Hipnoterapi

Hipnoterapi

Hipnoterapi, farklı bir bilinç hali olan hipnozun kullanıldığı tamamlayıcı bir terapi türüdür. Hipnoz günümüzde birçok kişi tarafından tedavi edici olduğuna inanılan bir yöntemdir. Hipnozun herhangi bir rahatsızlıkta etkili bir tedavi yöntemi olduğuna dair elimizde yeterince kanıt yok. Ancak hipnoza başvuran birçok hasta bunun çok işe yaradığını belirtiyor. Tedavi sürecinde plasebonun da büyük etkisi olabilir. Bunun yanında bilim insanları hipnozun rahatlatıcı etkisinin hastaların ruh hali üzerinde fark yaratabileceğini düşünüyor. Hipnoterapinin kullanım alanları arasında birçok beden ve beyin rahatsızlıkları yer alıyor. Örneğin, huzursuz bağırsak sendromu (IBS), sigarayı bırakmak, kilo vermek, anksiyete bozuklukları hipnoterapinin iyi geldiği rahatsızlıklardan bazılarıdır.

Hipnoterapi IBS’ye İyi Geliyor

Beyin ve beden arasındaki ilişki her geçen gün daha fazla aydınlatılıyor. Son yıllarda ikinci beynimiz olarak lanse edilen bağırsaklarımızın zihnimizi çok fazla etkilediği ortaya çıktı. Huzursuz bağırsak sendromu ciddi karın ağrılarına neden olan bir rahatsızlıktır. Bazı araştırmalar hipnoterapinin IBS’den kaynaklanan karın ağrılarına yardım ettiğini gösteriyor. Elimizde çok fazla kanıt yok ancak İngiltere’deki National Institute for Health and Care Excellence’a göre başka tedavilere yanıt vermeyen IBS hastaları için hipnoterapi bir çözüm olabilir.

İleri Okuma: Bağırsak Bakterilerinin Beyin ve Vücut İçin Önemi

Cilt Rahatsızlıkları

Dermatoloji alanında bazı araştırmalar hipnoterapinin çocuklukta ortaya çıkan egzamalar için yardımcı olabildiğini gösteriyor. Egzamaların görülme nedenleri çok farklı olabilir ancak stresten dolayı çıkanlarda ilaçlar ile birlikte hipnoterapinin etkili olabildiğini biliyoruz. Stresten kurtulma konusunda birçok yöntem işe yarayabilir. Bunlardan biri de hipnoterapidir.

Anksiyete, Hamilelik ve Doğumda Hipnoterapi

Hipnoz ve benzeri tekniklerde çalışma koşullarından dolayı yeterli kanıt bulunamasa da anksiyete tedavisinde hipnoterapi yaygın olarak tavsiye edilir. Bazı çalışmalarda hamilelikteki anksiyeteyi azaltmada hipnoterapinin etkili olabileceği gösterildi. Doğum esnasında kadınların ağrısını azaltmak için de hipnoterapinin kullanılabileceği belirtiliyor. Bu gibi konularda tabii ki daha fazla araştırma yapılmalı. Şimdilik, hipnoterapi umut vadediyor.

İleri Okuma: Anksiyete Nedir, Nasıl Tedavi Edilir?

Kanıt Yetersizliği Ne Anlama Geliyor?

Az önce saydığımız durumlarda hipnoterapi kullanabilirsiniz ancak bu yöntemin klinik olarak tavsiye edilmesi için elimizde yeterince kanıt yok. Anksiyeteniz varsa hipnoterapi almak belki size iyi gelebilir ancak anksiyetesi olan her hastanın reçetesine hipnoterapi yazamayız. Bir yöntemin bütün doktorlar tarafından onaylı bir şekilde kullanılması için çok geniş bir hasta popülasyonunda çok sayıda kontrollü deneye ihtiyacı vardır.

Hipnoz ve bunun klinik kullanımıyla ilgili yetkili kurumlar tarafından şu ana kadar hiçbir düzenleme ve kısıtlama getirilmemiştir. Yapılan araştırmalar çoğunlukla az sayıda insanla ve kötü deney koşullarında gerçekleşti. Hâl böyle olunca hipnoterapinin yararlılığı da bir türlü gün yüzüne kavuşturulamadı. Eğer isterseniz deneyebilirsiniz, bunun bir antidepresan kadar yan etkisi olmayacağı aşikar. Sadece aşağıdaki güvenlik ve uygulama bilgilerini dikkatlice okuyun.

Hipnoterapide Güvenlik Konuları

Bazen doktorlar, dişçiler, psikologlar ve danışmanların uyguladığı hipnoterapiyi günümüzde biraz eğitim almış herkes uygulamaya başlamıştır. Maalesef bu işin yasal şartları yeterince iyi düzenlenmediğinden ve denetlenmediğinden hipnoterapistler kendilerine çok iyi bir ortam buluyorlar. Örneğin, İngiltere’de hiçbir hipnoterapist herhangi bir eğitime veya bir organizasyona katılmak zorunda değildir. Her önüne gelen hipnoz uyguladığı bu ortamda kimden terapi aldığınıza çok dikkat etmelisiniz.

