Epilepsili Hastalarda Alkol Tüketiminin Etkisi

Epilepsi dünya genelinde 70 milyon insanı etkileyen, gelişmemiş ve gelişmekte olan ülkelerde görülme sıklığı daha fazla olan kronik nörolojik bir hastalıktır. Epilepsi tekrarlayan epileptik nöbetlerle karakterizedir,  tanı ve tedavi süreci hastalığın birden çok etkene bağlı olarak meydana gelmesinden dolayı karmaşıktır. Beyin tümörleri, beyin travmaları, iltihaplar, genetik faktörler ve henüz tanımlanamayan nedenlerden dolayı kişide epilepsi hastalığı ortaya çıkabilir. Epilepsi çeşitli psikolojik bozuklukları da beraberinde getirebileceğinden erişkinlerde aşırı alkol tüketimi gibi yanlış yönelimlere neden olabilir.

Epilepsi Nedir?

Epilepsi tedavisi mümkün olabilen bir hastalıktır. Beyindeki nöronal ağların işleyişinde genetik yada metabolik bozukluklar sonucu bir grup nöronun senkronize aşırı elektriksel deşarjları sonucunda beyin geçici olarak işlevsiz hale gelir. Bunun sonucunda meydana gelen nöbet sırasında, nöbet türüne göre hasta geçici olarak bilincini kaybeder ya da bilinçli bir şekilde kriz anının geçmesini bekler. Alkol tüketimi ve epilepsi arasında karmaşık bir ilişki vardır. Epilepsi hastalarında alkollü içeceklerin tüketimini içeren birkaç çalışma bulunmaktadır. Bununla birlikte epilepsi tanılı kişilerde alkol tüketme düzeylerini inceleyen az sayıda çalışma vardır ki bunlar da eski sonuçlar veya küçük örnek boyutlarıyla sınırlıdır.

Halk arasında sarhoşluk etkişi yaratan tüm içkiler için yaygın olarak kullanılan alkol terimi kimyasal bir tanımdır. Karbon atomuna doğrudan bir hidroksil grubunun bağlanması sonucunda alkoller meydana gelir. Alkoller renksiz, kokulu organik kimyanın geniş bir sınıfını içeren bileşiklerdir. İçki yapımında kullanılan tek alkol türü ise etanol(C2H5OH) kimyasalıdır. Sağlık problemleri, gelecek kaygısı, eğitim ve ekonomik   yetersizliklerden dolayı içkiye yönelim söz konusu olabiliyor. Kararında tüketilen içkinin yararı olabileceği gibi aşırı alkol tüketimi bağımlılığa neden olabilir. Yapılan araştırmaların çoğunluğu günde 1-2 kadeh hafif alkollü içki tüketiminin kalp- damar hastalığına faydalı olduğu görüşündedirler ayrıca kırmızı şarabın kalp- damar hastalığı üzerindeki etkisinin abartıldığı ve diğer alkollü içeceklerden farksız olduğu söylenmektedir.

Aşırı Alkol Tüketimi ile İlişkili Hastalıklar

Alkol tüketiminin olumlu yanlarının olmasına rağmen, aşırı tüketimi  ailesel ve çevresel ilişkileri bozabileceği gibi kişiyi psikolojik çöküntüye ve yalnızlığa itebilir. Tüm bunların yanı sıra hastalıkların meydana gelmesi ya da sönümlenmiş bir hastalığın yeniden tetiklenmesine neden olabilir. Aşırı alkol tüketimi fetal alkol sendromu, hemorajik inme, hipertansiyon, kalp atışında ritim bozukluğu hatta ani ölümlere yol açabilir.

Epilepsi hastalarında  alkol tüketimi nöbet oluşumunu tetikleyebilir. Günümüzde alkol tüketen epilepsi hastalarının tutum ve davranışları hakkında az bilgi vardır. Yapılan bir çalışmada ayarında alkol tüketen bireylerde epileptiform EEG aktivitesinin bir süre baskılandığını ancak daha sonraları kandaki alkol seviyesi düştükçe Epileptiform EEG aktivitesinin tekrar yükseldiği gösterildi. Bir diğer çalışma ise akut alkol tüketiminin inhibitör GABA nörotransmitterlerini aktive ederek merkezi sinir sistemi uyarılabilirliğini baskıladığını göstermiştir. Fareler üzerinde yapılan deneysel etanol çalışmasında da başlangıçta etanolün antikonvülzan özelliği gözlendi daha sonra nöbet eşiklerinde geçici bir düşüş ve nöbetlere karşı aşırı duyarlılık oluştuğu bildirildi. Alkol tüketimiyle ilişkili epileptik nöbetler semptomatik epilepsili hastalarda  kriptojenik  veya idiyopatik epilepsi hastalara  göre daha sık nöbet geçirebilirler.

