En İyi Öğrenme Stratejileri

En İyi Öğrenme Stratejileri

En çok merak ettiğiniz konulardan birini ele alıyoruz: Kısa zamanda çok şeyi iyi öğrenmek! Öğrenme konusunu mükemmelleştirmek için bilim insanları onlarca yıldır hummalı bir çalışma yürütüyorlar. Sürekli yeni öğrenme stratejileri geliştirerek araştırmacılar beynin çalışma ilkelerini anlamaya çalışıyorlar. Daha önce öğrenme ile ilgili pek çok yazı kaleme aldım ama bu sefer daha kapsamlı bir makale yazmayı hedefliyorum. Öğrenme konusunda pek çoğumuz yanlış bilgilere inanıyoruz ve konunun özünü kaçırıyoruz. Çok çalışmak, çok okumak öğrenmek manasına gelmez.

Ders çalışırken en çok neyden yakınıyorsunuz? Unutmaktan mı? Aslında bu da öğrenmenin bir parçası. Kendinizi saplantılı şekilde belirli şeylere şartlamayın. Öğrenme sürecinin nasıl gerçekleştiğini öğrenin ve, öğrenme stratejileri nelerdir, keşfedin; beyninizi ona göre çalıştırın. Bu şekilde beş duyunuzla algıladığınız bilgileri daha kolay öğrenecek ve öğrendiklerinizi de çok daha uzun süre hatırlayacaksınız.

Ders Çalışma ve Öğrenme Stratejileri

Klasik ders çalışma stratejisi hepinizin bildiği gibi masaya otur, kahveni kenara koy ve okumaya başla şeklindedir. Bunun çeşitli versiyonlarını yaratmak da mümkün. Örneğin, ben ney üfleyeceğim zaman sessiz bir ortam bulurum, notaları karşıma alır ve üflemeye başlarım. Kendimizi bu şekilde izole ederek çalışmak belki öz disiplini artıracak ve kişinin odaklanmasını sağlayacaktır. Ancak psikologlara göre bu durum stres ve endişe seviyemizi de artırıyor. Gerçekten işimizi doğru yapıp yapmadığımızdan emin olamıyoruz. Birçok insan bu yüzden kütüphanelerde veya grup halinde ders çalışmayı tercih eder.

Ertesi gün insan anatomisinde sınav olacağımızı varsayalım. Son gece kemikleri harıl harıl ezberlemeye çalışıyorsunuz ama sınavda hepsini unutuyorsunuz. Unuttuğunuz için beyninize kızabilirsiniz ama unutmak kötü bir şey değildir. Öğrenme ve hatırlama için gerekli olan doğal bir süreçtir. Unutmak beyinde bir nevi süzgeç gibi işlev görür. Her zaman işe yarayacak bilgileri alır geri kalanını bırakır. Burada kızmanız gereken kişi beyniniz değil, kendinizsiniz. Süzgeciniz ne kadar iyi çalışıyor önce onu sorgulamalısınız.

Beyninizi Rahatlatın

Gün içinde beyne girilen bilgilere şöyle bakalım. Bunların kaçta kaçı uzun süreli belleğe alınmalı, ne kadarı ise aynı gün silinmelidir? Gün içinde inanılmaz miktarlarda hoşumuza giden ama beynimiz tarafından yararlı görülmeyen uyaranlara maruz kalıyoruz. Sohbetlerimiz, televizyon izlememiz, oynadığımız oyunların arasında beynin bilgi filtreleme sistemi gittikçe daha da hassaslaşıyor ve süzgecin delikleri küçülüyor. Ders çalışmadan önce biraz beynimizi rahatlatmamız gerekiyor. Ders çalışmadan hemen önce 5-10 dakika boyunca hiçbir şey düşünmeyin ve rahatlamaya çalışın.

