Fıstık Alerjisi Antikor Tedavisi ile Durdurulabiliyor

Alerjiler birçoğumuzun baş belası rahatsızlıklardır. Envai çeşit alerji vardır. Yumurta alerjisi, süt alerjisi, su alerjisi ve bu liste böyle uzar gider. Fıstık alerjisi de bunlardan biridir. Kişi fıstık yediğinde vücudu hemen alarma geçer ve tepki verir. Fıstık alerjisi en sık rastlanan alerji türüdür. Bu alerjiye sahip olanlar fıstık ve fıstık içeren ürünler tükettiğinde hemen kaşınmaya başlarlar, ciltte kızarıklıklar görülmeye başlar. Ancak bilim dünyası fıstık alerjisi konusunda ciddi yol kat etti. Şu an tamamen tedavi edemese de bazı antikor tedavileri sayesinde bu alerjiyi haftalarca durdurmayı başardı.

Amerika’da Stanford Üniversitesi’nde yapılan araştırmalarda bir doz antikor tedavisi insanların 2 hafta boyunca sağlıklı bir şekilde fıstık tüketmelerini sağladı. Vücudunuza bir defa antikor enjekte ediliyor ve alerjiniz 2 hafta boyunca susturuluyor. Çok ümit verici bir çalışma. Enjekte edilen antikor üzerinde yapılan araştırmalarda şimdiye kadar olumsuz bir bulguya rastlanmadı.

Fıstık Alerjisi ve Otoimmünite

Alerjilerin hepsi otoimmün rahatsızlıklardır. Neden ortaya çıktığını tam olarak bilmiyoruz ancak alerjen madde vücuda girdiğinde bağışıklık sistemi hedefi şaşırıyor. Savaşçı hücrelerimiz kendi dost hücrelerine saldırmaya başlıyor ve kızarıklık, kaşıntı gibi belirtiler çıkıyor. Egzama, romatoid artrit gibi otoimmün rahatsızlığı olan insanların alerji olma ihtimali de bu yüzden daha yüksektir.

Şimdi tekrar araştırmamıza geri dönelim. Bilim insanları elde ettikleri verilerini 14 Kasım 2019’da JCI Insight adlı dergide yayınladılar. Böyle bir tedavi yöntemine acil ihtiyacımız var çünkü fıstık alerjisi yıldan yıla artıyor. En sık rastlanılan alerji türü olduğu için herkes bir tedavi yönteminin yolunu gözlüyor. Sadece Amerika’da 32 milyon insan çeşitli gıda alerjilerinden sorun yaşıyor. Bunların bazıları çocuklukta ortaya çıkarken bazıları yetişkinlikte kendini belli ediyor.

İmmünoterapiler Yetersiz Kalıyor

Fıstık alerjisi ve diğer alerjiler ile ilgili yapabileceğimiz çok fazla bir şey yok. Şu an için elimizdeki tek tedavi seçeneği ağızdan alınan immünoterapiler ile bağışıklık sisteminin biraz daha toleranslı olmasını sağlamak. Hastalar bu immünoterapiler ile beraber alerjen maddelerden çok az miktarlarda tüketiyorlar. Bu şekilde vücudun alerjen maddeye karşı hassaslığını azaltmak amaçlanıyor. Doktor gözetiminde uygulanan bu yöntem 6 ay ile 1 yıl arasında sürüyor ve bu süre içinde yine alerjik tepkiler gelişebiliyor. Bu yöntem de hasta için hiç kolay olmayabiliyor.

Stanford Üniversitesi’ndeki araştırmaya katılan kişiler ciddi fıstık alerjisi olan insanlardı. Araştırmacılar onlara antikor verdikten sonra makul miktarlarda fıstık yediklerinde vücutları bir tepki vermedi. Tek bir doz antikor bile vücudun bağışıklık sistemini manipüle etmeye yetti. Hastalar 15 gün boyunca güvenle fıstık yediler ve bir sorun ile karşılaşmadılar. Bu tedavinin en harika yönü hastaların vücutlarını alerjen maddeye karşı eğitmenin gerekmiyor oluşu. Vücut bir anda antikor sayesinde yeni duruma uyum sağlıyor. Bu çalışma henüz deneysel aşamada olsa da geleceğe dair çok güvenle bakmamızı sağlıyor. Bugün değil belki ama ileride fıstık alerjisi dahil tüm alerji türlerini ortadan kaldırabiliriz.