Alkol Tüketimi Beyin Yapısını Etkileyebilir

Alkol tüketimi, uykunun yapısını değiştirmeye ve nöbet zamanını etkileyen karmaşık ilişkiye sahiptir.  Bağımlılık yapan maddeleri devamlı olarak tüketmek, bilişsel ve davranışsal açıdan olumsuz sonuçlara yol açabilir. Uzun süre alkol tüketimi sonucunda istenen, hoşa giden etkiyi sağlamak için gün geçtikçe daha fazla alkol alımı isteği duyulur. Bu durum direnç artımı olarak tanımlanır, benzer yatıştırıcı etkisi olan bir maddeye karşı direnç artımı gelişmişse  diğerine karşı da direnç artımı görülür. Bu durum “çapraz direnç artımı” olarak tanımlanır. Bu nedenle alkole karşı direnç artımı geliştirmiş bir kişi benzodiazepinler, barbitüratlar, genel anestezikler, halüsinojenlere karşı da dirençlilik gösterebilir. Epilepsi hastalarında özellikle alkol tüketimiyle ilişkili nöbet kötüleşme verileri çok seyrektir. Epilepsi hastalarının ayarında alkol tüketmeleri durumunda içkiyi bırakma gibi bir gerekliliğin olmadığı da bildirilmitir. Fakat genetik jeneralize epilepsili hastalar alkol varlığında nöbet geçirmeye daha yatkın olduklarından bu konuda daha bilinçli davranmaları gerekmektedir.

Hazırlayan: Hüsniye Özalp

Kaynaklar

1. Hamerle M, Ghaeni L, Kowski A, Weissinger F, Holtkamp M. Alcohol use and alcohol- related seizures in patients with epilepsy. Front. Neurol. 9:401 June 2018 | Volume 9 | Article.

2. Yeni N, Tumay F, Tonguç Ö, Azaroğlu E, Bozok N. Survey on Smoking, consuming alcohol, and using illicit drugs in patients with epilepsy. Arch Neuropsychiatr 2015; 52: 354-358.

3.  Yenigün M. Alkol tüketimi ve tıp. Doç. Dr., Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi 4. İç Hastalıkları Kliniği 2006.

4.  Arslan S, Bal F. Üniversite öğrencilerinde alkol kullanım sıklığı, çevresel- ailesel risk faktörleri ve cinsiyet farklılıkları. Uluslararası Sosyal Araştırmalar Dergisi Cilt: 12 Sayı: 67    Yıl:  2019.

5.  Mattson RH, Fay ML, Sturman JK, Cramer, JA Wallace, JD Mattson, EM. The effects of various patterns of alcohol use on seizures in patients with epilepsy. In: Porter RJ, Mattson RH, Cramer JA, Diamond I, editors. Alcohol and Seizures: Basic Mechanisms and Clinical Concepts. Philadelphia, PA: FA Davis (1990).

6.  Höppener RJ. The effect of social alcohol use on seizures in patients with epilepsy. In: Porter RJ, Mattson RH, Cramer JA, Diamond I. editors. Alcohol and Seizures: Basic Mechanisms and Clinical Concepts. Philadelphia, PA: FA Davis (1990). p. 222–32.

7.  Lennox WG. Alcohol and epilepsy. Q J Stud Alcohol. (1941) 2:1–11.


Hüsniye Özalp

Antakya/Hatay doğumluyum. Liseye kadar olan eğitim hayatımı burada tamamladım. Mersin üniversitesi Biyoloji bölümü mezunuyum. Şu an Mersin Üniversitesi Biyoloji Anabilim Dalında yüksek lisans yapıyorum. Hayatım boyunca doğaya meraklı ve sorgulayan gözlerle baktım. Okumayı ve yeni şeyler öğrenmeyi her zaman çok seviyorum. Evrim biyolojisi, sinir sistemi fizyolojisi, ve davranış biyolojisiyle alakalı kitaptar okudum. İmkan buldukça konferanslara katıldım. Voleybol ve resim ile uğraştım. Her türlü spor dalı mücadelelerini izlemeyi, türk sanat müziği dinlemeyi ve edebi eserler okumayı severim. Bana herhangi bir soru sormak isteyen varsa evrimbiyolojisi@gmail.com'a mail atabilirler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.