Hayvanlardan Tanrılara – Sapiens – Yuval Noah Harari

Hayvanlardan Tanrılara - Sapiens

Yuval Noah Harari’nin Hayvanlardan Tanrılara – Sapiens kitabını okumakta biraz geç kaldım ama sonunda sıra ona geldi. Kitap başta sıradan bir evrim kitabı gibi duruyor ancak pek öyle değil. İnsanın anatomik özellikleri, milyonlarca yıllık süreçte yaşadığı değişimler veya sudan karaya çıkış filan anlatılmıyor. Herhangi bir ideoloji propagandası da yapılmıyor. Her kesimden insanın okuyabileceği, tarafsız bir dille yazılmış sadece gerçeklere dayanan bir kitap.

Kitabın içeriğine geçmeden önce Harari’nin inanılmaz bilgi birikiminden ve kitabın okuyucularına özel yapmış olduğu değişikliklerden bahsedeyim. Kitabın İngilizce ve Türkçe’si biraz farklı. Harari üşenmemiş, her dilin okuyucusunun daha kolay anlayacağı şekilde örnekler veriyor. Kitabı okurken Türkiye ve Anadolu’dan çokça bahsedilmesinden hoşnut kalmıştım. Bunun tesadüf olduğunu düşünürken, yayıncının notunda yazarın kitabın yayınlanacağı ülkeye özgü değişiklikler yaptığı anlatılıyor.

Sapiens’in Devrimleri

Kitabın ilk sayfasında evrenin tarihi çok kısa bir şekilde anlatılıyor ve hemen arkasından insanın tarihi Bilişsel Devrim ile başlıyor. Homo sapiens‘in tarihinde en önemli olaylar Bilişsel Devrim (70,000 yıl önce), Tarım Devrimi (12,000 yıl önce) ve Bilimsel Devrim (500 yıl önce). Bugün bütün insanların kökeni 6 milyon yıl önce bir dişi maymuna dayanıyor. Bu maymunun iki tane kızı oldu. Birisi tüm şempanzelerin atası olurken, diğeri de tüm insanların büyükannesi oldu.

6 milyon yıl önce başlayan serüvende dünyanın çeşitli bölgelerinde farklı farklı insan türleri oluştu. Avrupa’da ve Batı Asya’da Neandertaller (Neandertal Vadisi insanı) olarak bilinen Homo neandertalis türü yaşıyordu. Doğu Asya taraflarında Homo erectuslar vardı. Endonezya’daki Java adasında Solo Vadisi insanları olarak bilinen Homo soloensis yaşıyordu. Bunlardan başka, boyları ancak 1 metreye ulaşan ve 25 kg’ı geçmeyen Homo floresiensisler de vardı. Ayrıca Sibirya’da Denisova mağarasındaki fosillerde Homo denisova adlı insan türüne de rastlandı. Dünyada Homo rudolfensis ve Homo ergaster gibi daha pek çok insan türü yaşadı. DNA analizlerinden bunların Homo sapiens‘ten farklı olduklarını biliyoruz.

Bilişsel Devrim

Yukarıda saydığımız insan türleri birbirini ardınca evrimleşmedi. Dünya aynı anda pek çok insan türüne ev sahipliği yapıyordu. Ta ki Homo sapiens kardeşlerini keşfedene kadar. 70,000 yıl önce yaşanan bilişsel devrim Homo sapiens’in düşünme becerilerini diğer insan türlerinden yukarıya taşıdı. Bunun avantajları olduğu kadar olumsuz tarafları da var. Ancak diğer türleri yok ederken hiç şüphesiz bize çok fayda sağladı.

Afrika’dan yola çıkan Sapiens Avrupa’ya vardığında orada kendisine benzeyen Neandertallerle karşılaştı. Neandertallerin yok olmasıyla ilgili meşhur teorilerden biri Sapiens’in onları yok ettiğidir. Çünkü Neandertaller göz ardı edilemeyecek kadar bize benziyor ancak hoş görülemeyecek kadar da bizden farklıydı.

Homo soloensis günümüzden 50 bin yol önce yok oldu. Homo denisova da bundan kısa süre önce dünyadan kalktı. Bize en yakın insan ırkı olan Neandertaller’in ise 30 bin yıl önce soyu tükendi. Buzul çağını bile atlatmış olan Neandertaller Sapiens karşısında çaresiz kalmıştı. Kitapta Homo sapiens‘i bu denli başarılı kılan özellikleri okuyorsunuz.

İnsan ırkları arasındaki değişimleri ve mücadelelerden sonra Homo sapiens‘in doğası ayrıntılı bir şekilde anlatılıyor. Kitapta avcı toplayıcı olduğumuz dönemlerde nasıl yaşadığımız, bizi bir arada tutan etkenler masaya yatırılıyor. Beynimiz büyürken kaslarımız güçsüzleşiyordu. İnsanların sosyal bağları ve nasıl topluluk oluşturdukları çok güzel bir biçimde işleniyor. Bu kurallar bugün bile karşımıza çıkmakta.