Şimdi meraklısına işin moleküler mekanizmasından bahsedelim.

Alerjilerde Tam Olarak Ne Oluyor?

Vücudun tepki vereceği alerjen madde vücuda girdiğinde interlökin-33 (IL-33) adlı bir sitokin grubu bağışıklık sistemini harekete geçiriyor. Örneğin fıstık alerjisi olan birisi fıstık yedi. Fıstık midede sindiriliyor ve ince bağırsaktan kana karışıyor. IL-33 molekülleri hemen immün sistemi alarma geçirip vücutta yabancı madde var, bir şeyler yap diyor. Sonra kaşınma, kızarıklık gibi tipik alerji belirtileri başlıyor. Araştırmacılar da IL-33’ü hedefleyip susturarak bir tedavi bulmanın peşine düştüler.

Etokimab adlı antikor IL-33’ün etki mekanizmasını hedefliyor ve işini yapmasını engelliyor. Normalde IL-33 immunoglobin E (IgE) molekülü etkinleştirip alerjik tepki zincirini başlatıyor. Ancak etokimab IL-33’ün bu etkinleştirmeyi yapmasını engelleyerek alerjik tepkiyi başlamadan durduruyor. IgE alerjilerin neredeyse hepsinde kilit bir moleküldür. Ağız kuruluğu, nefes alma zorlukları, anafilaktik şok gibi bütün alerjik tepkilerin arkasında IgE bulunur. Yiyecek alerjisi bulunan birinde IgE’yi etkinleştirmek doğalgaz sızıntısı olan bir eve yanan bir çakmakla girmek gibidir. Antikor tedavisi ise çakmağın yanmamasını sağlamak oluyor.

Hedef Molekül: IL-33

IL-33’ün bağlanmasını engelleyerek tüm alerjileri engelleme potansiyeline sahibiz. Aslında sadece alerjileri de değil, astım, egzema gibi otoimmün rahatsızlıkları da ortadan kaldırabiliriz. Etokimab şimdiden birçok otoimmün hastalıkta denenmeye başlandı.

Çift kör bir klinik araştırmada şiddetli fıstık alerjisi olan 15 yetişkine tek doz Etokimab verildi. 5 hasta ise sadece plasebo aldı. Hastalar doktor kontrolünde 15 gün boyunca çeşitli miktarlarda fıstık tükettiler ve vücutlarının vereceği tepkiler kontrol edildi. Etokimab alan hastaların 11’i (%73) bir fıstık yediklerinde alerjik tepki geliştirmediler. Plasebo grubunda ise tolerans hiç yoktu. Araştırmanın 45. gününde Etokimab alan 7 hastadan 4’ü fıstık yediğinde hala sorun yaşamıyordu.

Etokimab alan hastaların kanlarındaki IgE seviyesi ölçüldüğünde fıstığa karşı üretilen IgE miktarının plasebo grubundan daha düşük olduğu görüldü. Ayrıca alerjiye bağlı ortaya çıkan bağışıklık sistemi belirteçlerinde de değişimler gözlendi. Etokimab’ın olumlu etkilerinin olduğu kesin bir şekilde görülüyordu. Şimdi araştırmacılar çalışmayı daha büyük bir gönüllü grubunda denemeyi planlıyorlar.

Hazırlayan: Çağlayan Taybaş

Kaynaklar

https://medicalxpress.com/news/2019-11-antibody-peanut-allergy-weeks.html

http://med.stanford.edu/news/all-news/2019/11/antibody-injection-stops-peanut-allergy-for-2-to-6-weeks–study-.html


Çağlayan Taybaş

İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü, Moleküler Biyoloji ve Genetik mezunuyum. Şu an Johnson & Johnson'a bağlı olarak Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları hastanesinde klinik araştırma koordinatörü olarak çalışıyorum. Ayrıca İstanbul Üniversitesi'nde ekonomi (açık öğretim) okuyorum. Lisans hayatım boyunca laboratuvarın yanında bilim yazarlığı, programlama, ney ve satranç ile uğraştım. Mezun olduktan sonra askere gitmeden önce sinirbilim.org'u kurdum. Şu an iş hayatım çok yoğun olduğu için eskisi gibi yazamıyorum. Yine iyi idare ettiğimizi düşünüyorum. Bana herhangi bir soru sormak isteyen varsa c.taybas@gmail.com'a mail atabilirler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.