior singulat korteks iken bireyin kendi tercihlerini yargılamasında aktif olan bölgeler ise medial prefrontal korteks, insular bölgenin ön bölümü ve ikincil somatosensoryel bölge olarak biliniyor. (Saraçlı, Atasoy ve Karaahmet, 2012)

İleri Okuma: Prefrontal Korteksin Görevleri Nedir?

Beyindeki empatiden sorumlu bölge parasingulat, anterior ve posterior singulat korteks ve amigdaladır. Beynin prefrontal bölgesinde bozulma sonucunda empati kurmada da bozulmalar meydana gelir (Ersoy ve Köşger, 2016). Yapılan araştırmalar sonucunda aleksitimi hastalarının empati ve ağrı düzeyinin düşük düzeyde olduğu ve duygu işlemesiyle ilgili beyin bölgeleri olan sol dorsolateral prefrontal korteks, serebellum, sol kaudal anterior singulat korteks ve dorsal ponsta düşük aktivasyon fMRI tekniğiyle görüntülenmiştir. Bu da bize prefrontal korteksteki sorunun empatide bozulmaya yol açtığınaa ve duygusal işlevinin düzenlenmesi ve yürütülmesinde bozukluğun kognitif bozukluğa neden olduğu ve ayna nöron sistemindeki bozuklukla ilgili olduğunu göstermiştir. Bununla birlikte kişiler de kendi duygularının farkına varmakta zorluk çekmektedir (Altınbaş, Gülöksüz, Özçetinkaya ve Oral, 2010).

Sardoğan ve Kaygusuz’un (2006) araştırmasında antisosyal kişilik bozukluğu tanısı almış bireylerin empati kurabilme, duygusal yakınlık kurabilme, duygusal farkındalık ve insanlarla ilişkilerini kontrol etmede sorun yaşadıkları sonucuna ulaşılmıştır. Bunun nedeni ise antisosyal kişilik bozukluğu olan kişilerin prefrontal ve frontal lobda bozulma, yüksek düzeyde testosteron salınımı ve düşük düzeyde serotonin 5-hidroksi triptamin hormonun salınımıyla arasındaki ilişkiden kaynaklandığını düşünülmektedir. (Sardoğan ve Kaygusuz, 2006).

Antisosyal Kişiler İçin Empati Çok Önemlidir

Sonuç olarak diyebiliriz ki empati aslında biyolojik temelli olup beynin belli bölgelerinde ayna nöron sisteminde yansımalarını göstermektedir. Ayrıca bireyin ayna nöronlarındaki herhangi bir bozukluk nedeniyle kişilerde psikopatolojik bozuklar görülmeye de başlar. Özellikle kişiler arası ilişkinin kurulması, bireyi bir sosyal ortama dahil edilmesinde rol oynayan bir etken olduğu bilinmektedir. Bununla birlikte antisosyal kişilik bozukluğu olan bireylerin eğitilmesinde empati temel kaynak nokta olarak alınıyor. Psikoterapistlerin eğitilmesinde sosyal ve bilişsel müdahalelerle çalışma ortamı yaratılması için de empati çok önemlidir (Altınbaş, Gülöksüz, Özçetinkaya ve Oral, 2010).

Hazırlayan: Asiye Şahin

Kaynaklar
  1. Altınbaş, K., Gülöksüz, S., Özçetinkaya, S. ve Oral, T. (2010). Empatinin Biyolojik Yönleri. Psikiyatride Güncel Yaklaşımlar, 2(1), 15-25.
  2. Ersoy, E.G. ve Köşger, F. (2016). Empati: Tanımı ve Önemi. Osman Gazi Tıp Dergisi, 38-47.
  3. Demir, E.A. ve Gergerlioğlu, H.S. (2013). Ayna Nöron Sistemine Genel Bakış. Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi, Fizyoloji Anabilim Dalı. Eur J Basic Med Sci, 2(4), 122-126.
  4. Saraçlı, Ö., Atasoy, N. ve Karaahmet, E. (2012). Yakın İlişkilerin Nörobiyolojisi. Psikiyatride Güncel Yaklaşımlar-Current Approaches in Psychiatry, 4(4), 414-427.
  5. Sardoğan, M.E. ve Kaygusuz, C. (2006). Antisosyal Kişilik Bozukluğu Tanısı Almış ve Almamış Olan Bireylerin Duygusal Zeka Düzeyleri Açısından İncelenmesi. Ege Eğitim Dergisi, (7) 1, 85–102.
  6. Yüksel, A. (2009). İlköğretim 5. Sınıf Öğrencilerinin Empatik Becerileriyle Aile İşlevleri ve Benlik Kavramları Arasındaki İlişkinin İncelenmesi. Pamukkale Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi, (1) 25.

Asiye Şahin

Asiye Şahin 1992 Tokat doğumlu olup İstanbul'da büyüdü. ilköğretim ve lise hayatı boyunca başarı ödülleri aldı ve son olarak FMV Işık Üniversitesi' ni Onur Ödülü olarak 3 buçuk yılda bitirdi. Ortaokulda okul çapında sayısız kompozisyon birinciliği bulunmakla birlikte üniversite hayatında ise bu başarısını bilimsel yazılarda da göstermiştir. Üniversite hayatı boyunca 1 Deneysel Araştırma, 2 Nicel Araştırma Projesi ve Poster Sunumu, 6 makalesi ve sayısız sözlü sunumları mevcuttur. Ayrıca profesyonel düzeyde SPSS ve Ms Office programlarını kullanmaktadır. Orta düzeyde İngilizce ve Japonca bilirken Başlangıç düzeyinde de İspanyolca bilmektedir. Bunlarla birlikte Gülhane Askeri Tıp Akademisi Haydarpaşa Eğitim ve Araştırma Hastanesi Psikiyatri Servisi' nde başarıyla Psikologluk (Stajer) yapmıştır. 10 Adet Projektif Test Sertifikası bulunmakla birlikte kısa süreliğine İngilizce Öğretmenliği yapmıştır. Asiye Şahin hobi olarak Edebiyatla ilgilenmektedir. Lise hayatında ve özel kurumlarda şiir okumak için sahne almıştır ve birinciliği bulunmaktadır. Aynı zaman da üniversite hayatının son zamanlarında kısa öykü yazımı dersi alarak acemi olarak kısa öykü ve diyalog yazıları vardır. Bunların yanında kendine ait deneme ve şiirleri mevcuttur.