Hormon Dengesizliği Yaşadığınızı Gösteren 7 İşaret

Hormon Dengesizliği Yaşadığınızı Gösteren 7 İşaret

Son zamanlarda sürekli huzursuz hissedip, gün içinde gelgitler yaşıyor musunuz? Hormon dengesizliği kendini en çok duygu ve davranış değişikliklerinde gösterir. Hormonlar vücudumuzda çeşitli organlarda üretilir ve kana karışırlar. Kana karışan hormon haberci görevi görerek hedef hücrelerine belirli bir işi yapmalarını veya yapmamalarını söyler.

Vücudumuzda üretilen hormonlar yaşam boyu değişkenlik gösterir. Bu çok normal bir durum. Ergenliğe ulaştığımızda yaşadığımız fizyolojik ve psikolojik değişiklikler de hormonların miktarındaki değişimden kaynaklanır. Kadınların regl ve hamilelik dönemleri hormonlar dengesinin bir türlü kurulamadığı zamanlardır. Hormon dengesizliği bazı ilaçlar ve çeşitli yöntemler ile düzeltilebiliyor. Ancak hormonlarınız düzenli olmadığınızda ne gibi durumlar ile karşı karşıya kalacağımızı bir görelim.

Adet Döneminde Hormon Dengesizliği Yaşayabilirsiniz

Kadınların büyük çoğunluğunun adet döngüsü 21 ila 35 günlük zaman dilimlerinde olur. Eğer döngü zamanı sürekli değişiyorsa bazen regl atlanıyorsa hormon dengesizliği var diyebiliriz. Böyle durumlarda genellikle progesteron ve östrojen gibi hormonların çok az veya çok fazla salgılanması söz konusudur. Adet düzensizliği polikistik over sendromu gibi tıbbi rahatsızlıklardan da kaynaklanabilir. Eğer 40 yaşlarında veya 50’li yaşların başındaysanız menapoz öncesi hormon değişimleri yaşıyor olabilirsiniz. Sürekli devam eden adet düzensizliğinde doktorunuza başvurmalısınız.

Uyku Sorunları

Gece yatağa yattığınızda uyuyamıyor veya uyandığınızda çok yorgun kalkıyorsanız hormonlar ile ilgili sorunlar olabilir. Melatonin gece karanlığında salgılanan bir hormondur. Gözlerinize sürekli ışık girmesi durumunda melatonin salgınız normalden az olabilir. Bu da uykuya dalmanızı veya uykuda yeterince dinlenememenizi sağlar. Kadınlarda yumurtalıklardan salgılanan progesteron da uykuya dalmayı kolaylaştıran bir hormondur. Normal seviyesinden aşağıda olursa uyumayı zorlaştırır. Uykuya dalsanız bile ufak bir seste hemen uyanabilirsiniz. Menopoz döneminde kadınların yaşadığı gece terlemeleri ve sıcak basmaları da östrojen eksikliğinden kaynaklanır.

Kronik Sivilceler

Yüzdeki sivilceler çoğu insanın muzdarip olduğu bir sağlık sorunudur. Çok stresli zamanlarda, adet dönemlerinde, ergenlik çağlarında aknelerin çıkması olağan bir durumdur. Androjen hormonların kanda fazla bulunması yağ bezlerinin çok çalışmasına yol açar. Testosteron gibi androjen hormonlar hem erkek hem de kadınlarda bulunan erkek eşey hormonlarıdır. Bunlar kıl foliküllerinin etrafındaki deri hücrelerini etkilerler. Aynı zamanda sivilce oluşumunu da tetikleyen hormonlardır. Günümüzde dermatologlar bazı ilaçlar sayesinde akne oluşumunun önüne geçebiliyorlar.

Hormon Dengesizliği Bazı Şeyleri Hatırlayamamanıza Neden Olabilir

Vücut hormonlarının beyni nasıl etkilediği çok net bir şekilde bilinmiyor. Ancak şu bir gerçek ki östrojen ve progesteron gibi hormonlardaki değişiklikler kafa karışıklığına, hafıza sorunlarına yol açabiliyor. Regl dönemlerinde kadınların biraz daha agresif olması da belki hormonların düşünce süreçlerini etkilemesindendir. Östrojen nörotransmitterleri etkileyerek dikkat ve bellek süreçlerini bozabilir. Kesin olarak bilmiyoruz ama bundan şüpheleniliyor. Bu konuda önemli rahatsızlıklar yaşıyorsanız bir doktora görünmenizde fayda var.

Göbek Bölgesindeki Fazla Yağlar

Sindirim sistemi otonom sinir sisteminin bir alt birimi olan enterik sistem tarafından kontrol edilir. Enterik sistem ağızdan anüse kadar olan bütün sindirim sistemini reseptörler ile kaplamıştır. Bu bölgede enterik sistemin haberi olmadan kuş uçmaz. Özellikle mide ve bağırsakları çevreleyen reseptörler östrojen ve progesterondan çok etkilenir. Bu hormonların olağan seviyelerinden farklı miktarlarda kana karışması besinleri sindirirken farklı hisler yaşamanıza neden olur. Bu farklılıklar ishal, mide ağrısı ve bulantıdır. Adet dönemlerinde progesteron ve östrojen miktarı dalgalandığı için sindirim sistemindeki hücreler de normalden farklı davranabilirler.

