Kapı Kontrol Teorisi: Zihnimiz Ağrıyı Nasıl Azaltır?

Kapı Kontrol Teorisi

Baş ağrısı çok rahatsızlık verici olmasına rağmen, başka bir işe odaklandığınızda azalabilir veya kaybolabilir. İş yerindeyken kendimizi yorgun hissetmeyiz ve bir yerimiz ağrımaz. Ancak eve geldiğimizde ne kadar yorgun olduğumuzu farkederiz. Bu fenomen psikolojide kapı kontrol teorisi ile açıklanıyor.

Kapı kontrol teorisi, ağrı ile ilgisi olmayan sinyallerin ağrı sinyalleri ile yarıştığını söylüyor. Dikkatin başka yere yönlendirilmesi ile beyne ulaşmaya çalışan ağrı sinyalleri engelleniyor. Bu yarışma, aktarılabilen akımların sayısını kısıtlayan bir darboğaz ya da nöral kapı oluşturuyor. Diğer bir deyişle, kişinin dikkatini başka bir yere odaklaması ile ağrıyla alakasız akımların sayısını artırır. Bu yüzden ağrı ile ilgili akımların beyne geçişi zorlaştırılır. Sonuç olarak ağrı sinyalleri azaldığından ağrı hissi zayıflar. Nöral kapı fiziki bir yapı değildir. Bunu bir yarış gibi düşünün. Ağrıyla ilgili akımlar ve ağrıyla ilgili olmayan akımlar ile ağrı sinyalleri arasındaki yarış olarak tanımlayabiliriz.

Kapı Kontrol Teorisi Birçok Olayı Açıklıyor

Kapı kontrol teorisi bir faaliyete odaklandığınızda başka sinyallerin beyne giremeyeceğini söylüyor. Girse bile işlenmeyecek, ona göre bir tepki verilmeyecek. Bu faaliyetin oluşturduğu sinir akımları nöral kapıyı kapatır ve ağrı akımlarının geçmesine izin vermez. Bu yüzden baş ağrısından veya bir yaralanmadan kaynaklanan ağrıyı fark edemeyebiliriz. Ancak daha az odaklandığınız zaman ağrı ile ilgili olmayan sinir akımlarının sayısı azalır. Nöral kapı açılır ve ağrı akımları beyne ulaşabildiği için ağrıyı tekrar hissetmeye başlarsınız.

Kapı kontrol teorisi ile ilgili gerçek hayattan bir örnek verelim. Bir amerikan futbol oyuncusu önemli bir maçın son 6 dakikasını kırık bir bilekle nasıl oynayabilir. Kapı kontrol teorisi ile bu durumun nasıl gerçekleştiğini anlayabiliyoruz. Futbolcunun oyuna olan konsantrasyonu ve maça karşı hissettiği duygusal bağ kapıyı kapatıyor. Omurilikteki nöral kapılar ağrıyla ilgili olmayan sinyaller vasıtasıyla kapanıyor. Burada duygusal etkenlerin önemi çok büyüktür.

Ağrı Algısı Değişiyor

Kapanan nöral kapılar yaralı bilekten gelen ağrı sinyallerinin geçmesine engel olduğu için ağrı hissinin önüne geçer. Maç bittikten sonra ise oyuncunun konsantrasyonu ve duygusal durumu normale geri döner. Nöral kapılar açılır, kırık bileğinden gelen sinir akımları beyne ulaşır ve oyuncu ağrıyı hissetmeye başlar.

Kapı kontrol teorisine göre ağrıyı algılamamız sadece stresli bir ruh hali veya fiziksel yaralanmaya bağlı değildir. Aynı zamanda ağrıyı algılamanızı arttırabilen veya azaltabilen çeşitli psikolojik, duygusal ve sosyal etkenlere bağlıdır. Ciddi bir yaralanmadan kaynaklanan ağrı algısı endorfin ile de azaltılabilir. Endorfin mutluluk hormonu olarak bilinir. Bir yerimiz kesildiğinde veya acıdığında salgılanan beynin kendi ürettiği bir ağrı kesicidir.

Hazırlayan: Çağlayan Taybaş

Kaynaklar

https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC1607474/

https://science.howstuffworks.com/life/inside-the-mind/human-brain/pain4.htm


Çağlayan Taybaş

İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü, Moleküler Biyoloji ve Genetik mezunuyum. Şu an Johnson & Johnson'a bağlı olarak Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları hastanesinde klinik araştırma koordinatörü olarak çalışıyorum. Ayrıca İstanbul Üniversitesi'nde ekonomi (açık öğretim) okuyorum. Lisans hayatım boyunca laboratuvarın yanında bilim yazarlığı, programlama, ney ve satranç ile uğraştım. Mezun olduktan sonra askere gitmeden önce sinirbilim.org'u kurdum. Şu an iş hayatım çok yoğun olduğu için eskisi gibi yazamıyorum. Yine iyi idare ettiğimizi düşünüyorum. Bana herhangi bir soru sormak isteyen varsa c.taybas@gmail.com'a mail atabilirler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.