Hemogram (Tam Kan Sayımı)

Hemogram

Hemogram, diğer bir deyişle tam kan sayımı doktor veya farklı bir tıbbi personelin kandaki hücreler hakkında bilgi sahibi olmak için istediği testtir. Tam kan sayımında kandaki her bir hücre tipinden ne kadar bulunduğu tespit edilir. Bunun yanında hemoglobin gibi önemli moleküllerin miktarı incelenir. Hemogram ülkemizde genellikle teknisyenler tarafından medikal cihazlarda yapılır. Hemogram sonuçları doktor veya alanında uzman kişiler tarafından değerlendirilir.

Kan değerlerini ölçmek için tıpta 19. Yüzyıldan beri çeşitli testler uygulanıyor. Zaman içinde teknolojinin de gelişmesiyle kan sayımları daha hızlı ve daha doğru sonuçlar vermeye başladı. Özellikle 1950’lerde otomasyon teknolojisi ile birlikte hemogramlar tıbbi cihazlarda kolaylıkla yapılabilir hale geldi.

İnsanların kan dolaşımında üç tür hücre bulunur. Bunlar beyaz kan hücreleri (lökosit), kırmızı kan hücreleri (eritrosit) ve trombositlerdir. Bu sözcüklere muhtemelen aşinasınızdır. Kandaki bütün hücrelerin miktarları belirli değer aralıklarında olmalıdır. Normalde eksik veya fazla bulunan hücre tipi bize bir sorun olduğunu gösterir. Bu bazen bir hastalık göstergesi olabileceği gibi bazen sadece bir belirti olarak karşımıza çıkar. Hemogram doktorların en sık istediği testlerden biridir. Kişinin genel sağlığını gösteren yaygın bir ölçüttür.

Hemogram Ne İşe Yarar?

Hemogram neredeyse bütün hastalıklarda, ameliyat öncesinde kişinin genel sağlığını görmek için yapılır. Sadece hastalar değil, sağlıklı insanların da rutin olarak hemogram testi yaptırmaları tavsiye edilir. Örneğin hemoglobin seviyesinin normal değer aralığının altında çıkması doktor tarafından kansızlık (anemi) olarak değerlendirilebilir. Bunun yanında ilaç kullanan bireylerde ilacın bedeni nasıl etkilediği de başlıca hemogram vasıtasıyla öğrenilir. Kısacası hastalık ve ilaçların takibini yapmada hemogram bizim çok kullandığımız bir araçtır.

Kan nakline ihtiyaç duyan hastalarda hemogram testi tedavinin uygulanma zamanının belirleme açısından yardımcı olabilir. Hastanın kırmızı kan hücresi ve trombosite ihtiyacı olduğu durumlarda hemogram testi aynı gün yapılmalıdır. Vücuttaki kan değerlerinin yakın zamanlı takibi kan naklinde çok önemlidir.

Hemogram Nasıl Yapılır?

Kan alma uzmanı veya hemşire damardan kan alarak ilgili test tüplerini doldurur. Bu özel tüpler kanın pıhtılaşmasını engelleyici EDTA içerir. Böylece kan analiz edilmeye hazır halde kalır. Damardan çekilen kan örneği hemen laboratuvara gönderilir ve burada tıbbi cihaza konarak analiz edilir.

Geçmiş yıllarda kan örnekleri pipet yardımıyla mikroskop camlarının üzerine konur ve mikroskop altında incelenirdi. Bugün ise otomatik cihazlar yardımıyla bu iş çok daha hızlı yapılabiliyor. Günümüzde tam kan sayımını elle yapan kurumlar çok azaldı. Tüm dünya en iyi teknolojiyi kullanma konusunda birbiriyle yarışıyor.

Kan sayımları birden fazla türde yapılmaktadır. Bunlar arasında en yaygın olanı tam kan sayımı yani hemogramdır. Hemogobin ve trombositin yer almadığı teste lökosit sayımı (LDC) denir. LDC’de her bir paramere ayrıntılı olarak incelenir. Beyaz kan hücreleri nötrofil, bazofil, monosit, eosinofil ve lenfositlerden oluşur. Gelişmiş testlerde bu hücrelerin kandaki miktarının yanında dağılım oranını da görebilirsiniz.

Hemogramda Hangi Değerlere Bakılır?

Normal bir tam kan sayımında beyaz kan hücreleri, kırmızı kan hücreleri, hemoglobin, hematokrit ve trombosit değerleri incelenir. Bunları şimdi hep beraber ayrıntılı olarak ele alalım.

Beyaz Kan Hücreleri

Hemogram testinin en üst sırasında beyaz kan hücrelerinin miktarını gösteren “WBC (White blood cell)” yazar. Bu beyaz kan hücrelerinin toplam miktarını gösterir. Beyaz kan hücrelerinin yüksek çıkması enfeksiyon işareti olabilir.

Nötrofiller

Kanda fazla miktarda nötrofil çıkması çoğunlukla enfeksiyon olduğunu gösterir. Kısa süreli viral enfeksiyonlarda da artış gösterebilir. Nötrofiller bağışıklık sisteminin önemli elemanlarından biridir. Kemik iliğinde kök hücrelerden üretilerek kan dolaşımına katılırlar.

