Kokain

Kokain

Kokain Nedir?

Kokain çok güçlü ve bağımlılık oluşturma potansiyeli yüksek olan bir uyarıcıdır. Binlerce yıldır Güney Amerikalı yerliler uyarıcı etkileri sebebiyle kokainin asıl kaynağı olan koka yapraklarını (Erythroxylon coca) çiğnemiş ve metabolize etmişlerdir. Kokainin saflaştırılmış kimyasal hali olan ‘’Kokain HCL’’ 100 yıl önce koka bitkisinden izole edilmiştir. 1900’lü senelerin başlarında saflaştırılmış kokain çeşitli birçok hastalığı tedavi etmek için ilaçlarda aktif madde olarak kullanılıyordu hatta COCA-COLA ‘nın ilk förmülasyonunda bir bileşendi. Sentetik lokal anestezikler geliştirilmeden önce cerrahlar ağrıyı engellemek için kokain kullanmışlardır. Bunlarla birlikte o zamanlardan beri süregelen araştırmalar bize kokainin art arda kullanımı sonucunda beyinin yapısını ve işlevselliğini değiştirebilen bu yüzden de yüksek bağımlılık potansiyeli olan bir kimyasal olduğunu göstermiştir.

Günümüzde kokain kötü kullanım potansiyeli oldukça yüksek  bir kimyasal olmasıyla birlikte bazı göz, kulak ve boğaz ameliyatlarında lokal anestezik olarak cerrahlar tarafından tıbbi olarak kullanılan uyuşturucudur. Sokak uyuşturucusu olarak kokain ince , beyaz ve kristalimsi bir tuz gibi gözükür ayrıca  sokak dilinde kokain ‘COKE ,SNOW, SPEED, C , POWDER ..vs’ gibi pekçok farklı isimlerle anılır. Sokak satıcıları kârlarını arttırmak için kokaini mısır nişastası , pudra , un veya kabartma tozu ile psiko-aktif madde olmayan bileşiklerle karıştırırlar. Ayrıca kokaini procain ( kimyasal bir lokal anestezik) yada amfetaminlerle ( başka bir psiko-aktif uyarıcı) karıştırabilirler.

İnsanlar kokainin iki farklı formunu istismar ederler. Bunlar ‘ suda çözünen HCL’ olan toz formu ya da ‘suda çözünmeyen serbest baz’ formudur. Bağımlılar kokainin toz formunu ya intravenöz damar içine enjeksiyon ile veyahut intranazal burundan çekerek vücutlarına girişine olanak sağlarlar. Bağımlılar kokainin bir başka türü olan temel baz formunu amonyak ile veyahut bikarbonat ile işlendikten  sigara gibi içerler çünkü bu sayede ısınan kokainden hidroklorür uzaklaştırılır.

Kokain Kullanım Şekilleri

Bağımlılar kokaini öncelikle , oral, intranazal, intravenöz veyahut teneffüs(solunum) yolu ile vücutlarına uygular. Bağımlı insanlar kokaini toz halinde burun deliklerinden çekerek teneffüs ederler, kokain bu sayede burun dokularından kan dolaşımına karışır. Bağımlılar ayrıca kokaini diş etlerine sürerek de kullanabilirler (oral kullanım). Kokainin eritilmesi ve enjekte edilmesi (intravenöz kullanım) kokainin doğrudan kan dolaşımına girmesini etkisini arttırmayı sağlar. Bağımlı insanlar kokain içtiklerinde ( inhalasyon kullanımı ) kokainin buharını ya da dumanını akciğerlere iletirler , ve burada kan dolaşımına emilim neredeyse enjeksiyon kadar hızlıdır. Bu hızlı ve öforik etki kokainin 1980’lerde çok yaygın olarak kullanılmasında etkili olmuştur. Kokainin herhangi bir uygulama yolu potansiyel olarak toksik miktarda kokain emilimine neden olabilir bu da kalp krizi, felç veya nöbetlere sebep olur ve bu toksik etkilerin hemen hemen hepsi ani ölümlerle sonuçlanabilir.

Kokain Nasıl Etki Eder?

Beyinin mezolimbik dopamin sistemi ve ödül yolağı seks, yemek yemek ve kokain de dahil olmak üzere pek çok uyarıcı veya uyaran olan madde ve aktivite ile uyarılır. Kokain orta beyinde bulunan ‘ventral tegmantal alan’ adı verilen ve beyindeki ana ödül alanlarından biri olan ‘akkumbens çekirdeğine ‘etki eder. Bu sistem ödül hazzının yanı sıra duyguları ve motivasyonu da düzenler.

Dopamin normal iletim sürecinde postsinaptik nöron üzerindeki dopamin reseptörleri adı verilen özel proteinlere bağlanmak için presinaptik nöron tarafından sinaptik klefte salınır. Bu süreçte dopamin bilgiyi nörondan nörona taşıyan bir kimyasal haberci işlevi görür. Taşıyıcı olarak adlandırılan bir başka özel protein sinaptik kleftteki dopamini bir başka kimyasal mesajı iletmek için presinaptik nörona geri taşır.

