Hayal Edebildiğin Her Şey Gerçek

Hayal Edebildiğin Her Şey Gerçek

Hergün çalışmak zorunda olduğunuz birçok ders, öğrenmeniz gereken anlam veremediğiniz konular , bunları en hızlı şekilde göstermeniz gereken parçalar halinde tek sınav. Gerçekten de hazırlanması zor. Ortada bir bilinmezlik buna rağmen kurulan hayaller var ve ben bunları Pablo Picasso ‘nun  dediği gibi algılıyorum: Hayal edebildiğimiz her şey gerçek. Ya da gerçekleri mi tahayyül ediyoruz?

Hani diyor ya Cedric “Eğer … yaşındaysanız ve … ise hayat çok zor!” İşte tam  anlatmak istediğimi anlatıyor.Cümlenin nokta konmuş yerlerine istediğinizi yazabilirsiniz. Herkese hayatın zor geldiği bir zaman vardır elbet. Ben bugün üniversiteye girme çabasında olanlar için yazıyorum. Çünkü; gerçekten önemli kararlardan biri ve düşünce olarak en yoğun olduğunuz dönemler belki de. Hangi mesleği ,hangi şehri seçsem?Bunca hayalini kurduğum şey acaba benim için doğru mu? Hiçbirini istemiyorum ki şimdi ne olacak? İstediğim mesleğe puanım yetmiyor acaba tekrar mı hazırlansam? Gibi birçok düşünce vardır kafanızda. Bütün bunların dışında sadece sıralamaya bakarak yargılandığınız toplum baskısı , aslında çok ihtiyacınız olsa da maruz kaldığınız tavsiyeler vardır. Ama bence en çok istenilen şey anlaşılmaktır. Ben sizi çok iyi anlıyorum çünkü aynı hisleri tam üç yıl önce ben de yaşadım ve o kadar anlamlandırmışım ki çok tazeler.

Her sınav dönemi geldiğinde o zamanları değerlendiriyorum ve her seferinde duygularım güçleniyor. Ben de kendimce doğru bulduğum için hala kullandığım ve işe yaradığını gördüğüm bazı tecrübelerimden bahsetmek isterim.

Şimdi geçmişe baktığımda hazırlanan arkadaşlarımı tekrar tebrik ediyorum. Bu çok zorlu bir maraton. Bir insan neden her gün kalkıp sabahtan akşama kadar en hızlı ve doğru şekilde test çözer ki? Tabi bunun öncesi bir sürü evre var. Maalesef ben anlamlı olduğunun farkına varamadan çalıştım bazı derslere (matematik, geometri gibi) Bu bir süre sonra çok sıkıcı oluyor. Ama o enerji bitmemeli ki zaman daralıyor. Sevsem bile sınav için çalışmak zorundayım bu da yoruyor , insanı dersten soğutuyor. Peki bu duygulara rağmen nasıl çalıştım ben? O zamanlar bilmiyordum ama şimdi birkaç öğrendiğim şeyle daha rahat anlayabiliyorum.

