tarafından eklendi tarafından eklendi

Obezite Beyinde Kan Akışının Azalmasına Neden Oluyor

Obezite tüm vücudu etkileyen ciddi bir metabolik rahatsızlık olup her geçen gün yeni bir zararı ortaya çıkıyor. İrlanda’da Trinity College Dublin’de yapılan bir çalışma obezite ile ilgili çarpıcı sonuçlar ortaya koyuyor. Yaşlanma üstünde boylamsal araştırmalar yürüten bir ekip aşırı kilolu kişilerde beyin kan dolaşımının yavaşladığını ve dolaşım sisteminin doğru çalışamadığını gösterdi. Obez bireylerde beynin kan dolaşımını artırmak için gün içinde olabildiğince fazla hareket etmek gerekiyor.

Dünyanın bir kısmı açlık tehlikesiyle karşı karşıyayken başka bir kısmı ise obeziteden muzdarip hale geldi. Evrimsel süreçte alışkın olmadığımız bol yiyecek ve kalori alımı vücudumuzu olumsuz etkiliyor ve ciddi hasarlar bırakıyor. Aşırı kilolu olmak ve obezite günden güne artan bir sorun olmakta ve bu konuda daha fazla araştırmalar yapılıyor.

Obezite Küresel Bir Sorun Haline Geldi

Dünya Sağlık Örgütü’nün kılavuzlarına göre obezite küresel çapta bir sorun haline geldi ve en az 300 milyonu etkiliyor. Bunun yanında 1 milyardan fazla insan da aşırı kilolardan dolayı sıkıntı çekiyor. Türk toplumuna baktığımızda da durum pek iç açıcı değil. Nüfusumuzun ciddi bir bölümü aşırı kilolu ve yeteri kadar spor yapmıyor. Maalesef düzenli spor yapmak henüz ülkemizde alışkanlık haline gelmiş değil.

Araştırma ekibi obezite için üç farklı ölçüm yöntemi kullandı. Katılımcıların vücut kütle endeksi, bel kalça oranı ve bel çevresi ölçüldü. Ayrıca herkesin haftalık fiziksel aktiviteleri ve ne kadar egzersiz yaptığı da kaydedildi. Tüm katılımcıların beyin kan akışı MR taramaları ve analizlerle izlendi.

Ekibin bulgularını özetlemek gerekirse en önemli konunun beynin beslenmesi için gerekli kanın hücrelere ulaşmasının obezite ile ciddi şekilde gerilediğini söyleyebiliriz. Aslında yaş ile birlikte beyne giden kan miktarında bir miktar azalma olması beklenen bir durumdur. Bunu önlemek için uzmanlar fiziksel aktiviteye özen gösterilmesi gerektiğini savunurlar. Ancak MR görüntülerine baktığımızda obezitenin dolaşım sistemine verdiği hasar yaşlanmadan çok daha fazladır.

Vücut kütle endeksi, bel kalça oranı ve bel çevresi büyüdükçe beyne giden kan miktarı da azalıyor. Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur sözünün doğruluğu bir kez daha ispatlandı. Bunun yanı sıra bel çevresindeki bir santimetrelik artış beynin dolaşım sisteminde bir yıllık yaşlanmaya eşdeğer bir hasar bırakıyor. Tüm bunlarda kaçınmak için yapabileceğimiz en güzel şey ise düzenli egzersiz yapmak ve diyetimize özen göstermek.

Ne Yapabiliriz?

Zihni aktif tutmak için öncelikle tüm vücudu hareket halinde tutmak gerektiğini belirtmeliyim. İnsan vücudunun evrimsel sürecine baktığımızda tüm gün hareket halinde olan vücudumuz modern yaşamın pasif rutinine ayak uyduramıyor. Homo Sapiens yaklaşık 200.000 yıldır dünyada varlığını sürdürüyor ve bunun %95’ini göçebe olarak avcılık ve toplayıcılık yaparak geçimini sağladı. Karnını doyurmak için tüm gün bitki toplayan veya hayvan avlayan atalarımıza kıyasla biz tüm günü masa başında geçirebiliyoruz.

Beynin beslenmesi çok önemlidir. Nöronlar vücudun diğer hücreleri gibi kendilerini yenileyemediği ve hücreye özel bağlantılar kurdukları için hepsi çok özeldir. Deriniz zarar görse bir süre sonra yeni deri hücreleri oluşur ve hasar tamamen onarılabilir ancak nöronlarda bu böyle olmaz. Çoğu zaman yeni nöron üretilmez. Üretildiği durumlarda bile yeni sinir hücreleri eskisinin sahip olduğu bağlantılara sahip olmadıkları için aynı işlevi yerine getiremeyecektir. Bu açıdan bakıldığında beyindeki kan dolaşımının çok hayati olduğunun altını çizmeliyiz. Nöronlar bir defa öldüğünde geri dönüşü yoktur.

Obezitenin ve aşırı kilolu olmanın artık çok ciddi bir sağlık sorunu olduğunu kavramalıyız. Nasıl astım, romatizma gibi hastalıklarda hemen doktora gidiyor ve tedaviye başlıyorsak  aynı durum obezite için de geçerlidir. Fazla kilolarınız varsa bunu estetik bir bozukluktan çok bir sağlık sorunu olarak ele almalı ve tedavi olmalısınız.

Hazırlayan: Çağlayan Taybaş

Kaynak

https://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S0197458021001238?via%3Dihub

Çağlayan Taybaş

İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü, Moleküler Biyoloji ve Genetik mezunuyum. Şu an klinik araştırma sektöründe çalışıyorum. Bilimsel araştırmaların yanında başlıca hobilerim satranç, bisiklet sürmek, pilates ve latin dansları oldu. Mezun olduktan sonra askere gitmeden önce sinirbilim.org'u kurdum. Şu an iş ve özel hayatım çok yoğun olduğu için eskisi gibi yazamıyorum. Bana herhangi bir soru sormak isteyen varsa c.taybas@gmail.com'a mail atabilirler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.