Uyuşturucu maddeler bu normal bilgi iletim sürecini olumsuz yönde etkileyebilir. Örneğin kokain, dopamin taşıyıcı proteine bağlanarak sinaptik kleftteki dopaminin presinaptik nörona tekrar aktarılmasını engeller. Daha sonra dopamin reseptör proteinlere daha güçlü etki edebilmek için sinaptik kleftte birikmeye başlar. Kokainin alınmasından hemen sonra meydana gelen öforinin temel sebebi budur.

Hazırlayan : Adil Alperen Çiftci

Kaynaklar
  1. Calatayud J, González A. History of the development and evolution of local anesthesia since the coca leaf. Anesthesiology. 2003;98(6):1503-1508.
  2. Goldstein RA, DesLauriers C, Burda AM. Cocaine: history, social implications, and toxicity–a review. Dis–Mon DM. 2009;55(1):6-38. doi:10.1016/j.disamonth.2008.10.002.
  3. Drent M, Wijnen P, Bast A. Interstitial lung damage due to cocaine abuse: pathogenesis, pharmacogenomics and therapy. Curr Med Chem. 2012;19(33):5607-5611.
  4. Center for Behavioral Health Statistics and Quality (CBHSQ). Behavioral Health Trends in the United States: Results from the 2014 National Survey on Drug Use and Health. Rockville, MD: Substance Abuse and Mental Health Services Administration; 2015. HHS Publication No. SMA 15-4927, NSDUH Series H-50.
  5. Johnston L, O’Malley P, Miech R, Bachman J, Schulenberg J. Monitoring the Future National Survey Results on Drug Use: 1975-2015: Overview: Key Findings on Adolescent Drug Use. Ann Arbor, MI: Institute for Social Research, The University of Michigan; 2015.
  6. Center for Behavioral Health Statistics and Quality (CBHSQ). Drug Abuse Warning Network: 2011: Selected Tables of National Estimates of DrugRelated Emergency Department Visits. Rockville, MD: Substance Abuse and Mental Health Services Administration; 2013.
  7. Riezzo I, Fiore C, De Carlo D, et al. Side effects of cocaine abuse: multiorgan toxicity and pathological consequences. Curr Med Chem. 2012;19(33):5624-5646.
  8. Baik J-H. Dopamine signaling in reward-related behaviors. Front Neural Circuits. 2013;7. doi:10.3389/fncir.2013.00152.
Bilgi paylaştıkça çoğalır 🙂 Arkadaşlarınla paylaşmak ister misin?
0

Çağlayan Taybaş

Özgeçmişimle ilgili çok geri dönüş aldığım için burayı daha samimi havada yazıyorum. (İnsanlar burayı okuyormuş) Türkiye'nin tarım şehirlerinden Karacabey/Bursa'da dünyaya geldim. İlköğretim ve liseyi orada okudum. Bir ara Bursa Erkek Lisesi maceram da var. Üniversitede İzmir Yüksek Teknoloji, Moleküler Biyoloji ve Genetik bölümünü kazandım. Hayatımdaki en kritik viraj sanırım buydu. Şu an Roche'a bağlı olarak Koç Üniversitesi ve Cerrahpaşa hastanelerinde klinik araştırma koordinatörüyüm. Ayrıca İstanbul Üniversitesi'nde ekonomi (açık öğretim) okuyorum. Lisans hayatım boyunca İYTE, Sabancı Üniversitesi ve Dresden Teknoloji Enstitüsü'nün seçkin laboratuvarlarında çok değerli hocalarla çalıştım. Katıldığım kongrelerde 6 poster sunumu, 1 sözlü sunum yapıp ve lisansın son yılında "Gündelik Hayata Sinirbilimsel Yaklaşımlar" adlı kitabımı yayınladım. Sadece PCR, SDS-Page bilmenin pek faydası olmayacağını erken farkettiğimden kendimi farklı alanlarda geliştirdim. Programlama konusunda özel ders aldım, staj yaptım. Bilim yazarlığına giriştim. Photoshop, web tasarımı öğrendim. 2.5 sene ney eğitimi aldım. Okulda satranç kulübüne üye oldum. Piyon düz gider/çapraz yer ile başladık, çok yol katettik. Satranç hayata bakışımı değiştirdi. Almanca, Japonca öğrenmeye çalıştım. Almancayı hâlâ öğrenmeye çalışıyorum. Hepsi çok işime yaradı. Mezun olduktan sonra askere gitmeden önce sinirbilim.org'u kurdum. Şu an iş hayatım çok yoğun olduğu için eskisi gibi yazamıyorum. Yine iyi idare ettiğimizi düşünüyorum. Bana herhangi bir soru sormak isteyen varsa c.taybas@gmail.com'a mail atabilirler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.