Tarım Devrimi

Kitabın bir sonraki bölümünde 12,000 yıl önce gerçekleşen Tarım devrimi var. Devrim diyoruz ama Harari bunun yarardan çok zarar getirdiğini savunuyor. Bu bölüme özellikle dikkat etmenizde fayda var. Avcı toplayıcı olarak günde 50 çeşit yiyecek tüketirken çiftçi olarak tüm hafta boyunca 2-3 çeşit yiyecek tüketmeye başladık. Bugün beliniz veya boynunuz ağrıyorsa bunu Tarım devrimine borçlusunuz.

12,000 yıl önce başlayan Tarım devriminden günümüze doğru geliyoruz. İlk uygarlıklar, paranın doğuşu, dilin gelişimi gibi konuları okuyoruz. Tabii artık işin içine dinler de girmeye başladı. İnsan toplulukları büyüdükçe onları idare etmek için “hayali düzenler” oluşturmak gerekiyor. Roma İmparatorluğu’nu bir arada tutmak için Romalı kavramı, cumhuriyet kavramı türedi. Bunların hepsi bizim yarattığımız hayali düzenlerden bazıları.

Bilimsel Devrim

Binlerce yıl içinde nüfus da zamanla artarken günümüzden 500 yıl önce Amerika ve Avustralya’nın keşfiyle beraber Avrupa emperyalizmi doğuyor. Bilimsel devrim de tam bu zaman başlıyor. Sanayinin çarkları dönerken kapitalizm bilime katalist görevi görüyor. Bunu bir örnekle açıklayalım. İngiliz denizci James Cook uzak ülkelere seyahat ederken mürettebatının bir hastalıktan dolayı öldüğünü görüyor ve denizlere açılmaya çekiniyor. James Lind’in iskörbüt hastalığını keşfetmesi ve mürettebatın bundan dolayı öldüğünü anlaması üzerine işler değişiyor. İskörbüt sebze, meyve yemeyen kişilerde C vitamini eksikliği yüzünden ortaya çıkıyor. Cook tayfasına ara ara meyve sebze yedirdiğinde iskörbüt hastalığının görülmediğini farkettiğinde uzak denizlere açılıp Avustralya’yı fethediyor. Sömürgeci devletler bilimi daha çok destekliyor ve bilim sayesinde daha fazla sömürebiliyor. Bu bir kısır döngü şeklinde günümüze kadar ilerliyor.

Harari’nin insan psikolojisi ve hayat tarzına yaptığı yorumları çok beğendim. Genelde okuyucuya soru soruyor. Kendi düşüncelerini net yargılarla anlatıp okuyucuya bir fikir empoze etmeye çalışmıyor. Kitabın tümüne baktığımızda Sapiens’i okumanızı ve okutturmanızı şiddetle tavsiye ederim.

Sorularınız olursa çekinmeden sorabilirsiniz.

Hazırlayan: Çağlayan Taybaş

Kaynak

Hayvanlardan Tanrılara – Sapiens – Yuval Noah Harari

Bilgi paylaştıkça çoğalır 🙂 Arkadaşlarınla paylaşmak ister misin?
0

Çağlayan Taybaş

Bursa’nın bir ilçesi olan Karacabey’de 1992 yılında dünyaya geldi. İlköğretim ve lise öğrenimi Karacabey’de ve bir ara Bursa Erkek Lisesi’nde tamamlamış, üniversite eğitimi için İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü’nde (İYTE) 100% İngilizce Moleküler Biyoloji ve Genetik eğitiminin kurbanı olmuştur. Akademik hayatı boyunca İYTE, Ege Üniversitesi, 9 Eylül Üniversitesi, Sabancı Üniversitesi ve Dresden Teknoloji Enstitüsü’nde stajlar yapmış olup gelişimsel sinirbilim, nöroloji, biyoinformatik, hesaplamalı kimya, immünoloji, bitki genetiği, mikrobiyoloji alanlarında projeler yürütmüştür. Üniversite hayatı boyunca 6 poster sunumu, 1 sözlü sunum yapmış ve son yılında “Gündelik Hayata Sinirbilimsel Yaklaşımlar” adlı kitabını yayınlamıştır. Biyoinformatik ve hesaplamalı kimya laboratuvarlarında MATLAB, C, JAVA, Python, HTML, CSS öğrenmiş, zaman içinde kendini photoshop ve dreamwaver gibi programlarda da eğitmiştir. İleri düzey İngilizce, orta düzey Almanca ve başlangıç düzeyinde Japonca bilmektedir. Yazar ney üflüyor, beyin sporu olarak satranç oynuyor, beden sporu olarak bisiklet sürüyor. 2 sene boyunca İzmir’de Yavuz Akalın’dan ney dersleri almıştır ve İYTE Satranç ve bisiklet kulübünde aktif olarak hizmet vermiştir.

Hayvanlardan Tanrılara – Sapiens – Yuval Noah Harari” için bir yorum

  • 16 Ağustos 2017 tarihinde, saat 10:51
    Permalink

    “Herhangi bir ideoloji propagandası da yapılmıyor. Her kesimden insanın okuyabileceği, tarafsız bir dille yazılmış sadece gerçeklere dayanan bir kitap.”

    Güldürdün kardeş.

    Yanıtla

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.