Sürekli Devam Eden Yorgunluk

Bir insan sürekli yorgun olabilir mi? Benim tanıdığım böyle birkaç kişi var. Yorgunluğun çok fazla sebebi olabiliyor. Mevsimsel duygu bozukluğundan tutun da yoğun iş temposuna kadar birçok şey kronik yorgunluğa neden olabilir. Hormon dengesizliği de uzun süreli yorgunluğun nedenlerinden biridir. Üst paragraflarda progesteronun uykuya dalmanıza yardımcı olduğunu söylemiştik. Yüksek miktarlarda progesteron gün boyu halsiz, uykulu hissettirebilir. Tiroid hormonları da enerjimizi sağlamada çok önem taşır. Tiroid hormonları az salgılanan kişiler kendilerini güçsüz, bitik hissedebilirler. Bu tür belirtiler yaşıyorsanız bir endokrinoloğa gitmenizde fayda var.

Depresyon ve Ruh Halinde Değişiklikler

Depresyon deyince gözler hemen beyin kimyasallarına dönüyor. Serotonin, dopamin ve noradrenalin gibi hormonlar gün içindeki mutluluk seviyenizi ve öforinizi ayarlarlar. Medyada lanse edildiği gibi serotonin mutluluk hormonu filan değildir. Serotoninin eksikliği sizi bunalıma sokar ama fazla olması sizi daha mutlu yapmaz. Dopamindeki gibi yüksek miktarların daha yüksek hazza ulaştıracağı beklenmemelidir. Son yıllarda yapılan araştırmalar özellikle bağırsaklardaki bakterilerin ve vücudun salgıladığı kimyasalların bu nörotransmitterleri etkilediğini gösteriyor. Serotonin seviyenizin düşmesinde bağırsaklarınızdaki bakterilerin parmağı olabilir. Bunun yanında östrojen de beyin kimyasallarını etkileyebiliyor.

Hormon Dengesizliği Nasıl Tedavi Edilir?

Hormon dengesizliği tedavisi tamamen kişinin fizyolojik değerlerine göre doktor tarafından belirlenir. Bu konuda ne gibi seçenekler olduğundan bahsedelim. Öncelikle hangi hormon grubunda dalgalanmalar olduğuna ve muhtemel sebepleri incelenmelidir. Kadınlarda hormon dengesizliği doğum kontrol hapları, hormon replasman ilaçları, anti-androjen ilaçları ile giderilir. Bunun yanında östrojen, progesteron veya androjen hormonlarını hedef alan farklı ilaçlar da mevcuttur.

Diyabet hastalarında görülen hormon dengesizliklerinde metformin kan şekerini ayarlamak için kullanılabilir. Tip 2 diyabet hastalarının sıkça kullandığı bir ilaçtır. Hiptiroid gibi tiroid hormonlarının düzenlenmesinde levotiroksin içeren levotiron gibi ilaçlar kullanılır. Endokrinoloji bilimi 21. yüzyılda çok yol katetti. Maalesef günde 50 hasta bakmak zorunda kalan doktorlarımız da bu sayede çok tecrübeliler. Endokrinolojik rahatsızlıkların birçoğu bugün tedavi edilebiliyor.

Hazırlayan: Çağlayan Taybaş

Kaynaklar
  1. https://www.webmd.com/women/ss/slideshow-hormone-imbalance
  2. https://www.medicalnewstoday.com/articles/321486.php

Çağlayan Taybaş

Özgeçmişimle ilgili çok geri dönüş aldığım için burayı daha samimi havada yazıyorum. (İnsanlar burayı okuyormuş) Türkiye'nin tarım şehirlerinden Karacabey/Bursa'da dünyaya geldim. İlköğretim ve liseyi orada okudum. Bir ara Bursa Erkek Lisesi maceram da var. Üniversitede İzmir Yüksek Teknoloji, Moleküler Biyoloji ve Genetik bölümünü kazandım. Hayatımdaki en kritik viraj sanırım buydu. Şu an Roche'a bağlı olarak Koç Üniversitesi ve Cerrahpaşa hastanelerinde klinik araştırma koordinatörüyüm. Ayrıca İstanbul Üniversitesi'nde ekonomi (açık öğretim) okuyorum. Lisans hayatım boyunca İYTE, Sabancı Üniversitesi ve Dresden Teknoloji Enstitüsü'nün seçkin laboratuvarlarında çok değerli hocalarla çalıştım. Katıldığım kongrelerde 6 poster sunumu, 1 sözlü sunum yapıp ve lisansın son yılında "Gündelik Hayata Sinirbilimsel Yaklaşımlar" adlı kitabımı yayınladım. Sadece PCR, SDS-Page bilmenin pek faydası olmayacağını erken farkettiğimden kendimi farklı alanlarda geliştirdim. Programlama konusunda özel ders aldım, staj yaptım. Bilim yazarlığına giriştim. Photoshop, web tasarımı öğrendim. 2.5 sene ney eğitimi aldım. Okulda satranç kulübüne üye oldum. Piyon düz gider/çapraz yer ile başladık, çok yol katettik. Satranç hayata bakışımı değiştirdi. Almanca, Japonca öğrenmeye çalıştım. Almancayı hâlâ öğrenmeye çalışıyorum. Hepsi çok işime yaradı. Mezun olduktan sonra askere gitmeden önce sinirbilim.org'u kurdum. Şu an iş hayatım çok yoğun olduğu için eskisi gibi yazamıyorum. Yine iyi idare ettiğimizi düşünüyorum. Bana herhangi bir soru sormak isteyen varsa c.taybas@gmail.com'a mail atabilirler.