Hüzünlü Müzikleri Neden Severiz?

Hüzünlü Müzikleri Neden Severiz?

Hepimiz arabada, yürürken veya ders çalışırken çeşitli müzikleri dinleriz. Müzik bizi keyiflendirse de üzse de nedense bir türlü ondan vazgeçemeyiz. Bizi üzen müziklerden neden bu kadar hoşlanıyoruz ve adeta ‘bağımlısıyız’? Bağımlı kelimesini kullanmak durumundayım çünkü müzik de sigara gibi bağımlılık yapıyor.

McGill Üniversitesi Montreal Sinirbilim Enstitüsü’nde Dr. Robert Zatorre’nin liderliğindeki araştırma ekibi bu sorunun yanıtını dopamin hormonunda buluyorlar. Dopamini birçoğunuz duymuşsunuzdur, beynin ödül mekanizmasında görevli temel moleküllerden bir tanesi. Sevdiğimiz müzikleri dinlediğimizde de beynimiz dopamin salgılayarak bizi ödüllendiriyor ve hoşnut hissetmemizi sağlıyor. Buna en çok ihtiyacımız olduğu zamanlar ise üzgün olduğumuz zamanlar. Egzersiz yaptığımızda, tuzlu veya yağlı yiyecekler yediğimizde de beynimiz dopamin salgılayabiliyor. Hamur işi yiyecekleri neden sevdiğimiz sanırım artık daha iyi anlaşılıyor.

İleri Okuma: Dopamin Beynimizi Nasıl Etkiler?

Doğa Müzik Zevkimizi Etkiliyor

Müzikten keyif almamızı sağlayan bir diğer faktör müziğin karmaşıklığı ve yapısındaki gizli yapılardır. Müzik kulağı iyi olmayan bir kişi herhangi bir eser çalınırken yanlış notaya basılsa bile bunu fark etmeyebilir ama müzik kulağı iyi olan biri bunu hemen fark edecektir. Şarkıları birden fazla dinlememizin sebebi müziğin karmaşıklığından kaynaklanıyor. Müziğin içindeki gizli yapıyı çözdükçe beynimiz dopamin salgılar ve bu bize keyif verir. Bazı şarkıların ömrü 1 aydır, bazıları 3 ay, bazı eserler vardır ölümsüzdür. Usta müzisyenlerin ellerinden çıkmış eserler yüzyıllar sonra bile dinlenirken pop müziğin ömrü bu yüzden kısa sürüyor.

Zaman içinde yüzyıllar içinde beynimiz bazı seslerden hoşlanacak bazı seslerden ise hoşlanmayacak şekilde gelişmiştir. İnsanlar yüzlerce yıl doğayla iç içe yaşadığından ötürü, insan beyni de doğaya ait seslerden keyif alacak şekilde gelişmiştir. Yağmur sesini sevmeyen çok az kişi vardır veya piknik yaparken kuşların ötüşünden rahatsız olan. Ancak burada aklınıza şu soru gelebilir. Peki, o zaman metal müzik dinleyenler? Burada karşımıza alışkanlıklar çıkıyor. Beynimiz bu müzikleri dinlemeye başladığı andan itibaren zamanla bu müzik türüne alışıyor ve beyin artık bundan keyif almaya başlıyor.

İleri Okuma: Müziğin Tekrar Eden Kısımlarını Neden Severiz?

Bir diğer şaşırtıcı keşif de beynin yaşa bağlı müziği işleme farklarında karşımıza çıkıyor. Müzikle ne kadar erken yaşta iç içe olursak müziğin içindeki yapıyı ve müziğin türünü, biçimini ve çeşitli özelliklerini o kadar hızlı çözüyoruz. Bebekler bile çevrelerindeki sesleri hemen ayırt ediyorlar ve sınıflandırmaya başlıyorlar. Bu klasik müzik, bu Türk sanat müziğidir diye sınıflara ayırıyorlar. Hint müziğinin bize tuhaf gelmesinin sebebi o müzikle yetişmemiş olmamızdan ve türünün bizim kültürümüzdeki müziklerden çok farklı olmasından kaynaklanıyor.

Hazırlayan: Çağlayan Taybaş

Kaynaklar
  1. http://nhpr.org/post/why-we-love-sad-music-and-other-musical-mysteries-explained-brain-science
  2. “This is Your Brain on Music”, Daniel J. Levitin

Çağlayan Taybaş

İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü, Moleküler Biyoloji ve Genetik mezunuyum. Şu an Johnson & Johnson'a bağlı olarak Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları hastanesinde klinik araştırma koordinatörü olarak çalışıyorum. Ayrıca İstanbul Üniversitesi'nde ekonomi (açık öğretim) okuyorum. Lisans hayatım boyunca laboratuvarın yanında bilim yazarlığı, programlama, ney ve satranç ile uğraştım. Mezun olduktan sonra askere gitmeden önce sinirbilim.org'u kurdum. Şu an iş hayatım çok yoğun olduğu için eskisi gibi yazamıyorum. Yine iyi idare ettiğimizi düşünüyorum. Bana herhangi bir soru sormak isteyen varsa c.taybas@gmail.com'a mail atabilirler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.