Eroin ile İlgili Bilinmeyen Gerçekler

Eroin ile İlgili Bilinmeyen Gerçekler

Eroin ile ilgili televizyonlarda, internette hep acı haberler görmüşsünüzdür. Belki siz veya yakınlarınızdan biri de hayatının bir döneminde bu uyuşturucuyu kullanmıştır. Özünde haşhaş bitkisinden üretilen bu madde morfinin biraz değiştirilmiş halidir. Bitkiden çıkartıldığı için doğal olduğunu düşünüyorsanız haklılık payınız var ama bu eroinin yarattığı zararları telafi etmiyor. Şimdi dünyanın en bağımlılık yapıcı opiat maddesi hakkında konuşacağız.

Haşhaş bitkisinin bazı bölümlerinden kodein ve morfin çıkartılır. Kodein, morfine göre daha az bağımlılık yapıcı bir moleküldür. 19. yy’ın sonunda Alman kimyager Felix Hoffmann morfini asetilledi. Bu şekilde kodein üretmeye çalışırken morfinden kat kat daha etkili eroini elde etti. Kimyasal ismi diasetilmorfin olan bu molekül şu anda en hızlı etki eden opiat maddesidir. Vücuda girdiğinde çok hızlı bir şekilde beyne ulaşır ve bir dizi fiziksel ve psikolojik etkiye yol açar. Bu etkilerin birçoğu ise sağlık açısından tehlikeli durumlar yaratır.

Çakır Keyif Hali

Damardan enjekte ettiğinizde eroin hemen beyne ulaşır ve size öfori dediğimiz bir çakır keyif hali yaşatır. Bu evrede kişi gayet hoşnut, memnun bir hayat sürer ve sonrasında birkaç saat boyunca uyku mahmurluğu ile uyanıklık arasında kalır. Gözleri yarı açık, anlamsızca gülümseyen kişi tabiri caizse çakır keyif olmuştur.

Eroin size keyif vermesinin yanında yarı uykulu bir hale de sokar. Bunun sebebi sakinleştirici bir madde olmasından kaynaklanır. Eğer ki kullanıcı dozu fazla kaçırırsa derin uykuya girebilir ve onu sarssanız bile uyandıramazsınız. Zaten eroini kullanan kişi de bunu istiyor diyebilirsiniz. Uyuşturucunun amacı zaten keyif vermektir ama bu keyif hali aşırı doza ve ölüme giden ilk adımdır.

Uyku sersemliğinin diğer bir zararı ise kişinin bilincini kaybetmeye başladığı yerdir. Uyuşturucu aldığınızda bilinciniz kayboluyorsa komaya girme ihtimaliniz artıyor demektir. Bilincini yitiren bir uyuşturucu kullanıcısının nefes alışları yavaşlar, hatta bazen durabilir.

Şiddetli Kaşınma Eroin Kullanımının Bir Yan Etkisidir

Eroin kan beyin bariyerinden geçip nöronlara ulaştığında hemen morfine dönüştürülür ve opioid reseptörlerine bağlanır. Opioid reseptörlerinin uyarılması da öfori, telaş ve deride sıcaklık hissinin ortaya çıkmasını sağlar.

Opioidlerle bağlantılı olarak eroinin bir yan etkisi ise şiddetli kaşınma isteğidir. Sakinleştirici maddeler deriyi rahatsız edecek histaminin salgılanmasını tetikler. Histamin aslında vücudun alerjik tepkilerde ürettiği bir maddedir. Alerjinizin olduğu bir yiyeceği yediğinizde derinizin kızarması ve kaşınmasının sebebi histamindir. Eroin ve diğer opiat maddeler histaminin salgılanmasını tetikler. Bu şekilde deride çok şiddetli bir kaşınma isteğine sebep olurlar.

Eroin Bir Zamanlar Ülke Çapında Satılıyordu

Eroin ilk defa 1874 morfinden türetildi ancak 1898’de Alman Bayer Şirketi tarafından tıpta kullanılmaya başlandı. Tıbbi işlemlerde bir ağrı kesiciye ihtiyaç vardı ve eroin çok iyi bir ağrı kesiciydi. Bayer’de bir kimyacı morfin yerine kullanılabilecek daha sağlıklı bir ağrı kesici üzerinde çalışıyordu. Bu ağrı kesicinin daha az yan etkisi ve daha az bağımlılık yapıcı özelliğinin olması amaçlanıyordu. Bir arkadaşından morfini asetilleyerek kodein elde edebileceğini öğrenmişti. Ancak kazara iki kere asetilledi ve diasetilmorfini, yani eroini sentezledi.