Sürekli unutmaktan şikayet ettiğimiz söyledik. Unuttuğunuz bilgilerin yok olduğunu zannetmeyin. Onlar hâlâ orada ama şu an için erişemiyorsunuz. Bu konuda yapılan araştırmalar yarı unutulmuş bir bilgiyi çok çalışarak tazelediğinizde o bilginin kalıcılığı öncekinden 2 katına çıkıyor. Fransızca 50 sözcük öğreniyorsunuz ama 2 hafta sonra kaç tanesini hatırlıyorsun dediklerin sadece 5 sözcük çıkıyor. Kalan 45 sözcük hâlâ beyninizde bir yerlerde duruyor. Sözcük listesini tekrar ettiğinizde 2 hafta sonra hatırladıklarınızın sayısı 20 oluyor. Bu 2 hafta sonra 40 oluyor ve en sonunda 50’ye ulaşıyor. Geçen süre zarfında öğrendiğiniz sözcüklerin kalıcılığı ise haftadan haftaya artıyor.Yine tekrar edelim. Aralıklı çalışmak çok etkilidir. Okuduğunuz kitaplardaki bilgileri unutabilirsiniz, bu çok normal. Altını çizdiğiniz önemli yerlere zaman zaman bakarsanız kitaptaki bilgilerin çoğunu hatırlayacak ve TEKRARLADIKÇA tüm bilgiler özümsenecektir.

Fiziksel Faaliyet Çok Yararlıdır

Kara kalem ile çizim tekniklerini öğreniyorsunuz. Yapmanız gereken tek şey nedir? Çizmek. Ancak saatlerce aynı yanlışları yapmak gelişme kaydettiğiniz anlamına gelmez. Analitik düşünerek nerede hata yaptığınızın farkına varın ve nokta atışlarıyla öğrenmeye çalışın. 20-25 dakikada bir beyninize zaman verin. Öğrenme stratejileri arasında beyni güçlendirmek ve rahatlatmak çok önemli bir yer kaplar. Eğer beyniniz gerçekten öğrenmek ile meşgulse kendini tekrar modellemek için zamana ihtiyaç duyacaktır. Arada kısa yürüyüşler yapın. Hiçbir zaman bir yere çakılıp kalmayın. 15 dakikalık bir yürüyüşün beyne daha fazla kan gitmesini sağladığını unutmayın.

Ezberlemekte sorun yaşıyor musunuz? Eğer ben ezberleyemiyorum, mantığını kavramam gerekiyor diyenlerdenseniz, üzülmeyin. Beynin çalışma şekli böyledir. İnsanlar robot değildir. Kalıp şeklinde verileri alıp hard diskinde saklamazlar. Bilgileri ezberlemek yerine bilgileri inşa etmeye çalışın. Okuduğunuz, dinlediğiniz, izlediğiniz materyalleri zihninize atın ve kendi kendinize anlatın. Anlatım esnasında duygularınızı da işin içine katın. Şaşırın, farkedin, hayranlık duyun, mutlu olun. “6 Eylül 2007 tarihinde İsrail Hava Kuvvetleri Suriye topraklarında Kuzey Kore-Suriye işbirliğiyle yapılan nükleer tesisi bombaladı. Bu olay basında hiç yer bulmadı” cümlesini okuduğunuz ve ezberlemeniz gerekiyor. Hemen olayı görselleştirin, sebep sonuç ilişkisi kurun. Şaşırın ve konuyu bir kez de kendinize anlatın. Olayın üzerinde durduğunuzda beyniniz bunun önemli olduğunu anlayacak ve bilgiyi daha uzun süreli kodlayacaktır.

İşleri Eğlenceli Hâle Getirin

Çalışma esnasında kendinizi sıkmayın, rahat bırakın. Yaptığınız işi keyifli hale getirmezseniz odaklanmakta sorun yaşarsınız. Bazı çalışmaların sonuçlarına göre prefrontal korteks ve bazal ganglia nöronları arasındaki ß dalgalarının senkronizasyonu öğrenme için kritik öneme sahiptir. Beta dalgaları bir konuya dikkatimizi yoğunlaştırdığımızda ortaya çıkan beyin dalgalarıdır. Eğer odaklanma bozulursa senkronizasyon gerçekleşmez. İsterseniz ortamı da değiştirebilirsiniz. Bunun işe yaradığını gösteren bazı kanıtlar mevcut. Ev beni sıkıyor deyip, bir kafeye oturmayı deneyebilirsiniz.

