İnsan Embriyosu Üzerindeki Genetik Değişiklikler

İnsan Embriyosu Üzerindeki Genetik Değişiklikler

İnsan embriyosu üzerinde genetik değişiklikler yapmak uzun bir süredir bilim insanlarının kafasını kurcalıyordu. Nihayet CRISPR/Cas9 teknolojisiyle hayvan ve bitkilerde deneme yapıldıktan sonra sıra insana geldi. Bu teknoloji kopyala-yapıştır mekanizması gibi ilgili DNA bölgesini açıp istenen geni oraya koyabiliyor. İnsanda kısa ve uzun vadeli nasıl sonuçlar olacak kabaca tahmin ediliyor ancak yine de tam öngörülemiyor.

İleri Okuma: CRISPR ile Yapılan Muhteşem Şeyler

İnsan genetiğinde değişiklik yapmanın doğru olup olmadığını düşünüyorsanız, kuşkularınızda haklısınız. Zengin çocuklarının iyi genleri alıp fakir ailelerin rastgele mutasyonlara maruz kalması ve çocuklar arasında ileride eşitsizlik ortaya çıkması olası bir durum. Gattaca filminde genetiğin gelecekteki iş dünyasındaki potansiyel rolü ile ilgili güzel bir olay örgüsü anlatılmaktadır.

Birkaç yıl önce İngiltere’de İnsan Döllenme ve Embriyoloji Kurumu (UK Human Fertilisation and Embryology Authority) Francis Crick Enstitüsü’ndeki araştırmacılara insan embriyosu üzerinde değişiklik yapmak için finansal destek vermeye karar verdi. Şu sıralar tüm dünya İngiltere’deki bilim insanlarının yapacağı bu araştırmalardan bahsediyor.

Hangi Unsur İnsan Sağlığından Daha Önemlidir?

İnsan embriyosu üzerinde genetik değişiklik yapmanın yukarıda bahsettiğimiz gibi olası etik sorunları var ancak işin sağlık boyutuna baktığımızda bunu yapmanın çok gerekli olduğunu görüyoruz. Hangi çocuk genetik bir hastalık yüzünden hayatının kararmasını ister? Yüzlerce hastalık daha bebek doğmadan önlenebilecekse, hangi unsur insan sağlığından daha önemlidir?

Genetiği değiştirmek ile ilgili daha sağlıklı bilgi vermek için ScienceAlert sitesi 10 maddelik bir yazı hazırlamış, biz de Türkçeleştirip sizlere sunuyoruz.

  • İnsanların genetik olarak değiştirilmesi İngiltere’de aniden yasallaştırılmadı.Daha önceleri Kathy Niakan’ın ekibi embriyo gelişimini incelemek üzere genomda değişiklik yapma iznini almıştı.
  • Deneylerde kullanılan embriyolar yapay döllenme yapan kadınların fazla embriyolarını bağışlamasıyla elde ediliyor.
  • Araştırma ekibi gerekli etik izinleri aldı. Her şey kuralına uygun yapılacak.
  • Embriyolar 14 gün içinde yok edilecek ve herhangi bir kadının rahmine konulmayacak. Amaç sadece farklı genlerin embriyo üzerindeki etkisini öğrenmek.
  • İnsan embriyosunun gelişimi hala gizemini koruyor. Belki bu yöntemle nihayet embriyonun gelişim aşamalarını tam manasıyla çözebileceğiz. Yapay döllenmede her 100 embriyonun 50’den azı 200-300 hücrelik blastosit evresine ulaşabiliyor, 25’i anne rahmine konulabiliyor ve sadece 13’ü 3 aylık gelişimini tamamlayabiliyor.
  • Uzmanlar kararı ahlaki paniklemeye karşı bir zafer olarak görüyorlar.
  • Bu konudaki bazı eleştiriler tasarım ürünü bebek yapmaya doğru gidildiğinden endişe duyulduğunu belirtiyor. 2015’in son zamanlarında UNESCO panelinde bilim insanları, filozoflar ve avukatlar genetik düzenlemey dur çağrısı yapmışlardı. Genetiği değiştirilmiş embriyoların anne rahmine konulmasının hala yasak olduğunun altını çizmekte fayda var.
  • İnsan embriyosu üzerinde genetik değişiklik yapılması bir ilk değil. 2015 Nisan ayında Çinli bilim insanları da ölümcül bir kan hastalığını tedavi etmek için 28 geni çıkarmak için girişimde bulunmuşlardı.
  • CRISPR/Cas9 teknolojisi nerede kullanılırsa kullanılsın yüzyılın en önemli buluşlarından biri. Eğer insan kullanımlarında başarı sağlanırsa pek çok hastalığın tedavisinde büyük yol katedilecek.
  • İngiltere yapar da Amerika geri kalır mı demeyin. Amerika Ulusal Sağlık Enstitüsü (US National Institutes of Health) yakın zaman içinde embriyolar üzerinde genetik değişiklik için izin vermeyi düşünmediklerini açıkladı.

Hazırlayan: Çağlayan Taybaş

Kaynak

http://bit.ly/1KUIWAK


Çağlayan Taybaş

İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü, Moleküler Biyoloji ve Genetik mezunuyum. Şu an Johnson & Johnson'a bağlı olarak Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları hastanesinde klinik araştırma koordinatörü olarak çalışıyorum. Ayrıca İstanbul Üniversitesi'nde ekonomi (açık öğretim) okuyorum. Lisans hayatım boyunca laboratuvarın yanında bilim yazarlığı, programlama, ney ve satranç ile uğraştım. Mezun olduktan sonra askere gitmeden önce sinirbilim.org'u kurdum. Şu an iş hayatım çok yoğun olduğu için eskisi gibi yazamıyorum. Yine iyi idare ettiğimizi düşünüyorum. Bana herhangi bir soru sormak isteyen varsa c.taybas@gmail.com'a mail atabilirler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.