KKK Aşısı Otizmi Arttırmıyor, Aksine Azalttığı Bile Oluyor

KKK Aşısı Otizmi Arttırmıyor, Aksine Azalttığı Bile Oluyor

Son yıllarda aşı karşıtlığı tüm dünyada büyüyor ve kendine daha fazla taraftar ediniyor. Aşı karşıtlığı halk sağlığını ciddi şekilde tehdit etmesine rağmen insanlar aşıların otizm yaptığını sanıyor. Aileler çocuklarına aşı yaptırmayı reddediyor. Ancak Danimarka’da yapılan bir araştırma KKK aşısı (kızamık-kabakulak-kızamıkçık) ile otizm riski arasında kesinlikle bir ilişki olmadığını gösterdi. Dahası aşı olan bazı kız çocuklarında otizm spektrum bozukluğu riski azaldı.

Aşı Karşıtlığı Nasıl Ortaya Çıktı?

Araştırmanın ayrıntılarına inmeden önce bu aşı karşıtlığı mevzusunun nasıl ortaya çıktığına bakalım. Aşı karşıtlığının tarihi 18. Yüzyıl Fransa’sına kadar uzanır ancak burada yakın tarihli aşı karşıtlığına değineceğim. Aşılar sayesinde çiçek hastalığını ortadan kaldırdık. Türkiye’de çocuk felci vakaları neredeyse sıfıra indi. Hal böyleyken 1998 yılında Andrew Wakefield adında bir doktor aşıların otizm spektrum bozukluklarına neden olabileceği ile ilgili bir makale yazdı. Bu makale ile beraber sahte bilimin yayılma ilkelerinden biri sağlandı: Korku!

Her yıl binlerce çocuğa vurulan aşıların sağlık sorunları doğurabileceğini öğrenen medya hemen Wakefield’in üzerine atladı. Wakefield insanlara korku aşıladığı için medya da onun üzerinden prim yapıyordu. Wakefield’in makalesi incelendiğin örneklemin küçük, inceleme yöntemlerinin hatalı olduğu görüldü. Çalışma doğru koşullarda tekrar yapıldı ve aşıların otizme neden olmadığı anlaşıldı. Ancak ok yaydan çıkmıştı. Wakefield hatalı olduğunu hiçbir zaman kabul etmedi. Aşı karşıtlığı sahte bilim üzerinden çığ gibi büyüdü.

KKK Aşısı Otizm Riskini Kesinlikle Artırmıyor

Kopenhag’ta Statens Serum Enstitüsü’nde çalışan araştırmacılar KKK aşısı ise otizm arasında kurulan varsayımsal bağlantıyı araştırdılar. Aşıların içinde cıva bulunduğunu duymuşsunuzdur. Aşı karşıtları cıvanın beyne ve vücuda çok zarar verdiğini iddia eder. Ancak hiç kimse kullanılan cıvanın nasıl bir şey olduğunu araştırmaz. Vücuda zarar veren metil cıvadır. Vücutta atılımı çok zor olan bu madde ciddi metabolik hasarlar verebilir. Aşıların içindeyse etil cıva (thiomersal) bulunur. Etil cıva 4 – 9 günlük bir yarılanma ömrüne sahiptir. Kısa sürede vücuttan atılır ve beyne hiçbir zararı yoktur. Balık gibi deniz ürünlerinden bol miktarda cıva alabilirsiniz. Aldığınız bu cıvanın yanında aşılardan gelen etil cıvanın etkisi milyonda bir bile değildir.

Bilimsel açıklamalar insanları ikna edemiyor. Aşı karşıtlığı Amerika, Avrupa ve Türkiye’de hızla yayılıyor. Dünya Sağlık Örgütü bu durumu küresel sağlığı tehlikeye sokan 10 tehditten biri olarak ilan etti. Çocuklar aşılanmadığı için kızamık vakaları her yıl artıyor. Araştırmacılar Danimarka’da 657.461 çocuğu takip ettiler. Bunlardan 6.517’si otizm spektrum bozukluğuna sahiptir. Otizmli ve otizmsiz çocukların karşılaştırması yapılırken kalıtımsal özellikleri, aşıları ve diğer risk etkenleri incelendi. Sonuçta ise KKK aşısı ile otizm riskinin artması arasında hiçbir ilişki bulunmadı. Bir grup kız çocuğunda ise otizmin azalma riski %16’dan %21’e çıktı. Aşıların elini güçlendiren bir sonuç daha.