Ara vermekten çekinmeyin. Ancak verdiğiniz aralarda gerçekten beyninizi dinlendirin. Beyninizi hiçbir uyarana yönlendirmediğiniz zaman olağan durum ağı (default mode network) adlı beyin devresi çaışmaya başlar. Bu devrenin çalışması öğrenme sürecinize katkı sağlar. 20-25 dakika çalıştınız ve lateral geniculate çekirdek üzerinden birincil görsel kortekse giden nöronların sinyal iletiminden sıkıldınız diyelim. Hemen gözlerinizi kapatın ve kendi iç dünyanıza odaklanın. 5 dakikalık bir dinlenme sizi daha dinç hale getirecek ve öğrendiklerinizin de pekişmesini sağlayacaktır.

Öğrenme Stratejileri Arasında Test Etkisi Çok Önemlidir

Test etkisini kullanın! Bir şey öğrendiniz mi bir kendinizi test edin, ne kadarını öğrenmişsiniz. Şimdi bu makaleyi okuyorsunuz. Buraya kadar okuduklarınızdan ne öğrendiniz, sesli bir şekilde yanıtlamaya çalışın sonra önceki paragraflara bakıp kontrol edin. Bir materyali tekrar tekrar çalışmaktansa,anlatmak ve kendinizi sınamak çok etkili bir yöntemdir.

Uykudan faydalanın! Zihin sağlığınız için uykuyu zaman kaybı, boş bir iş olarak görmeyin. Uykunuzu azaltabiliyorsanız azaltın, buna itirazımız yok ama kendinizi yorgun düşürecek kadar uykusuz bırakmayın. Gerekirse uykunuzu bölün. Yorucu çalışma temponuzun arasına 20 dakikalık bir uyku sokmak zihninizi toparlamak için harika bir ilaçtır. 3 saat çalışan birisinin 30 dakika uyuması pek bir şey kaybettirmez. Aksine beynin kendini modellemesi için ona izin vererek bilgileri daha kalıcı hale getiriyorsunuz.

Öğrenme stratejileri sadece okulda daha yüksek not almak için gerekli değildir. Öğrenme hayatın merkezinde olan bir eylemdir. Okul hayattaki sadece birkaç basamaktan ibarettir. Okul bitip yaşınız 25 olduğunda önünüzde hâlâ onlarca yıl olacak ve öğrenmeyi etkili bir şekilde devam ettirmek zorunda kalacaksınız. Bu stratejileri hayatınıza dahil edin ve alışkanlık haline dönüşsün. İster satranç öğreniyor olun, isterseniz Çince. Her ne yapıyorsanız yapın, beyniniz onu kavrayabilecek seviyededir. Sadece azim ve sebatla çalışmak ve beynin nöroplastisitesini açmak gerekiyor.

Hazırlayan: Çağlayan Taybaş

4.7
04

Çağlayan Taybaş

İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü, Moleküler Biyoloji ve Genetik mezunuyum. Şu an Johnson & Johnson'a bağlı olarak Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları hastanesinde klinik araştırma koordinatörü olarak çalışıyorum. Ayrıca İstanbul Üniversitesi'nde ekonomi (açık öğretim) okuyorum. Lisans hayatım boyunca laboratuvarın yanında bilim yazarlığı, programlama, ney ve satranç ile uğraştım. Mezun olduktan sonra askere gitmeden önce sinirbilim.org'u kurdum. Şu an iş hayatım çok yoğun olduğu için eskisi gibi yazamıyorum. Yine iyi idare ettiğimizi düşünüyorum. Bana herhangi bir soru sormak isteyen varsa c.taybas@gmail.com'a mail atabilirler.

En İyi Öğrenme Stratejileri” için 3 yorum

  • 28 Şubat 2017 tarihinde, saat 04:43
    Permalink

    O halde insan öncelikle öğrenmeyi değil unutmayı bilmeli

    Yanıtla
  • 9 Nisan 2018 tarihinde, saat 21:26
    Permalink

    Sayın Taybaş ,
    bu alanda etkili bir yazı olmuş. Öğrenenlerin öncelikle kendi öğrenme stratejilerini saptayabilmelileri çok önemli.
    Teşekkürler

    Yanıtla
    • 10 Nisan 2018 tarihinde, saat 09:44
      Permalink

      Ben de teşekkür ederim, umarım faydalı olmuştur.

      Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.