Bu Gen Mutasyonu Korku ve Endişeyi Azaltıyor

Bu Gen Mutasyonu Korku ve Endişeyi Azaltıyor

Hepimiz anne ve babamızdan aldığımız genler ile doğarız. Ancak genetik yapımız ömrümüz boyunca aynı kalmayabilir. Güneş ışınları, kimyasal maddeler, bazen de rastgele gelişen mutasyonlar ile DNA değişebilir. Gen mutasyonu deyince insanın aklına kötü şeyler canlanır ama mutasyonların hepsi her zaman olumsuz etkiye sahip değildir. Bazen yararlı işlevlerinin de olduğu görülür. Finlandiya’da Doğu Finlandiya ve Oulu Üniversiteleri yeni bir gen mutasyonu keşfettiler. Bu mutasyona sahip kişiler korku ve endişeyi daha az hissediyorlar. Dahası bu kişilerin sosyal iletişim becerileri de genin normal haline sahip olanlardan daha yüksek olduğu görülmüş.

Finli araştırmacılar farelerde P4h-tm genini yok etmeye çalışıyorlardı. Genin etkisini araştırmak için yaygın kullanılan yöntemlerden biri onu etkisiz hale getirmektir. P4h-tm geninde mutasyon meydana geldiğinde farelerin davranışlarında beklenmedik değişiklikler başladı. Fareler daha cesur davranmaya başladı. Korku ve endişe gibi duygularında ciddi düşüşler görüldü. Fareler artık daha girişken ve sosyal olmuştu.

Farelerin Davranışları Nasıl Değişti?

Farelerin davranışlarını değerlendirmede panik tepkiler için tasarlanan yeni bir yöntemi de kapsayan bir test bataryası kullanıldı. Bu test bataryasının içinde çok sayıda farklı test bulunuyordu. Araştırmacılar deney hayvanlarını önce normal bir odaya koydular. Daha sonra karbondioksit oranını %10’a çıkardılar. Odadaki karbondioksit miktarının artması doğuştan gelen bir donma tepkisine neden oldu. Bu davranış bir olay karşısında şok olmuş kişilerin yerinden kımıldayamamasına benziyor.

Odada karbondioksit artınca farelerde panik atak benzeri donup kalma davranışı ortaya çıkıyor. P4h-tm geninin silindiği farelerde ise bu donma davranışı daha az gerçekleşiyor. Sosyal etkileşim testlerinde bu fareler arkadaşlarıyla daha fazla etkileşime geçiyorlar. Henüz bitmedi. Araştırmacılar farelerin davranışlarına yakından baktılar. Farelerin anksiyete, korku ve öğrenilmiş çaresizlik seviyeleri ölçüldü. P4h-tm geni mutasyonla silinen fareler hepsinde daha iyi skorlar elde etti.

Bilim insanları P4h-tm geninin amigdalada daha fazla bulunduğunu keşfetti. Amigdala beyinde korku ve endişe duygularını düzenlemekten sorumlu kilit bölgelerden biridir. Davranış ile beyin anatomisi birbirinden bağımsız düşünülemez. Amigdala başta olmak üzere duyguları kontrol eden bölgelerde bu genin silinmesi korku ve endişeyi azaltmıştı. Olumsuz duyguları yarattığı sis bulutu kalkınca sosyal etkileşim gibi davranışlar da daha belirgin hale geldi.

P4h-tm Gen Mutasyonu Beyni Nasıl Etkiliyor?