Lenfositler

Viral enfeksiyonlarda sayıları hızla artabilen vücudun bağışıklık sistemi elemanlarından biridir. Kronik lenfotik lösemide de ismini duymuş olabilirsiniz. Bu lösemi türünde vücut çok fazla lenfosit üretir. HIV enfeksiyonu olduğunda vücuttaki lenfosit miktarında azalma olabilir.

Monositler

Bağışıklık sisteminin başka bir elemanı olan monositler sıtma, ateş, tüberküloz ve bakteriyel enfeksiyonlarda artış gösterirler. Monosit miktarı kandaki diğer göstergelere oranla daha az önemsenir.

Eozinofiller ve bazofiller de sayıları çok az bulunan bağışıklık sistemi elemanlarıdır. Eozinofiller parazit enfeksiyonlarında, astımda ve alerjik reaksiyonlarda artış gösterirler. Bazofiller ise lösemi gibi kemik iliğine bağlı rahatsızlıklarda ciddi miktarda çoğalırlar.

Kırmızı Kan Hücreleri (RBC)

Hemogram sonucunda kırmızı kan hücrelerinin sayısı bir litrede ne kadar bulunduğu üzerinden gösterilir. Demir eksikliği gibi durumlarda kırmızı kan hücrelerinin sayısı düşük çıkabilir. Doktorlar bu gibi durumlarda demir takviyesi yazabilirler.

Hemoglobin

Hemoglobin kanda oksijen taşıyan moleküldür. Hemoglobinin normalden düşük çıkması kişinin anemi olduğunu gösterir.

Hematokrit

Hematokrit, kırmızı kan hücrelerini oluşturan toplam kan hacmini gösterir.

Ortalama Eritrosit Hacmi (MCV)

Kırmızı kan hücrelerinin kandaki ortalama hacmini gösterir. MCV normal değer aralığının altında veya üstündeyse anemi buna göre mikrositik veya makrositik olarak sınıflandırılır. Eğer MCV normal aralığın içindeyse anemi normasitik olarak değerlendirilir. Aneminin haricinde talasemi, alkolizm, kemoterapi, B12 vitamin eksikliği ve folik asit eksikliği de MCV’yi etkileyebilir.

Trombositler

Trombositlerin temel görevi kanda pıhtılaşmayı sağlamaktır. Normal değerin çok altında görülmesi istenmeyen bir durumdur. Kemoterapi görecek hastalarda mutlaka belirli bir değerin üstünde olmalıdır.

Hazırlayan: Çağlayan Taybaş

Kaynak

https://www.mayoclinic.org/tests-procedures/complete-blood-count/about/pac-20384919

Bilgi paylaştıkça çoğalır 🙂 Arkadaşlarınla paylaşmak ister misin?
0

Çağlayan Taybaş

Özgeçmişimle ilgili çok geri dönüş aldığım için burayı daha samimi havada yazıyorum. (İnsanlar burayı okuyormuş) Türkiye'nin tarım şehirlerinden Karacabey/Bursa'da dünyaya geldim. İlköğretim ve liseyi orada okudum. Bir ara Bursa Erkek Lisesi maceram da var. Üniversitede İzmir Yüksek Teknoloji, Moleküler Biyoloji ve Genetik bölümünü kazandım. Hayatımdaki en kritik viraj sanırım buydu. Şu an Roche'a bağlı olarak Koç Üniversitesi ve Cerrahpaşa hastanelerinde klinik araştırma koordinatörüyüm. Ayrıca İstanbul Üniversitesi'nde ekonomi (açık öğretim) okuyorum. Lisans hayatım boyunca İYTE, Sabancı Üniversitesi ve Dresden Teknoloji Enstitüsü'nün seçkin laboratuvarlarında çok değerli hocalarla çalıştım. Katıldığım kongrelerde 6 poster sunumu, 1 sözlü sunum yapıp ve lisansın son yılında "Gündelik Hayata Sinirbilimsel Yaklaşımlar" adlı kitabımı yayınladım. Sadece PCR, SDS-Page bilmenin pek faydası olmayacağını erken farkettiğimden kendimi farklı alanlarda geliştirdim. Programlama konusunda özel ders aldım, staj yaptım. Bilim yazarlığına giriştim. Photoshop, web tasarımı öğrendim. 2.5 sene ney eğitimi aldım. Okulda satranç kulübüne üye oldum. Piyon düz gider/çapraz yer ile başladık, çok yol katettik. Satranç hayata bakışımı değiştirdi. Almanca, Japonca öğrenmeye çalıştım. Almancayı hâlâ öğrenmeye çalışıyorum. Hepsi çok işime yaradı. Mezun olduktan sonra askere gitmeden önce sinirbilim.org'u kurdum. Şu an iş hayatım çok yoğun olduğu için eskisi gibi yazamıyorum. Yine iyi idare ettiğimizi düşünüyorum. Bana herhangi bir soru sormak isteyen varsa c.taybas@gmail.com'a mail atabilirler.

Hemogram (Tam Kan Sayımı)” için bir yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.