Hipnoterapiye başvurmadan önce kiminle görüştüğünüze bakın. Size terapi yapacak kişinin sağlık konusundaki geçmişini araştırın. Bir doktor mu yoksa lise mezunu, hiç eğitim almamış birisi mi? Bugün İngiltere’de çok sayıda hipnoterapist “İngiltere Psikoterapi Derneği” (UKCP) gibi profesyonel derneklere üyedir.

İleri Okuma: Hipnoz Ne İşe Yarar?

Hipnoterapistinizi araştırırken araştırmanız gereken bir diğer konu ücrettir. Bu konuda ülkemizde standart bir ücret maalesef bulunmuyor. Yurtdışından örnek vermekle yetineceğiz. Genellikle özel bir hipnoterapi oturumu bulunduğunuz ülkeye göre 50 ila 90 euro veya pound arasında değişiyor. Bunun çok altında veya çok üstünde bir ücretle terapi alan kişiler olağandışı bir uygulamayla karşılaşabilirler.

Sakıncalar ve Riskler Nelerdir?

Şimdi hipnozla ilgili izlediğiniz bütün filmleri unutun. Kimse sizin zihninizi ele geçirmeyecek ve sizi bir şebek gibi oynatmayacak. Tamamen hipnoz olduğunuzda bile istemezseniz, terapistin söylediklerini yapmak zorunda değilsiniz. Gerekli olduğunu gördüğünüz anda kendi kendinizi hipnozdan çıkarabilirsiniz. Bu konu filmler ve televizyon gösterileri tarafından çok çarpıtılmış durumda. Sanki terapist her katılımcının beyninizi yıkayacak gibi bir algı oluşturuyorlar. Siz hipnoz olmak istemediğiniz taktirde hipnoz olmazsınız.

Neredeyse tüm tedavi yöntemleri gibi hipnoterapinin de kullanılmaması gereken durumlar vardır. Psikoz veya kişilik bozuklukları yaşayan kişiler hipnoterapi almamalıdır çünkü terapi durumu daha kötü hâle getirebilir. Kanser gibi ölümcül bir hastalık geçiren hastalarda terapistin o konuda iyi bir donanıma sahip olması gereklidir. Hastanın yaşadığı acılar ve psikolojik durumu çok iyi anlaşılmalıdır. Bunun yanında psikolojisi hassas diğer bir grup da çocuklardır. Çocuklarla çalışmak için özel olarak eğitilmemiş hiçbir terapist çocuklara terapi yapmaya kalkmamalıdır.

Hazırlayan: Çağlayan Taybaş

Kaynak

http://www.nhs.uk/Conditions/hypnotherapy/Pages/Introduction.aspx


Çağlayan Taybaş

Özgeçmişimle ilgili çok geri dönüş aldığım için burayı daha samimi havada yazıyorum. (İnsanlar burayı okuyormuş) Türkiye'nin tarım şehirlerinden Karacabey/Bursa'da dünyaya geldim. İlköğretim ve liseyi orada okudum. Bir ara Bursa Erkek Lisesi maceram da var. Üniversitede İzmir Yüksek Teknoloji, Moleküler Biyoloji ve Genetik bölümünü kazandım. Hayatımdaki en kritik viraj sanırım buydu. Şu an Roche'a bağlı olarak Koç Üniversitesi ve Cerrahpaşa hastanelerinde klinik araştırma koordinatörüyüm. Ayrıca İstanbul Üniversitesi'nde ekonomi (açık öğretim) okuyorum. Lisans hayatım boyunca İYTE, Sabancı Üniversitesi ve Dresden Teknoloji Enstitüsü'nün seçkin laboratuvarlarında çok değerli hocalarla çalıştım. Katıldığım kongrelerde 6 poster sunumu, 1 sözlü sunum yapıp ve lisansın son yılında "Gündelik Hayata Sinirbilimsel Yaklaşımlar" adlı kitabımı yayınladım. Sadece PCR, SDS-Page bilmenin pek faydası olmayacağını erken farkettiğimden kendimi farklı alanlarda geliştirdim. Programlama konusunda özel ders aldım, staj yaptım. Bilim yazarlığına giriştim. Photoshop, web tasarımı öğrendim. 2.5 sene ney eğitimi aldım. Okulda satranç kulübüne üye oldum. Piyon düz gider/çapraz yer ile başladık, çok yol katettik. Satranç hayata bakışımı değiştirdi. Almanca, Japonca öğrenmeye çalıştım. Almancayı hâlâ öğrenmeye çalışıyorum. Hepsi çok işime yaradı. Mezun olduktan sonra askere gitmeden önce sinirbilim.org'u kurdum. Şu an iş hayatım çok yoğun olduğu için eskisi gibi yazamıyorum. Yine iyi idare ettiğimizi düşünüyorum. Bana herhangi bir soru sormak isteyen varsa c.taybas@gmail.com'a mail atabilirler.