P4h-tm geni bir P4H-TM proteini kodluyor. Bu protein prolil-4-hidroksilaz ailesinin bir üyesidir. Ortamda oksijen azaldığında hücrenin çevreye uyum sağlamasını sağlamada çok kritik bir rolü vardır. P4H-TM proteini yapı ve bulunduğu konum itibariyle ailenin diğer üyelerinden biraz farklıdır. Üzerinde yıllarca çalışma yapılmasına rağmen görevi tam olarak anlaşılamamıştır. Bilim insanları oksijen seviyesindeki değişimlere karşı hücreyi hazırlamanın ötesinde başka görevleri olduğunu da düşünüyorlar. Bu ailenin diğer üç üyesinde gen mutasyonu yapıldığında fareler hiçbir davranış değişikliği göstermedi. Ancak P4h-tm geni ciddi bir etki yarattı.

Doğu Finlandiya Üniversitesi’nde görevli Prof. Dr. Heikki Tanila elde ettikleri sonuçların ilginç olduğunu söylüyor. Literatürdeki bilgilere baktığımızda P4H-TM proteininin eksikliğinde ciddi gelişimsel sorunlar olduğunu biliyoruz. Ancak bu kadar büyük davranışsal değişiklikler gözlenmemişti. Şu an P4H-TM proteininin varlığı korku ve anksiyeteyi tetikliyor görünüyor. Peki, embriyonik gelişim döneminde veya yetişkinlikte bu proteini engellesek davranışsal bir iyileşme görebilir miyiz? Bir de hangi evrede gen mutasyonu yapmak doğru olur belirlememiz gerekiyor.

Nokta Atışı Gen Mutasyonu ile Tedavi

Araştırmacılar bundan sonraki aşamada koşullu gen etkisizleştirmesi ile genlerin istenilen zamanda susturulması için çalışacak. P4h-tm geni istenilen zaman aralıklarında etkinleştirilip susturularak hayvanlarda hangi davranışlara neden olduğu çalışılacak. Burada genin gelişimsel rolünü de unutmamak gerek. Bu proteinin ortadan kaldırılması organizmanın gelişimini sekteye de uğratabilir. Bundan sonraki çalışmalarda yetişkin farelerin amigdalasında P4h-tm gen mutasyonu uygulanacak.

Yaşadığımız duyguların hepsinin genetik bir altyapısı vardır. Bütün genler ve proteinler birbiri ile etkileşim halinde bulunur ve duygularımızı oluşturur. Zincirin bir halkasını çıkardığımızda ciddi sonuçlar görülebilir. Ancak bu sonuçları görmemiz duygularımızın nasıl düzenlendiğini anlamamızı sağlamaz. P4h-tm geninin önemli olduğunu biliyoruz ancak çalışma ilkelerini henüz bilmiyoruz. Bu yüzden terapötik bir yaklaşım geliştirmenin de çok uzağındayız. Araştırmacılar korku ve anksiyetenin düzenlenmesinde yapbozun bir parçasını daha buldular. Ancak bu tek başına anlamlı değil. Duyguları kontrol eden nörokimyasal moleküllerin birbirleri arasındaki etkileşimi anlamamız gerekiyor. Belki nokta atışı gen mutasyonları ile gelecekte bazı tedaviler geliştirebiliriz.

Hazırlayan: Çağlayan Taybaş

Kaynaklar

https://neurosciencenews.com/fear-aggression-genetics-social-interaction-13019/

https://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S0028390819301388?via%3Dihub


Çağlayan Taybaş

İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü, Moleküler Biyoloji ve Genetik mezunuyum. Şu an Johnson & Johnson'a bağlı olarak Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları hastanesinde klinik araştırma koordinatörü olarak çalışıyorum. Ayrıca İstanbul Üniversitesi'nde ekonomi (açık öğretim) okuyorum. Lisans hayatım boyunca laboratuvarın yanında bilim yazarlığı, programlama, ney ve satranç ile uğraştım. Mezun olduktan sonra askere gitmeden önce sinirbilim.org'u kurdum. Şu an iş hayatım çok yoğun olduğu için eskisi gibi yazamıyorum. Yine iyi idare ettiğimizi düşünüyorum. Bana herhangi bir soru sormak isteyen varsa c.taybas@gmail.com'a mail atabilirler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.