20. yy’ın başlarında öksürük şurubu gibi sıradan ilaçlar bile eroin içeriyordu. Amerika gibi büyük ülkelerde çok geniş çapta satılmaya başlandı. Doktorlar bu ilaçları kullanan hastaların daha iyi uyuduklarını söylüyordu. Yalan söylemiyorlar veya ilaç şirketleri için çalışmıyorlardı. Gerçekten eroin iyi uyutuyordu. Hem de morfinden daha az bağımlılık yapıcıydı.

Yıllar içerisinde doktorlar eroinde farklı bir özellik keşfetmeye başladı. Daha az bağımlılık yapıcı diye düşündükleri eroin aslında öyle değildi. Morfinden 2-3 kat daha tesirli olan ve beyin tarafından hızlıca emilen eroinin bağımlılık yapma etkisi de çok daha fazlaydı.

90’larda Bir Eroin Modası Vardı

1990’lı yılların ortalarında orjinal ismiyle “heroin chic” adlı bir moda rüzgarı esiyordu. Solgun bir ten rengi, gözlerin altında koyu çizgiler ve koyu renk dudaklar ile karakterize bu moda akımı eroin kullanımının vücuda etkilerini yansıtıyordu. Eroinin vücuda etkileri Amerikan moda dünyasında kendini gösterirken sokakta da eroinin başka bir türü satılıyordu. Kolombiya’dan gelen bu eroin Asya’dan gelenlere nazaran çok daha ucuz ve saftı. Ucuz ve kolay ulaşılabilir birçok üründe olduğu gibi eroinin de satışları bir anda artmış ve kullanıcılar çoğalmıştı.

Eroin kullanımı yaygınlaştıkça ölümler de artmaya başlamıştı. 1997 yılında bir moda fotoğrafçısının aşırı doz eroinden ölmesi üzerine ucuz eroin sorunu gün yüzüne çıktı. Sokakta ölen yüzlerce kişi onlar için önemli değildi ama moda dünyasından bir ismin ölmesi tüm dikkatleri çekti. Hemen başkan Bill Clinton olaya müdahale etti ve eroin modasını yansıtan tüm resim ve reklamların toplatılmasını istedi.

Eroin Kaçakçılığının İnanılmaz Yöntemleri

Lucy filmini izleyenler hemen hatırlayacaktır. Filmde Lucy adlı karakter bir maddeyi taşıması için seçiliyor. Paket ameliyatla Lucy’nin vücuduna yerleştiriliyordu. Lucy vücudunun içinde paketi taşırken sızma oluyor ve süper güçlere sahip oluyordu. Aslında buna benzer yöntemler yıllar önce gerçek olarak denendi.

Uyuşturucu kuryeleri yasa dışı uyuşturucu ticareti yapmak için bazen aşırı tehlikeli yöntemlere başvurabiliyorlar. Mayo Clinic Proceedings dergisi 2009 yılında çok önemli bir vaka yayınladı. Makale 50 yaşındaki bir kadının vücudunun içine eroin paketi yerleştirerek Amerika’ya uyuşturucu sokmaya çalıştığını belirtiyor. Kadının midesinde her biri 12 gram eroin içeren 50 paket küçük paket vardı! Her bir paketi yutarak midesine indirmeyi planlıyordu. Daha sonra da gideceği yere vardığında kusarak paketleri geri çıkaracaktı.

Kadının uyuşturucu taşımaktan sabıkası olduğu için havaalanında görevliler ondan şüphelendi ve durdurdu. Aslında uyuşturucu kullanıp kullanmadığından şüpheleniyorlardı. Bu yüzden standart kan testi, fiziksel muayene yaptırmak istediler. Muayene ve kan testi sonuçları normal çıkmıştı ama tomografi (BT) görüntüleri aynı şeyi söylemiyordu. Bilgisayarlı tomografi kalın bağırsakta tuhaf dikdörtgen bir şeyler olduğunu gösteriyordu.