Düşünceni Değiştirirsen Duygun da Değişir

Benim için bu sınavda başarı iyi bir sıralama değil. Hayal ettiğin yeri kazanmada.Ben sıralamaya bakarsak görece başarılı biriyim ama hayal ettiğim mesleği okuyorum. Tabii ki sadece hayal ederek olmuyor. Ben hayalleri aracın yakıtına benzetiyorum. Gitmek istediğimiz bir yer var ve o hedefe götürecek araç (yani bu sınavlar) bu yakıtın varlığı kadar götürüyor. Ben bu kadar önemsiyorum. Psikolojinin bilişsel psikoloji diye bir alanı var ve orada “düşüncelerini değiştirirsen duyguların da değişir “ diye bir düşünce var. Ben bunu çokça tecrübe ettim. Bu hayaller sayesinde duygularım dolayısıyla hormonlarım sayesinde enerjim değişti. Bu kötü anlamda da olabilir. Arabanızın yakıtının bittiğini hissedip başkalarının yakıt vermesini de bekleyebilirsiniz. İşe yarar. Ama bunu çok güzel anlatan bir atasözümüz var :Elden gelen öğün olmaz o da vaktinde bulunmaz. Yani bizim halk arasında “gaz verme” dediğimiz şey ne kadar uzun vadeli olabilir ki!Bize  uzun vadeli şeyler lazım ki işe yarasın.İşte buna da biz psikolojide içsel motivasyon diyoruz.Kısa süreli olan ve dışarıdan gelen ama enerjinizi yükselten şeyler de dışsal motivasyon.Tabi ki çok işe yarar ama amacınıza ulaşana dek dışsal olanı kullanmak az önceki örneğe benzer.Bu arada içsel motivasyonunuzun yüksek olması demek arabanın son gaz yola devam etmesi demek de değil. Şoförün de dinlenmeye ihtiyacı var! Şoför sağlıklı olduktan sonra (dengeli beslenme, temiz uyku..)  yakıt sıkıntısı olmadıktan sonra hedefine güzel bir şekilde varabilir.

Nasıl Hayal Kurmalı?

Bize hep denir hayal kur, hedefini yüksek tut, hedefini çalıştığın yere as…Ama benim dediğim iç motivasyonumuzu artıran hayal kurma fazlasıyla gerçekler üzerine kurulmuştur. Ben de hala işe yarar. Ben ihtiyaca yönelik hayal kurarım ve ihtiyaç olunan bir şey için çabaladığınızda vazgeçmeniz çok zor oluyor.Düşünsenize bir iş için sizden yardım bekliyorlar ve taşın altına elinizi çoktan koymuşsunuz ihtiyacın farkına vardıktan sonra çabalamamanın vicdan yükü çok ağır olsa gerek. Evet ülkemizde ihtiyaç olunan birçok şey var ama hepsine yetişmemiz mümkün değil. Yetişsek bile başarılı olmamız çok zor. O yüzden vardığımızda gerçekten katkı yapacağımız ihtiyaçlar seçmeliyiz.Peki nereden bileceğiz bize nerede ihtiyaç var? Bence bunun için ilk önce kendimizi tanımamız sonra çevreyi tanımamız lazım. Hiçbir kaygınız olmasa ne olmak isterdiniz? Bunu neden isterdiniz? Gerçekten oraya gitseniz orası daha da mı iyileşir? Sonra ülkemiz koşullarında o mesleğe bakın o şartlarda çalışmak ister misiniz?Ve son olarak nasıl bir hayat istediğinize bakın. Tabii gerçekçi olmayı unutmayın. Hepsi birbiriyle uyum içindeyse eğer neden sizin mesleğiniz olmasın? Size ihtiyacı olduğunu düşündüğünüz yerlere en güzel katkıyı sağlayabilmek için fedakarlık etmeyi göze almanız zor olmuyor.Çünkü kendinize ters olmayan bir şey yapmışsınız bu yüzden çelişki yaşamıyorsunuz zevk alarak yapıyorsunuz, koşulları bilerek tercih ettiğiniz için fazla beklentiye girmiyorsunuz en iyi katkı sağlamak için hep kendinizi geliştirme çabasındasınız ve bence en huzurlu yanlarından biri.

Ben bunu hala kullanmaya çalışıyorum. Şimdiye kadar çok faydasını gördüm. Tabi ki kendini çok iyi tanıyan ,müthiş işler başarmış çokça katkı sağlamış biri değilim. Sadece bunlar için emek vermeye çalışıyorum. Bu yazı da o emeklerden biri belki bize bir yararı olur diye. Şu an ne durumda olursanız olun, belki bu yıl üniversiteye gidemeyeceksiniz belki hayallerinizden de güzel yerlerdesiniz belki mesleğinizin 10. yılındasınız..Kim olursanız olun size bir yerlerde ihtiyacı olanlar var. Sizin de o ihtiyaçlar için hayallere! Ama en gerçekçisinden 🙂

Hazırlayan: Özge Coşkun

5.0
01

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.