Araştırmacılar KKK aşısı ile beraber diğer aşıların da otizm ile olan ilişkisini araştırdılar. Sonuç yine sıfır. Ne tetanoz – difteri – boğmaca aşısı ne de grip aşısının otizmi artırmak gibi yan etkisi vardı. Sağlıklı çocukları bırakın, ailesinde otizm spektrum bozukluğu olan çocuklarda bile aşıların hiçbir etkisi yoktu. Aşılar risk grubunda olan çocuklarda bile otizmi tetiklemiyor. Şimdiye kadar hiçbir araştırma aslında bunun tersi bir sonuca ulaşamadı. Peki, aşı karşıtlığı neden büyüyor?

Aşı Karşıtlığını Artıran Etkenler

Soner Yalçın 2017 yılında “Saklı Seçilmişler” adlı bir kitap yayınladı. Kitabı aldım ve okudum. Aşılar üzerine yazılmış 10 sayfa var. Robert De Niro’nun aşı gerçeklerini yazan gazeteciye para ödülü vereceği ile başlıyor. Yazar kitabında hiçbir bilimsel bilgiye yer vermeden tamamen spekülasyonlar üzerinden korku dalgası yayıyor. Ekonomide en sevdiğim sözcüklerden biri “spekülasyondur”. Bir hisse senedinin değerini düşürmek veya yükseltmek için sahte söylemler yayılır. “Şirketin genel müdürü istifa etmiş”, “CEO gözaltına alınmış”. Medya, yazarlar aşı karşıtlığı üzerinden prim yapma peşinde. Korku, insanların karar verme mekanizmalarını etkileyen en önemli duygudur. İnsanları korkutursanız doğru karar vermelerini bekleyemezsiniz. Bilimsel okuryazarlığı olmayan insanları da bilimsel bilgiler ile ikna edemezsiniz. Onun güveneceği kişilerin çıkıp açıklama yapması gerekiyor.

Dünyada aşılar ile ilgili korku dalgası yayılıyor. Halk sağlığı ile oynamanın bir bedeli olmalı. KKK aşısı, grip aşısı ve diğer aşılar sağlık için çok gereklidir. Her önüne gelen kafasına göre konuşup insanları yönlendirmemeli. İfade özgürlüğü bu değildir. Fenerbahçe Galatasaray maçı hakkında konuşmuyorsunuz. Aşı olmadığı için belki bir çocuğun hayatı kararacak. Devletler aşı karşıtlığını yasaklamamalı ancak medya aracılığıyla insanları doğru bilgilendirmeli. Toplumun güvendiği kişiler, Sağlık Bakanlığı ve siyasi liderler bu konuda halka çağrıda bulunmalılar. Sağlık Bakanlığı’nın sitesinde aşı içeriğiyle ilgili güzel bilgiler var. Gerçi biz böyle diyoruz ama bizim bakanlık homeopati şarlatanlığını bile tedavi olarak sunuyor. Sözün kısası halk sağlığını artırmanın yolu bilimsel okuryazarlıktan geçiyor.

Hazırlayan: Çağlayan Taybaş

Kaynaklar

https://annals.org/aim/fullarticle/2727726/measles-mumps-rubella-vaccination-autism-nationwide-cohort-study

https://neurosciencenews.com/mmr-no-asd-link-12069/

https://asi.saglik.gov.tr/genel-bilgiler/36-asi-icerikleri.html


Çağlayan Taybaş

İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü, Moleküler Biyoloji ve Genetik mezunuyum. Şu an Johnson & Johnson'a bağlı olarak Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları hastanesinde klinik araştırma koordinatörü olarak çalışıyorum. Ayrıca İstanbul Üniversitesi'nde ekonomi (açık öğretim) okuyorum. Lisans hayatım boyunca laboratuvarın yanında bilim yazarlığı, programlama, ney ve satranç ile uğraştım. Mezun olduktan sonra askere gitmeden önce sinirbilim.org'u kurdum. Şu an iş hayatım çok yoğun olduğu için eskisi gibi yazamıyorum. Yine iyi idare ettiğimizi düşünüyorum. Bana herhangi bir soru sormak isteyen varsa c.taybas@gmail.com'a mail atabilirler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.