Doktorlar gerekli müdahaleleri yapıp eroin paketlerini çıkardı. Kurye kadını yetkililere teslim ettiler. Eğer eroin paketlerinden bir tanesi sindirim sisteminde sıkışsaydı veya açılsaydı inanılmaz büyük sorunlara neden olabilirdi. Tek bir paketin sızması bile kadını komaya sokmaya yetebilirdi.

Eroinin Üç Farklı Rengi Vardır

Eroin denilince aklınıza beyaz bir toz geliyor olabilir. Aslında bu uyuşturucunun kahverengi ve siyah renkli satılanları da vardır. Eroinin rengi hangi ülkeden geldiğine ve nasıl üretildiğine göre değişiyor. Kolombiya’dan gelen eroin genelde kahverengi oluyor. Pakistan ve Afganistan’dan gönderilenler de kahverengi rengini alıyor ve çoğunlukla Avrupa’da satılıyor.

Beyaz toz şeklinde satılan versiyonu ise daha saf halidir ve Güneydoğu Asya’dan gelir. Beyaz toz şeklinde satılan bu eroini bulmak diğer eroinlere kıyasla daha zordur. Öncelikle daha pahalıdır. İlk bakışta şeker, un veya süt tozundan bile ayırt etmekte güçlük yaşarsınız.

Siyah renkli eroin ise bu versiyonunun tek üreticisi olan Meksika’dan gelir. Soğuk ortamda katı halde bulunan bu madde tıpkı bir şeker görünümündedir ama sıcak ortama geçtiğinde yapışkan bir hale bürünür. Bu madde endüstriyel işlemler ile üretildiği için çok saf değildir ve düşük kalite uyuşturucu olarak değerlendirilir. Kimyasal yapısı da eroinin diğer formlarından ziyade opiuma benzer.

Bebekler Opiatlara Bağımlı Olarak Doğabilirler

Okuduğunuzda sizi şaşırtacak bir gerçek ama bebekler annelerinden bağımlılığı miras olarak alabilir. Annesinin rahminde eroine maruz kalan bir bebek uyuşturucu bağımlısı olarak dünyaya gözlerini açabilir. Bunun için annenin illa da hamileyken eroin kullanmış olmasına gerek yok. Bir kadın gebelikten önce eroini bırakmış ama yoksunluk belirtileri için bir opiat ilaç alabilir. Bu kadın opiat maddenin yarattığı bağımlılık hissini bebeğine aktarabiliyor.

Neonatal yoksunluk sendromunda bebek de yoksunluk belirtileri göstermeye başlıyor. Bebeğin yoksunluk belirtilerini gidermek için opiat madde alması gerekiyor. Yoksunluk çeken bebeklerde doğumu takip eden 72 saat içinde birçok belirti görülmeye başlıyor. Bunların başlıcaları aşırı ağlama, kilo alma, ateş, huzursuzluk ve kusmadır.

Eroin yüzyılı aşkın bir süredir hayatımızda olan bir uyuşturucu maddesidir. Bir kere başlandığında bağımlılık yapan ve hayatı karartan bu madde hem kendimize hem de sevdiklerimize büyük acılar yaşatabiliyor. Maddi, manevi büyük yıkımlara sebebiyet verebiliyor.

Hazırlayan: Çağlayan Taybaş

Kaynaklar

http://www.livescience.com/56604-facts-about-heroin.html

https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/11862675

https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/12492751

Yazıyı beğendiyseniz 5 yıldız verebilir misiniz?

Çağlayan Taybaş

İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü, Moleküler Biyoloji ve Genetik mezunuyum. Şu an Johnson & Johnson'a bağlı olarak Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları hastanesinde klinik araştırma koordinatörü olarak çalışıyorum. Ayrıca İstanbul Üniversitesi'nde ekonomi (açık öğretim) okuyorum. Lisans hayatım boyunca laboratuvarın yanında bilim yazarlığı, programlama, ney ve satranç ile uğraştım. Mezun olduktan sonra askere gitmeden önce sinirbilim.org'u kurdum. Şu an iş hayatım çok yoğun olduğu için eskisi gibi yazamıyorum. Yine iyi idare ettiğimizi düşünüyorum. Bana herhangi bir soru sormak isteyen varsa c.taybas@gmail.com'a mail atabilirler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.