Obsesif Kompülsif Bozukluk: Bende Birazcık Takıntı Var da

Obsesif Kompülsif

The Big Bang Theory dizisinin sevilen karakterlerinden biri olan Sheldon Cooper, komşusu açana dek kapıyı tam üç defa tıklar. Kapı üç defa vurulmadan evvel açılırsa, o yine de inatla üç defaya tamamlar. Her defasında, “orası benim oturduğum yer” diyerek kanepedeki aynı noktada oturur. Seyirci olarak, onun bu hareketlerini izlediğimizde onun kolayca “biraz takıntılı” birisi olduğunu söyleriz.

Ancak gerçek hiç de öyle değildir. Çünkü söz konusu Obsesif Kompülsif Bozukluk (OKB) ise ‘birazcık takıntılı’ olmak diye bir şey söz konusu değildir. Bu cümleleri gündelik hayatımızda, mükemmeliyetçi veya değişik türden davranışların sergilendiğini gördüğümüzde kolayca sarf ederiz. Kitaplarımızı alfabetik sırayla dizişimizin nedeninin belirtirken “Bende biraz takıntı (OKB) var da” diye geçiştiririz.

Obsesif Kompülsif Bozukluğu Nasıl Tanımlayabiliriz?

Ancak bu cümleleri sarf etmek, gerçek bir hastalık durumu olan obsesif kompülsif bozukluğu basite indirmekten başka bir şey değildir. Bu hastalıkta kişi, kontrol dışı sürekli tekrarlayan düşüncelere sahiptir ve bunları ortadan kaldırıp rahatlamak için çeşitli davranışsal ritüelleri ortaya koyar. Birinde birazcık obsesif kompülsif bozukluk var demek ile, birinde birazcık astım veya birazcık diyabet var demek aynı şeydir. Bunun ne kadar saçma olduğu ortadadır.

OKB Action-İngiltere konuşmacılarından biri olan Olivia, arabanın kapısını kapattım mı veya ocağı açık mı bıraktım gibi endişeleri taşımanın oldukça yaygın olduğunu söylüyor. “Böyle bir durumda, normal bir birey, muhtemelen açık unuttuğu şeyi ya kontrol eder ya da boşverir.  Ancak OKB’li birey içinse bu endişeler aşılamaz ve gün boyu onlarla uğraşılır.”

Örneğin OKB’li bir kadın işe gitmeden önce, tam bir saat oyunca arabasının kapısını tekrar tekrar kontrol edebilir. Ya da başka bir durumda, OKB’li bir adam evinden çıkmadan önce tüm aletleri defalarca üst üste kontrol eder. Böylece evinin yanmasını önlediğine inanır. Yola çıktığındaysa, eve geri dönüp o tekrarlarını yeniden yapmaya mecbur hisseder. Obsesif kompülsif bozukluktan muzdarip birçok insan için bu hastalık, yaşam kalitelerini oldukça sekteye uğratan, köklü bir durum olabilir.

Takıntılı Olmak ve OKB

Biraz takıntılı olmak deyimini, popüler kültürde her gördüğümüz kontrollü ve kesin davranış sonrasında kullanıyoruz. Bu durum, hastalığı ciddiye almaktan uzak oluşumuzu net bir şekilde ortaya koyuyor. Dahası, OKB’li bireylerin kendilerini yaftalanmış hissedip açık olmaktan çekinmelerine de yol açmaktadır.

OKB’nin kesin nedeni saptanmamış olsa da, hastalık kendini birçok boyutta göstermektedir. Medyanın çoğunluğu, OKB’nin belli türlerine yoğunluk vermiştir. Mesela düzeni, tertipli olmak veya mikroplardan korkmak.  Oysaki obsesif kompülsif bozukluğun diğer türlerine o kadar dikkat çekilmemiştir. Örneğin, başkalarını incitmekten sebepsiz yere korkma. Kişinin kendi dini hakkında uygun olmayan düşüncelere sahip olması. Cinsellikle ilgili elde olmadan, tiksindirici fikirlere sahip olunması veya sevdikleriyle ilgili değişmez güvenceler aramaları. Bunların hepsi, OKB’yle ilişkili belirtiler olabilir.

Olivia, “OKB, medya tarafından düzen ve temizlik konusunda hastalıklı olmakla ilişkilendirilerek gösterilmektedir. Ancak düzen hastalıklı olmayıp da, farklı türde obsesyonu olan kişilerin yaşadıklarının da OKB olduğu göz ardı edilmektedir. OKB belirtilerinin ne kadar geniş bir aralığa sahip olduğuyla ilgili farkındalık yaratmak şart. Ve bu insanlara, bu hastalığın tedavisinin olduğunu söylememiz gerekiyor” diye ekliyor.

Obsesif Kompülsif Bozukluk Nasıl Tedavi Edilir?

OKB genel olarak, tıbbi ilaç ve Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) veya her ikisi birden uygulanarak tedavi edilmektedir. BDT’de kişiye, bozucu obsesyonlarla nasıl baş edileceği öğretilir. Bu kısa süren düşüncelere önem vermeyerek, davranışlarını kontrol altına almayı öğretirler. BDT’de kullanılan bir tekniğe göre, obsesif kompülsif bozukluk yaşayan birey korkulu bir duruma uzun süre maruz bırakılır. Ardından o durumda ortaya çıkan kaygısı yok olana dek, kasıtlı olarak kompülsiyonların (tekrarlayan ritüeller) önüne geçilir.  Bu tür bir terapi sayesinde birey, korkularına alışmaya başlar ve yavaştan onlara karşı duyarsızlaşır.

Diğer birçok kaygı bozukluklarında olduğu gibi, kişi için OKB belirtilerini belirlemek, kabullenmek, onunla baş etmek ve tedavi etmek zorlayıcı olabilir. Biz bir kuruluş olarak, bilgiyi yaymak, obsesyonlar (kuruntular) hakkında rahatça konuşmak konusunda üzerimize düşeni yapabiliriz. Hatta bunların da ötesinde gündelik hayatta kolayca sarf edilen cümlelerin, aslında bir başkasının gerçek yaşam savaşını basite indirgemekten öteye gitmediğini bile anlatabiliriz.

Benzeri tavırları, ilgili şu harika karikatürlerde de bulabilirsiniz:  http://www.boredpanda.com/social-anxiety-disorder-comics-what-you-say-vs-what-you-mean/

Hazırlayan: Sultan Kaya

Kaynak

http://knowingneurons.com/2017/02/22/ocd/